BİNALİ YILDIRIM “BİZ SÖZ VERİRSEK YAPARIZ”

BİNALİ YILDIRIM: BİZ SÖZ VERİRSEK YAPARIZ

Binali Yıldırım, Türkiye’de aynı bakanlıkta en uzun süre Bakanlık yapan isimlerden birisi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yaptığı süre içinde, her kabinenin en başarılı bakanları arasında gösterildi hep… Hizmetlerle toplumun her kesiminin takdirini kazandı. İlk akla gelen, 40 yılı aşkın süredir yapımı beklenen hızlı trenin hasretine son verdi. Yine herkesin merakla beklediği Anakara-İstanbul hızlı tren hattı, onun döneminde başladı. Şimdilerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yoğun bir çalışma içinde bulunan Binali Yıldırım ile Ankara-İstanbul hattının, İstanbul’a uzanan etabının açılmasına günler kala, bu büyük projeyi konuştuk.

Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattı tamamlanmak üzere, şu anda test sürüşleri devam ediyor ve bir yandan da sertifikasyon çalışması devam ediyor.  Bu sizin rüya projelerinizden biriydi?
Samimiyetle şunu söyleyebilirim ki, şu anda hissettiğim tek şey, milletim adına duyduğum sevinçtir. Esasında bu sevinç de, bir düzine hükümet eskiten, iki düzine Ulaştırma Bakanı eskiten Sürat Demiryolu’nun temel atılmasıyla toplumda oluşan hızlı tren beklentisinin ve özleminin hayata kavuşmuş olmasından kaynaklanıyor.  Asıl sevinci hak eden, yarım asra yakın bir süredir büyük bir  özlemle yüksek hızlı tren rüyasını bekleyen halkımızdır. Hayırlı olsun diyorum.

Ankara-Eskişehir yüksek hızlı treni 2009’dan bu yana hizmet veriyor. Demiryollarında ve toplumda bir değişim yarattı mı?
Biz göreve geldiğimizde demiryollarının 60 yıllık ihmali vardı. Biz demiryollarını öncelikli geliştirilmesi gereken sektör olarak ele aldık. Yüz yıldır el değmeyen yolların yenilenmesi  gerekiyordu. Tren yürümez hale gelmiş. Ray ithal ediyorsunuz, onu da doğru düzgün edemiyorsunuz.  Ve rayı Türkiye’de üretir hale getirdik. Mevcut yolların beşte dördünü yeniledik.  Bu arada yerli bir demiryolu endüstrisi oluşturduk. Yüksek Hızlı Tren çekirdek ağı oluşturulması,  bu hedefin  bir ayağını oluşturuyor.

Peki nedir bu yüksek hızlı tren çekirdek ağı?
Ankara merkezli bir ağ… İşte Ankara-Eskişehir 2009’da açıldı, Ankara-Konya 2011’de açıldı; Eskişehir-Konya 2013’te açıldı. Eskişehir-İstanbul, eli kulağında… Sırada Bursa var, Ankara-Afyonkarahisar-Uşak-Manisa-İzmir hattı var, yapımı devam ediyor. Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas var, Sivas-Erzincan’ın ihalesi yapıldı. Konya-Karaman’ın yapımına başlandı. Bunlar hep bizim söz verdiğimiz ve bir bir gerçekleştirdiğimiz projelerdir. Biz söz verince yaparız.

Ne olacak, nerelere kadar yayılacak yüksek hızlı tren?
En yakın, Ankara’dan İstanbul’a, Pendik’e kadar? Ankara’dan trene bindiğinizde, 3 saat sonra Pendik’tesiniz…

Marmaray’a ulaşmayacak mı?
Marmaray’a uzanan hatları metro standardında yeniden inşa ediyoruz. İki yıl sonra Halkalı’ya kadar gidebilecek.

Biraz da İzmir demiryolunu konuşalım isterseniz?
Elbette… Ankara-İzmir arasını da, İstanbul-İzmir arasını da üç saate düşürecek olan Ankara- İzmir projesinin yapımına başlandı biliyorsunuz. İnşaatı sürüyor.

