ALOHA! HAWAII’YE HOŞGELDİNİZ…

Çini mavisi Pasifik Okyanusu’nda dizi dizi, zümrüt yeşili adalar…  Hawaii adalar grubu, kendine özgü bir bölge. Her yıl, yaklaşık 7 milyon ziyaretçi bu cenneti yaşamaya gelir. Yerlileri buranın sanıldığı gibi bir cennet olmadığını bilirler, ne var ki doğal güzellikleriyle her an böyle hissettirir. Adalar; kumsallar ve etkileyici volkanik tepelerle süslüdür. Polinezya, Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa senteziyle çok kültürlü bir topluluktur, doğanın en büyüleyici ve bereketli halidir, güneşli günleri uzundur, yıl boyu süregelen yumuşak havası nedeniyle, tüm mevsimlerin destinasyonu haline gelmiştir.

Sabahları mercan kayalıklarında derinliklere dalın, heykelvari tepelerde trekking yapın, lavın akışını izleyin, balinaları seyredin, saçınıza amber çiçeği takın, günbatımına karşı mai tais (misket limonu ve meyve suyu karışımı) için, sulu papayalar yiyin, Pasifik kenarı (Pasifik Okyanusu’nu çevreleyen ülkeler, özellikle Doğu Asya ülkeleri) mutfağı yemeklerini tadın… Kalabalık, kültürel ve ekonomik başkent Honolulu’dan uzaklaşmak isterseniz, bir saatten az bir süre içinde kendinizi yağmur ormanlarının derinliklerinde bulabilir ya da beyaz kumsallarda uzanıyor olabilirsiniz. Nerede olursanız olun, yüzlerce yıl sürmüş göçler sonucu oluşan Hawaii’nin çeşitlilik barındıran kültüründe, “Aloha!” (Hoş geldiniz!) geleneği hep karşınıza çıkacaktır.

Yıldızları seyredin
Hawaii’nin kutsal zirvesi Mauna Kea, sadece eteklerindeki arkeolojik kalıntılar nedeniyle değil aynı zamanda astronomi meraklıları için de adeta bir mabet. Büyük Ada’nın üzerinde bulunan ve artık aktif olmayan volkan Mauna Kea’da, dünyanın en iyi teleskoplarıyla yıldızlara bakabilir, unutulmaz günbatımları seyredebilirsiniz.

Manzaralarda kaybolun
Kauai’nin batı tarafında yer alan, eski çağlara ait kat kat lav akıntılarının yer aldığı dev vadi Waimea Kanyonu, “Pasifik’in Grand Canyon’u” olarak anılır. 16 km uzunluğunda ve 900 metre derinliğindeki kanyonda ilerlerken çeşitli iklimlerden geçip, ‘ahupuaa’ olarak bilinen geleneksel olarak bölümlere ayrılmış Hawaii toprak düzeni içinde dolaşabilirsiniz.

Lav dansını izleyin
Volkanlar diyarı Hawaii’de, Hawaii Yanardağlar Ulusal Parkı’nı kaçırmayın. Kırmızı, kızgın ve ürperti veren lavın okyanusa akışını izleyin, gece lavdan havai fişekleri seyredin, bir kraterin içinde, yağmur ormanlarında, yıldızların altında yürüyüş yapın.

Sörfle tanışın 
Oahu, civardaki adalara geçebilmek için bir transit noktası olmanın ötesindedir. Burada da maceraseverlere malzeme var. Kuzey Kıyısı’nın dev dalgalarında sörf keyfi yaşayabilir, bıçak sırtı tepelere doğru yürüyüşler yapabilir, Hanauma Körfezi’nde dalabilir ya da Kailua’nın ıssız adalarına sörf ya da kanoyla yol alabilirsiniz.

