4 BİN YILLIK GÜZELLİK: TRABZON

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde ‘Tuğra Bozan’ olarak anlattığı ve İstanbul’a benzettiği 4000 yıllık kadim şehir Trabzon, hareketli şehir yaşamı, yemyeşil ormanları, denizi, antik çağlara kadar uzanan tarihi, sahip olduğu zengin kültürel mirası ve kalıntıları, kendine özgü lezzetli mutfağı ile ‘görülmesi gereken yerler’ listesinin başında yer alıyor.

Tarihin izinde
Kenti, merkezde bulunan Trabzon Müzesi ile gezmeye başlayabilirsiniz. Müzenin en alt katında sergilenen Helenistik döneme ait heykeller, objeler, takılar tarih meraklısı olmayanların bile ilgisini çekecek nitelikte. Üst katında ise yakın tarihe ait belgeler, kıyafetler, kılıçlar ve döneme ait aksesuarlar görülmeye değer. Eğer bir tur otobüsü ya da büyük bir gruba denk gelmezseniz müzenin büyüleyici atmosferini ve tarih kokan koridorlarını hissederek dolaşmak oldukça keyifli.

Şehrin sırtlarında yer alan Atatürk Köşkü, her sene yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi kendine çekiyor. Ağaçların çevrelediği huzurlu konumunda, tarih kokan koridorlar, dönemin zarafetini ve asilliğini yansıtan sade ancak şık mobilyalar, döşemeler ve avizeler ile ziyaretçileri karşılayan köşk, üst katta Atatürk’ün yattığı odanın duvarında 09:05’i gösteren saat ile duygulu anlar yaşatıyor. Buradan çıktıktan sonra bir manastır kilise olarak inşa edilen ve şu anda cami olarak kullanılan yaklaşık 800 yaşındaki Ayasofya’daki freskleri ve mozaikler görülmeye değer.

Trabzon Kalesi ise binlerce yıllık tarihi ile günümüze en iyi durumda ulaşan eserlerin başında geliyor. Yukarı Hisar, Ortahisar ve İç Kale olarak üç farklı bölümden oluşan kaleyi çevreleyen Ortahisar Mahallesi’nde Yavuz Sultan Selim Heykeli ve 15 yaşına kadar Trabzon’da yaşamış Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu ev olan ‘Kanuni Evi’ ayrıca görülmeli.

Hareketli bir ticaret şehri
Tarihi mekânların yoğun enerjisinin ardından Trabzon gibi hareketli bir şehirde biraz da sokakların enerjisine kapılmak gerek. Şehir merkezinin canlı sokaklarında Bakırcılar Çarşısı’na doğru yürüyüp, bakır ustalarını işlerinin başında görebilir, cezvelerden kahve fincanlarına sergilenen ve satılan pek çok bakır işini bir arada görebilirsiniz. Şehrin sokaklarında, caddelerinde gezerken dükkânların canlı bir kalabalıkla dolu olması hemen göze çarpıyor. Horon’un buralardan çıkmasına şaşmamak gerek. İnsanı da, alışverişi de, müziği de hızlı Trabzon’un.

En güzel lezzetler burada
Trafiğe kapalı ‘Uzun Sokak’ boyunca pek çok pastane ve tatlıcı dikkatinizi çekecek. Laz böreği yemeden, Beton Helva’nın meşhur helva ve dondurmasından tatmadan ve üzüm şırasından içmeden dönmeyin. Şehri kuşbakışı gören manzarası ile Trabzonluların severek zaman geçirdikleri Boztepe’ye çıkıp bir semaver çay ısmarlamak da şehre gelenlerin ritüelleri arasında yer alıyor.

Şehir dışı rotalar
Çay tarlalarının ve yeşilin tonlarının bambaşka bir dünya sunduğu olağanüstü manzaraların arasından geçilen Çaykara yolu unutulmayacak güzellikte. Yolun sonunda ise muhteşem bir doğa oluşumu olan ve eşsiz bir renge sahip Uzungöl bekliyor. Oksijen deposu ormanlarla çevrili etkileyici görüntüsü unutulmaz bir etki bırakıyor. Ancak özellikle yaz aylarında artan turist nüfusundan dolayı bu güzelliği yaşamak için nispeten sakin bir alan bulmak gerek. Gölün kirlenmiş olması ve göl çevresindeki gelişi güzel yapılaşma biraz can sıkıcı olsa da, dağların, ormanların ve gölün atmosferi büyüleyici.

Eşsiz çam ormanlarının denizle buluştuğu ve denize en yakın konumda olduğu Çamburnu, Uzungöl yolundan dönerken mutlaka mola verilmesi gereken bir nokta. Enfes manzarayı doyasıya içinize çekerken bu keyfinize güzel bir bardak çay da eşlik etmeli.

Akçaabat ise Trabzon’da sahil boyunca ilerlerken adeta şehrin devamı gibi mesafenin yakın olduğu bir ilçe. Meşhur köftelerinden tatmak, Orta Mahalle evlerini fotoğraflamak, ara sokaklarda dolaşıp, restore edilmiş ve bazıları butik otele dönüştürülmüş evleri görmek için gidilebilir. Burada, tepede konumlanan mahalleler ve sokaklardan görülen manzara Boztepe’yi aratmayacak kadar güzel.

Etkileyici Sümela Manastırı
Dik bir yamaca adeta işlenmiş gibi duran Sümela Manastırı, Trabzon denilince ilk akla gelen ve şüphesiz en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor. M.S 375 yılında inşa edilen manastırdaki fresklere yıllar boyunca verilen zarar göz ardı edilemeyecek kadar fazla olsa da, zaman zaman sisler arasındaki gizemli görüntüsü, ormanın içinden geçilen patikalar sonunda varılan ruhani atmosferi ve güzelliği ile daima etkileyici.

Lezzet molası
Merkezdeki salaş balıkçıları ziyaret edin.

Lezzet molası
Trabzon pidesi ve Akçaabat köftesini tatmadan dönmeyin.

Lezzet molası
Mıhlama, hamsikuşu, fasulye turşusu kavurmasının yer aldığı Trabzon kahvaltısı başlı başına bir efsane…

Lezzet molası
Hamsiköy sütünden yapılan Hamsiköy sütlacı Trabzon’un özel lezzetleri arasında yer alıyor.

Fotoğraf molası
Akçaabat Orta Mahalle Evleri’nde güzel kareler yakalayabilirsiniz.