İzmir’in, Türkiye’de ilk demiryoluna sahip olma özelliği de var?
İzmir ilklerin şehri… Türkiye’nin ilk demiryolu İzmir’de…   1856 yılında başlayan İzmir-Aydın hattıyla Anadolu coğrafyasında ilk demiryolu İzmir’e yapıldı… İlk istasyon İzmir’e yapıldı. Gelin görün ki, bu yollar, bu istasyonlar neredeyse yapıldığı günden bu yana yenilenmemişti.  İzmir demiryollarını, rayını, makasını, traversini, her türlü malzemesini yerli üreterek adeta sıfırdan yapmışçasına yeniledik. Sadece demiryolunu değil hat üzerinde bulunan, Türkiye’nin mimari mirası, İzmir’in mimari mirası, demiryollarının mimari mirası olan gar ve istasyonları da aslına uygun restore ettik… Bununla da kalmadık, yerli üretim Anadolu tren setlerini ilk önce İzmir-Tire arasında olmak üzere İzmir hatlarında sefere verdik…

Bir de İzmir Kent İçi Raylı Sistem Projesi İZBAN yaptınız, hatta uluslararası ödül de aldı.
Evet, ödül aldı, Türkiye olarak gururumuzdur o bizim. Yerel yönetimle birlikte, maliyetinin yüzde 70’ni Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının karşıladığı, dünyanın en özgün kent içi raylı sistem projelerinden biri olan 80 kilometrelik EGERAY’ı, sizin deyiminizle İZBAN’ı  2011 yılında devreye aldık… Aliağa-Cumaovası, 80 kilometre…

Şimdi genişletiyorsunuz…
Aliağa-Cumaovası yeterli değil, bu hattı uzatmak lazım diyerek Cumaovası –Torbalı arasını da yaptık, inşallah bu yaz hizmete veriyoruz.  26 kilometrelik Torbalı-Selçuk kesiminin ihale süreci tamamlandı, yakında yapımına başlıyoruz.  50 kilometre uzunluğundaki Alioğa-Bergama kesiminin projesi tamamlandı.  35 kilometrelik Menemen-Manisa kesiminin ise proje çalışmaları devam ediyor.  Böylece İZBAN’ı güneyden kuzeye 191 kilometreye çıkararak dünyanın en uzun kent içi banliyö sistemini hayata geçiriyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Kemalpaşa-Turgutlu da açıldı. Bu hat ne anlama geliyor?
Yük hattı… 27 kilometre ama etkisi uzunluğuyla sınırlı değil.  Ege sanayisi için, lojistik ve demiryolu taşımacılığı için çok önemli bir hat… Kemalpaşa hem ulusal demiryolu ağına, hem uluslararası koridorlara demiryoluyla bağlandı. Tabii, bu arada unutmadan söyleyeyim, Menemen-Manisa-Balıkesir-Bandırma hattı öncelikli olmak üzere, mevcut hatları da elektrikli sinyalli hale getiriyoruz.

İzmir, Deniz İpekyolu ile Asya’ya bağlanacak
İzmir, Avrupa-Asya ticaretinin merkezi haline gelecek.  Dünyanın yeni ” Deniz İpek Yolu” yapacak olan Kuzey Ege Çandarlı limanı tamamlandığında; dünyanın 10’uncu,  Avrupa’nın ise  3’üncü  büyük konteyner  limanı arasında yer alacak. Bunlar hayal değil, hepsi olacak. Liman; demiryolu ve otoyol bağlantıları ile İzmir’in, Ege Bölgesi’nin ve Türkiye’nin küresel dünya pazarlarına açılan önemli bir kapısı olacaktır. Türkiye deki tüm limanlardaki konteyner yükleme kapasitesini tek başına yüzde 75 arttıracaktır. Liman tam kapasiteyle çalışmaya başladığında yıllık konteyner elleçleme kapasitesi 12 milyon teu olacaktır. Liman komple tamamlandığında yılda 4 milyon gemi giriş çıkış yapabilecek.