Ay’da gezinti
Haleakala Milli Park’ının devasa çukurunda, artık aktif olmayan volkanın içindeki parkurlarda yürüyüş yaparken, yanmış kömür artığı konilerinin gün ışığında parlarken yarattığı renkli kıvrımları seyredin. Ay’ı ziyaret etmediğiniz takdirde, böyle bir manzarayı başka bir yerde görme ihtimalinizin çok düşük olduğunu bilmenizde yarar var. Çorak arazi sizi yanıltabilir ancak dünyanın en ender görülen bitkileri, kuşları ve böcekleri burada yaşar. Kamp yapabilirsiniz.

Pasifiğin lezzetlerini tadın
Eski Lahaina Luau sempatik bir yer olmasının yanı sıra burada çok da iyi poke (otlar ve baharatlarla marine edilmiş, dilimlenmiş çiğ ton balığı) yapılır. Lomi Lomi somonu (soğan ve otlarla marine edilmiş) poi (taro sebzesi kökü ezmesi) ile karıştırılınca yerel bir deneyim kaçınılmazdır.

Makena’ya uzanın
Güney Kıyısı’nın güzelliği altın renkli ve yumuşak kumundan kaynaklanıyor. Makena, hala oldukça bakir. Etrafta yapı yok, sadece berrak deniz, ara sıra görünen yunus sürüsü ve insanı şaşırtan manzaralar var. ‘Balık taco’ denemeye değer.

Jeolojik şaheser
Kauai, önemli Hawaii adaları arasında, jeolojik olarak en eskisidir. Ayrıca doğası ve bereketli bitki örtüsüyle Kauai, en güzel manzaralara sahip adadır. Zümrüt yeşili Napali Kıyıları kaçırılmamalı. Adanın kuzeybatı tarafındaki olağanüstü tepeleri, tekne, helikopter ya da Kalalau Patikası’nda yürüyüş yaparak görebilirsiniz. Her hâlükârda hayal kırıklığına uğramayacaksınız.

Shangri La’yı bulmak
Diamond Head tepeleri üzerine kurulu, Amerikalı filantrop Doris Duke’un okyanus kıyısındaki malikânesi Shangri La’da, Duke’un dünya seyahatlerinde topladığı İslam sanatı koleksiyonunu görebilir, başlı başına bir mimari şaheser olan manzaralı beş dönümlük arazide, egzotik bahçeleri, 200 metrelik deniz suyu havuzunu ziyaret edebilirsiniz.

Aloha!
Hawaii’de doğanın ve keyfin sınırı yok gibi… Akvaryumvari suları, oyuncu yunusları, dalış noktalarıyla Hulopo’e Plajı; 1400 basamak inerek ulaşılan tarihi milli parktaki dünyanın en yüksek falezlerinin bulunduğu Kalaupapa Yarımadası; sular altında kalmış ve bugün artık popüler bir şnorkel noktası olan volkanik kraterin yer aldığı Hanauma Körfezi; kano yapmanın tecrübe gerektirmediği, risksiz bir macera için Kauai nehirleri; Hawaii’ye gelmenizin nedeni desek abartmış olmayacağımız Kailua Plajı… Her biri diğerinden cezbedici… Cennet mi demiştiniz? Aloha! Hawaii’ye hoşgeldiniz!

KAÇIRMAYIN
Gökyüzü tutkunları Mauna Kea’ya gezegenin keyfini çıkarabilecekleri en iyi noktalardan biri olduğu için gelirler.

ALIŞVERİŞ
Yerel ‘Sunshine pazarları’nda, muz, mango, papaya, limon, misket limonu gibi meyvelerin en tazeleri, sebze, çiçek ve keçi peyniri bulunabilir.

AKTİVİTE
Oahu’nun önemli tatil beldesi Waikiki, yumuşak dalgalarıyla, sörfü yeni öğrenenler için ideal.

İZLEYİN
Ateş dansçıları geleneksel olmasa da eğlendiricidir, Hula dansının farklı stilleri ilginizi çekecektir.