ARTIK YOGANIN DA YÜKSEK LİSANSI VAR

Novartis, Kavrakoğlu Consulting ve Gillette gibi kurumlarda marka yöneticiliği ve pazarlama müdürlüğü yaptığı 12 yılın ardından radikal bir kararla yogaya yönelen Ayça Gürelman, kurucusu olduğu İstanbul Yoga Merkezi ile pek çok ilke imza atıyor. Gürelman, Hindistan’daki Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin Yoga Eğitmenliği Sertifika Programı’nı düzenleme hakkına sahip olan dünyadaki ilk ve tek kişi. Yoga seanslarına katılan kişileri kendilerini zorlamadan, kapasiteleri doğrultusunda yönlendirdiklerini söyleyen Gürelman, yoga duruşları, nefes taktikleri ve meditasyon çalışmalarıyla beden, nefes ve zihindeki stresi azaltmaya çalıştıklarını belirtiyor. Gürelman ile ‘Yoga Terapi Tezsiz Yüksek Lisans Programı’ ve yoganın faydaları hakkında konuştuk.

12 yıl boyunca marka yöneticiliği ve pazarlama müdürlüğü yapmış biri olarak yoga alanında kariyer yapmaya nasıl karar verdiniz?
Bizim jenerasyon ağırlıklı olarak işletme mezunudur. Genel müdür olma hayaliyle büyütülen bir nesildik. Ama iş hayatındaki bu aşırı stres bana gerçekten çok ağır geldi. Bir çıkış yolu arıyordum ve yoga hayatıma ilaç gibi girdi. Sonrasında farklı eğitimlere katılarak kendimi geliştirdim ve kariyerime bu yönde devam etme kararı aldım. 2010’da İstanbul Yoga Merkezi’ni kurdum. Şu an Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin Yoga Terapi Tezli Yüksek Lisans Programı’na devam ediyorum.

Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin Yoga Eğitmenlik Sertifika Programı’nı Türkiye’ye getirerek önemli bir ilke imza attınız. Bu süreci ve yoga alanındaki yenilikçi adımlarınızı özetler misiniz?
Yoganın Türkiye’de bir çeşit şifa tekniği gibi algılandığını gözlemledim. Bu konu hakkında doğru bir bilinç oluşturabilmek ve nitelikli yoga eğitmenleri yetiştirebilmek amacıyla tamamı Türkçe düzenlenen ‘Yoga Eğitmenliği Sertifika Programı’nı ilk kez 2005 yılında Nepal Kültür Merkezi’nde başlattım. İstanbul Yoga Merkezi, Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin eğitim programlarını Türkiye’de düzenleme yetkisine sahip tek merkez olarak öne çıkıyor. Bugüne kadar yaklaşık 350 kişi bu programa katıldı. Ağustos 2011’de Purnam Yayınları’nı kurdum. Yoga felsefesi konusundaki kült kitapları, yoga uygulama kitaplarını ve temel yoga metinlerini Türkçeye çevirerek yayınladım.

Mart ayında başlaması planlanan ‘Yoga Terapi Tezsiz Yüksek Lisans’ programı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Dört yılık bir üniversiteden mezun olup, ‘Yoga Eğitmenliği Sertifika Programı’nı tamamlayan kişilerin katılabileceği Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin ‘Yoga Terapi Tezsiz Yüksek Lisans’ programını mart ayında başlatmayı planlıyoruz. Bu programa 4 yıllık bir üniversiteden mezun olan ve ‘Yoga Eğitmenliği Sertifika Programı’na katılan kişiler dâhil olabilecek. Program uzaktan eğitimle gerçekleşecek. 15 ay süren bu eğitimi en fazla 3 yılda bitirmek gerekiyor. Katılımcılar Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin eğitmenleri tarafından sınava tabii tutuluyor. Programın içeriği tamamen Türkçe. Katılımcılar program sonunda, ağustos ayında 15 günlüğüne Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nin Bangalore’daki kampüsüne gidecek ve burada staj yapacak. Daha sonra iki yıl boyunca yaptıkları araştırmaların sonuçlarını Swami Vivekananda Yoga Üniversitesi’nde yapacakları bir sunumla paylaşacaklar.

Peki, İstanbul Yoga Merkezi, bu alanda nasıl farklılaşıyor?
‘Bütünsel yoga’ anlayışımızla farkındalık yaratıyoruz. Yoga farklı bir yaşam stilini de beraberinde getiriyor. Yoga duruşu uygulamalarının genel ismi ‘Hatha Yoga’dır ve farklı stillerde uygulanır. Biz ise ‘Vazişta’ stilinde çalışıyoruz. Vazişta stilinde bireyler yoga hareketlerini kendi kapasiteleri ölçüsünde, yapabildikleri kadar yapıyor. Yoganın özünde yaşamda belli bir tavra sahip olma düşüncesi yatıyor. Hayata karşı olan bu yogik tavrı, farklı seviyelerde verebilmeye odaklandık. Beden, nefes ve zihindeki stresi azaltmaya çalışıyoruz. Yoga duruşları bedensel stresin atılması adına önemli bir önceliğe sahip. Nefessel stres, nefes terapileriyle azaltılıyor. Meditasyon ise zihinsel stresi yok ediyor. Bu çalışmaların faydasını görebilmek ve bu felsefeye olan inancın artırılması için ise felsefe sohbetleri düzenliyoruz.

Düzenli yoga yapmak kilo verdiriyor
Ayça Gürelman: “Yoganın düzenli olarak yapılması gerekiyor. Derslere katılan kişilere, haftada 2 gün merkeze gelmelerini, diğer günlerde de evde yoga yapmalarını tavsiye ediyorum. Tamamen bedeninizi ve zihninizi arındırabileceğiniz bir ortamda yoga yapmaya özen gösterin. 2 yıl boyunca haftada 6 gün yoga yaparak 20 kilo verdim. Yoga duruşu, nefes çalışmaları ve meditasyonu bir arada yaptığınız zaman diyete gerek kalmıyor.”

“Daha objektif olabilmek için yoga yapın”
Ayça Gürelman iş hayatındaki kişilere şu önemli tavsiyeleri veriyor: “Kurumsal şirketlerde her gün onlarca sorunla karşı karşıya kalınıyor. Hatta bir süre sonra iş hayatı neredeyse gündelik hayatımızın tümünü kapsar hale geliyor. Yoga da tam bu noktada devreye giriyor ve olaylara biraz daha objektif yaklaşabilmenizi sağlıyor. Yoga hem zihninizi hem de bedeninizi gündelik stresten arındırıyor.”