Aşkın Uzun Hikayesi

Aşkın Uzun Hikayesi

Üç ana karakteri var Sacit Kalamar: Alelade Bir Adamın Hikâyesi’nin (Ketebe Yayınları, 2018): Sacit Kalamar, Reyhan ve yazar. Yazardan kastımız, evet kitabın yazarı, diğer ifadeyle diyalogları aktaran, düzenleyen, kurgulayan Remzi Şimşek. Hikâyenin sonunda okuyucuyu şüpheye düşürüyor Remzi Şimşek. Acaba Sacit Kalamar’ın kendisi miydi? Yani yazar kendini Sacit Kalamar ismiyle mi yazdı? Buna hayır diyemiyoruz. Fakat bütünüyle evet dememiz de mümkün değil. Çünkü Sacit Kalamar’a özenen bir tarafı var yazarın. 

Sacit Kalamar, Remzi Şimşek’in üçüncü hikâye kitabı. Kendisi ikinci kitabı Bir İmkansız Ölüm Denemesi’yle birlikte yeni bir tekniğin peşine düşmüştü. Buna anlatıcının olmadığı hikâye tekniği diyenler var. Anlatıcıdan kasıt; kahramanları betimleyen, olayların geçtiği zaman ve mekanla ilgili bilgi veren, karakterlerin düşüncelerine açıklama getiren sestir. Remzi Şimşek hikâyelerinde bunları yapan bir anlatıcıdan söz edilemez, doğru. O, hikâyelerini diyalog üzerinden kurmuş. Diğer ifadeyle hikâye baştan sona karakterlerin iç ve dış konuşmalarından, ayrıca yazar kasa veya telefonun çağrı sesi gibi çevreden gelen seslerden oluşuyor.

Kitabın son bölümünde Sacit Kalamar’la uzun uzun sohbet eder yazar. Kimi zaman ona kızar, onu fırçalar hatta evinden kovar. Tüm bunlara karşı Sacit sakindir, anlayışlıdır, uyumludur. Yazarın Sacit’e karşı agresif davranışları, Reyhan’dan dolayıdır. Yazar, Sacit’in eşi Reyhan’a aşıktır. Fakat tek kıskançlık sebebi bu olmasa gerek. Sacit’in yazara kıyasla daha şanslı olduğunu görürüz. Penaltıyı Sacit kaçırmaz ama yazar kaçırır. Reyhan yazara değil Sacit’e aşıktır.

Hikâyecimiz Remzi Şimşek bir diyalog ustası. 111 sayfa boyunca karakterleri konuşturmak her hikâyecinin altından kalkabileceği bir teknik değil. Hikâyeyi üç ana karakterin konuşmalarından çıkarıyoruz. Fakat araya farklı karakterler de giriyor. Öyle olunca hikâyecinin çerçeveyi genişlettiği ve ana karakterlerin özelliklerini diğer farklı karakterlerle giriştikleri diyaloglar üzerinden vermeye çalıştığı söylenebilir. Remzi Şimşek bunda da gayet başarılıdır. Zira o, Sacit Kalamar’ın ihtiyar amca ve yengesini de çok iyi konuşturuyor, Reyhan gibi patroniçe, genç ve modern bir kadını da. Reyhan konuşurken yadırgamıyoruz, “Bir kadın böyle konuşmaz” diye düşünmüyoruz. Reklam şirketi olan, azimli, hırslı ve çalışkan, patroniçe Reyhan hanım aynen bu şekilde tepki verir, konuşur diye düşünüyoruz. Reyhan’ın cümlelerinden, tepkilerinden, iç konuşmasından, onun boyu posu, edası, mimikleri hatta hal ve hareketleri gözümüzde canlanıyor.

Yazar da Sacit’le Reyhan’ın hızlı mutlu sonundan rahatsız olmuş olmalı ki hikâyeye son bölümü ekleyerek çatışma, gerilim, hatta şüphe sokma gereği duymuş. Son bölüm ilk iki bölümün bir gereği olarak ortaya çıkmış gibi. İkinci bölüm, yani Reyhan’ın hayatı ve bakış açısı da birinci bölümden doğmuş. İkinci ve üçüncü bölümün yazılması, okuyucuda oluşacak hızlı, sorunsuz, pembe denilebilecek mutlu son duygusunu ortadan kaldırıyor. Bu şekilde trajik yönün de bulunduğu, her ne kadar “alelade” diye sunulsa da renkli bir hikâyeyle karşı karşıya kalıyoruz.

Yazarın Kitaplığı

– İslam Peygamberi, Muhammed Hamidullah, Beyan Yayınları

Ölümü Resmetmek, Tim Parks, Alef Yayınevi

Sokağın Zoru, Mehmet Said Aydın, Everest Yayınları

Bilinmeyen Aliya, Dr. F.A.H. Muhammed Şerif, Şule Yayınları