İzmir-Ankara 3,5 saate düşecek
624 km olacak İzmir – Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı tamamlandığında Ankara ile İzmir daha bir yakınlaşacak. Seyahat süresi proje tamamlandığında İzmir – Ankara 13 saatten 3,5 saate, İzmir – Konya 12 saatten 4 saate, İzmir – Eskişehir 10 saatten 4 saate inecek.

Havaalanına bağlantılı İzban
Türkiye’nin havalimanı bağlantılı en büyük kent içi raylı toplu taşıma sistemi İZBAN hattı Selçuk’dan ve Bergama’ya kadar uzanıyor. İzmir Büyükşehir TCDD işbirliği ile hayata geçirilen Aliağa/Menderes Banliyö Sistemi 6 Mart 2011 tarihinden bu yana hizmet veriyor.

 

LÜTFÜ ELVAN: YÜKSEK HIZLI TRENİ GÜNEY İLLERİMİZE DE YAYACAĞIZ

Yeni Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, göreve başladığı ilk günden bu yana hummalı bir çalışma dönemine girdi. Daha önceki TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı döneminde çalışkanlığı ile tanınan Elvan, devam eden projeleri bir bir hayata geçirirken, bir yandan da yeni projeler üretiyor. Sayın Bakanımızla bu yoğun tempolu gündeminde bize zaman ayırdı ve sorularımızı cevapladı.

Sayın Bakanımız, geçtiğimiz günlerde Karaman-Konya hızlı tren hattının yapımına başladınız. Hayırlı olsun.
Teşekkür ederim. Bu proje aynı zamanda memleketim Karaman’da olması da benim için ayrı bir öenm taşıyor.

Bu projenin, Güney Hızlı Demiryolu’nun ilk adımı olduğu yer aldı basında.
Evet, bu proje devam edecek.  Karaman’dan sonra, Ulukışla-Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep-Mardin-Habur güzergahı peyderpey yapılacak… Böylece güney illerimiz de hızlı tren çekirdek ağına bağlanmış olacak…

Eskişehir-İstanbul’da bitti. Testler devam ediyor. Onu ne zaman açacaksınız?
Test ve sertifikasyon çalışmaları devam ediyor.  Bu çalışmalar yolların yapılması kadar önemli. Bittiğinde, uygun bir zamanda açacağız.

Hızlı tren uçağa rakip mi olacak şimdi?
Rekabetten daha çok, ulaşım modlarının çeşitlenmesini, hızlı seçeneklerin artmasını önemsiyoruz. İnsanımız ister uçağı tercih etsin, ister treni…  Hizmet bizden, tercih onlardan.

Bir rekabet olacak ama…
Rekabet konusu bir yana, şöyle bir şey var. Bir ulaşım modu diğerinin rakibi değil de, birbirinin tamamlayanı olduğu zaman gerçek anlamda işleve kavuşur.  Yolculuk dediğimiz süreç, yolculuğa karar verdiğiniz anda başlar. Fiili olarak da evinizin veya ofisinizin kapısından çıktıktan sonra varacağınız yere en kısa, en hızlı ve en konforlu şekilde nasıl ulaşacağınıza bakarsınız. Burada bulunduğunuz yere göre bütün ulaşım seçeneklerini değerlendirir, öyle karar verirsiniz. İşte biz rekabet değil de, bu seçenekleri  çoğaltarak milletimize hizmet etmek istiyoruz.

Karayoluyla demiryolu, havayolu, deniz yolu rakip değil mi şimdi?
Bunun planlamasını tüm gelişmiş ülkeler gibi bizde bizim bakanlığımızda çoktan yapmış durumda. Hangi mesafeye kadar karayoluyla gidilince daha avantajlı, hangi mesafeye kadar yüksek hızlı tren, hangi mesafeye kadar uçak, bunlar bilimsel verilerle, yılların deneyimiyle artık sabitlenmiş… Siz bir ilin her ilçesine yüksek hızlı trenle gideyim derseniz bu ekonomik olmaz, yatırım israfı olur… Yüksek hızlı tren Ankara’ya geliyorsa, Haymana’ya, Kızılcahamam’a karayoluyla  devam edebilirsiniz. Mesela, 2 bin kilometrelik bir mesafede uçak en avantajlı ulaşım seçeneğidir. Onun için rakip olmaktan ziyade yolculuk katsayısını artıran bir etkisi vardır, ulaşım modlarının gelişmesinin…

Nasıl artırıyor?
Şöyle: Ulaşılabilirlik katsayısı arttıkça yolculuk katsayısı da artıyor. Diyelim siz bir şehire yüksek hızlı tren yaptınız ve o şehrin ilçelerine,  yakın illere de yolculuk doğal olarak artıyor. Bunun diğer ulaşım modlarını etkileyen,  tetikleyen, geliştiren bir tarafı oluyor.

