2015…

2003 yılında TCDD Genel Müdürü olarak atandığımda nostalji sayılan bir tren imajı vardı. Tren, sevilen ama tercih edilmeyen bir araçtı. Kimi bölgelerde yüz yıldır el değmeyen hatlarda trenlerin hızı 20 km’ye kadar düşüyordu. Dışa bağımlı demiryolu sanayisi ile en temel ihtiyaç olan ray bile ithal ediliyordu. Yaklaşık 11 bin km’lik demir ağlarda, trenlerde neredeyse 60 yıl kaderine terk edilmişliğin yorgunluğu, demiryolcularda umutsuzluk vardı.

Ve yıl 2015… 12 yıl geçmiş…

Ulaşım sisteminde kısa sayılabilecek bu 12 yıllık süreçte, nereden nereye geldiğimizi hatırlayalım:

Ankara- Eskişehir, Ankara-Konya, Eskişehir-Konya, İstanbul-Ankara, İstanbul-Konya arasında Yüksek Hızlı Trenleri halkımızın hizmetine sunduk. Bugüne kadar YHT’lerle taşıdığımız yolcu sayısı 18 milyonu geçti. Yakın gelecekte sadece Ankara-İstanbul YHT ile yıllık 10 milyon yolcunun seyahat etmesi hedefleniyor.

“Yeni Hayatın Tercihi: YHT’ler” ile uzaklık, zaman algısı değişiyor. Bölgesel farklılıklar azalıyor. Saatlerce yolculuk yaparak gidilen kentler artık çok yakın… Kentler adeta birbirinin banliyösü haline dönüşüyor.

Yenilenen mevcut yollarda yeni trenlerle gitmek çok daha konforlu ve seyahat süresi daha kısa… Yaklaşık 11 bin kilometrenin önemli bölümü yenilendi.

İleri demiryolu sanayisi gelişti. Yerli ve yabancı özel sektör işbirliğinde kurulan fabrikalarda demiryolunun ihtiyaç duyduğu birçok araç ve malzemeler üretiliyor.

Son olarak, “Milli Tren Projesi”  çalışmalarına başlandı. 2018’de ilk yerli trenimizi raylarda göreceğiz.

Bunlar hepimizi gururlandırıyor.

Bir kez daha 2015 yılında dünyaya, ülkemize barış, kardeşlik ve hoşgörü duygularının hâkim olmasını diliyorum.