Alacakaranlıktan Zirveye: Kristen Stewart

Alacakaranlıktan Zirveye: Kristen Stewart

Genç oyuncu Kristen Stewart’ın, Hollywood’da çalışan bir anne ve babanın çocuğu olarak oyunculuğu seçmesi doğal bir süreç olarak gelişmiş. Alacakaranlık serisinde Bella rolü ile ünlenen oyuncu, bugüne kadar 48 ödülün sahibi oldu.

Cannes Film Festivali’nde jüri olacak kadar prestije ulaşan Stewart ile kariyerini ve yaşam tarzını konuştuk.

Nerede büyüdünüz?

Güney Kaliforniyalıyım. Los Angeles’ta büyüdüm çok güzel bir yerdir.

Siz aslında sektörün içine doğdunuz diyebilir miyiz?

Evet annem senaryo süpervizörü, babam prodüktor, abim ışık teknisyeni. Çocukluğumdan beri evde sinema ve dizi konuşuluyordu, bu işi yapıyor olmam şaşırtıcı değil.

İlk rolünüz neydi?

9 yaşımda yılbaşı oyunu için okulda tiyatro yapmıştım daha sonra ilk profesyonel işim Disney kanalında The Thirteenth Year dizisi oldu. Aslında orada hiç konuşmuyordum. Daha sonra The Flintstones in Viva Rock Vegas ve The Safety of Objects filmlerinde oynadım.

Rollerininiz için farklı görünüşlere bürünmek konusunda rahat mısınız?

Evet, rolüm ne gerektiriyorsa saçımı, görünüşümü ona göre değiştiririm. Saç uzar bu çok da önemli bir şey değildir ama canlandırdığım karakter akılda kalırsa bu müthiş bir duygu olur.

  1. Cannes Film Festivali jürisindeydiniz, neler söylersiniz?

Çok sıkı bir film izleyicisi olduğumu söyleyemem. Benim için bir okul gibiydi. Sinema, uluslararası bir iletişim gücüne sahip, buna yakından şahit olmak çok güzeldi. Fransız filmlerinin hepsi bana başka bir şey öğretti diyebilirim.

Hayalinizdeki rol nedir?

Aslında benim hayalim bir film yazıp tekrar yönetmen koltuğuna oturmak.

O zaman The Chronology of Water filminde kitap uyarlaması yaptınız sonra da yönettiniz, neler söylersiniz?

Çok güzel bir deneyimdi. Kitap uyarlaması oldukça zaman alan bir iş. Onun için yoğun bir çalışma dönemimiz oldu; en iyi senaryoyu ortaya çıkarmak için. Yönetmen koltuğunda olmaksa başka bir dünya, yönetmenliği çok sevdim. Bu defa artık kendim bir hikaye yazıp yönetmek istiyorum.

Cafe Society filminde Woody Allan’la çalışmak nasıldı?

Harikaydı. Önce beni seçme için çağırdı buluştuk. Bana acele etmememi ve zamanımı kullanmamı istedi. Onun gibi bir yönetmenle karşı karşıya olduğum için heyecanlandım. O beni rahatlattı açıkçası. Ertesi gün arayıp rolü aldığımı söyledi. Setlerimiz çok iyi geçti, çok çalışkan ve ne istediğini bilen bir yönetmen. Ondan öğrenecek çok şey var.

Alacakaranlık serisi sizi nasıl etkiledi?

Benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Vampir hikayesi ancak bu kadar romantik anlatılabilirdi. İşin başarısı zaten tartışılamaz, tüm dünyayı peşinden sürükledi. İyi ki seride Bella rolünü ben oynadım.

Panik Odası filmine küçük yaşınızda Jodie Foster ile çalışmak nasıldı?

Bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu kadar önemli bir isimle çalıştığım için.

Dünyaca tanınan bir isim olarak ‘ünlü olmak’ hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ün aslında nankör bir şey, bugün ünlüyüm ama belki yarın beni hatırlamayacaklar. Tüm dünyanın seni tanıyor olduğunu bilmek biraz garip bir duygu.

Objektiflere her zaman gülmediğiniz için eleştirildiniz bu konu ile ilgili ne dersiniz?

Ben yapmacıklığı sevmiyorum, o an gülmek istemiyorsam gazeteciler beni çektiği için gülmüyorum. Bununla ilgili bana tepki gösteriyorlar ama ben sahte olmaktansa gerçekçi olmayı tercih ederim.

Yemek yapmayı sever misiniz?

Bayılırım. Amerikan usulü ev yemekleri pişiririm. Son dönemdeki sağlıklı beslenme trendini ben de takip ediyorum. Sağlıklı yemekler yapamaya çalışıyorum.

Spor yapıyor musunuz?

Evet, Kaliforniya’da yaşadığım için çok şanslıyım, burada hava çok güzel. Kapalı spor salonunda çalışmayı sevmiyorum. Kaykay yapmak tam bana göre.

Gündelik hayatınızda makyaj yapar mısınız?

Ben doğallıktan yanayım, gündelik hayatımda makyaj yapmayı çok sevmiyorum. Spor giyinmeyi de çok seviyorum. Rahatlık benim için önemli. Annem beni böyle yetiştirdi diyebilirim.

Topuklu ayakkabı mı düz mü?

Kesinlikle spor ayakkabı…

Cilt bakımınız için neler yaparsınız?

Nemlendirici kullanmaya özen gösteriyorum.

Chanel’in yüzü oldunuz, Karl Lagerfeld’in favorisisiniz, sizi neden seçti biliyor musunuz?

Doğal yönümü beğendiğini söyledi.