160 YILDIR BİTMEYEN SEVDA…

Demiryolu ulaşımı; yapım maliyeti ucuz, kullanım ömrü uzun, petrole bağımlı olmayan, çevre dostu bir sistem olarak modernleşmenin ve kalkınmanın da ölçütüdür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Demiryolu refah ve ümran tevlit eder.”

Bu nedenle, İstiklal Mücadelesi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti kurulurken başlatılan demiryolu seferberliği ile Anadolu’nun dört bir köşesine demir kanatların ulaşması hedeflenmiştir.

Bir taraftan Osmanlı’dan devralınan ve yabancı şirketlerin elinde bulunan yaklaşık 4 bin km’lik demiryolu millileştirilirken, yüzde 80’i doğuda olmak üzere, 1923-1940 yılları arasında yaklaşık 3 bin km’lik demiryolu inşa edilmiştir. Anadolu, treni sevdalısını bekler gibi beklemiştir. Çünkü tren sadece bir ulaşım aracı değil, modernleşmenin ve kalkınmanın da en önemli aracı olmuştur. En ücra köylere kadar öğretmen, doktor, tiyatro, sinema trenle ulaşmıştır.

1950-2003 yılları arasında unutulan tren, 2003 yılından bu yana ulaşımın bel kemiği olmaya başlamıştır.

Yüksek hızlı ve hızlı demiryolu projeleri ile yıldızı parlayan tren, tüm vatandaşlarımız tarafından sadece sevilen değil, tercih edilen bir ulaşım aracına dönüşmüştür.

Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 hedeflerimiz kapsamında; 8.500 km hızlı ve 1.000 km konvansiyonel demiryolu inşa ederek demiryolu taşıma payını yolcuda %10’a, yükte ise %15’e çıkarmayı planlıyoruz.

Demiryolu güçlendikçe Türkiye güçlenmektedir.

İyi yolculuklar.