Ankara-Eskişehir arasında yolculukların neredeyse yüzde 80’i YHT ile yapılıyor, bu karayolunun payını azaltmadı mı?
YHT yapılan bütün kentlerde, dünyada da bu böyle, iki kent arasındaki üç aşağı beş yukarı oranlar böyle… Yüzde 70-80 aralığı yüksek hızlı trenle oluyor yolculukların. Ancak az önce ifade ettiğim gibi, bu kent içi yolculuğa, kentin banliyölerine yolculuğa yahut yakın illere ve ilçelere yolculuğa bir artış olarak yansıyor. Karayolu YHT’den kaybetmiş göründüğü yolcuyu daha fazlasıyla oradan karşılıyor. Bir de bizzat YHT’nin yolcu artırma etkeni var. Diyelim, Eskişehir’de bir anne, Ankara’daki çocuğunun yanına önceden yılda bir defa gelirken şimdi nerdeyse her hafta geliyor. Niye? Çünkü YHT var, rahat, şehrin merkezine geliyor, otobüsten daha kısa sürede geliyor, sabah kahvaltıya yetişmek, akşam treniyle tekrar evine dönmek mümkün… Böyle olunca her yüksek hızlı tren hattı insanımızın yolculuk alışkanlığının, yolculuk kültürünün değişmesi anlamını taşıyor.

İç göçleri önlediği de söyleniyor.
Söyleniyor değil, bu gerçek… İnsanlar akşam evine dönmek ister. İster eğitim amaçlı, ister çalışma amaçlı olsun, kısa sürede ulaşacağı yere evini  taşımak istemez insanlar. Bu etkisi de var elbette…

Artık her şehir yüksek hızlı tren ister duruma geldi. Ciddi bir toplumsal talep de oluştu. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kim istemez Yüksek hızlı treni… Şu anda yapılan ve yapımı devam eden yüksek hızlı tren hatları 16 ilimizi birbirine bağlıyor. Bu illerin toplam nüfusu neredeyse Türkiye nüfusunun yarısı kadar… Ülkemizde her iki ikişiden, birisine bir şekilde yüksek hızlı tren doğrudan ulaşmış olacak… O şehrin ticareti, sosyal hayatı, imajı büsbütün değişiyor yüksek hızlı trenle… Bu gelişmişliğin, dünyada sayılı ve saygın şehir olmanın bir göstergesi… Onun için hemen her şehrimizin hızlı tren istemesi doğal… Devletin görevi, bu talepleri değerlendirip öncelikle çekirdek ağı, ana koridorları oluşturmak. Gönül her şehre elbette yüksek hızlı tren yapmak ister… Çünkü nerede yaşarsa yaşasın inşamızın Türkiye’nin yüksek hızlı trenini ülkesiyle gurur duyma kaynağı olarak görüyor. Ve halkın büyük bir kısmı maliyeti ne olursa olsun, devlet yeter ki yüksek hızlı tren yapsın diyor.  Biz bunun planlamasını Ulaştırma şuralarında kısa ve orta vadede, bütün paydaşlarımızla bir araya gelerek yaptık. 2023 hedefleri ve 2035 projeksiyonumuz hazır.  Önümüzdeki 9 yıl içerisinde 3,500 kilometre yüksek hızlı tren, 8.500 kilometre hızlı tren ve 1000 kilometre konvansiyonel hat yapımını planladık…

Mevcut demiryolu ağını ikiye katlıyorsunuz…
Evet, hem de yüksek hızlı ve tam güvenli olarak…