AYSUN ŞAHANOĞLU KABA İLE STİLİNİ KEŞFET!

AYSUN ŞAHANOĞLU KABA İLE STİLİNİ KEŞFET!

Her küçük kız çocuğu, moda ile oyuncak bebeklerine elbise dikmeye başladığında tanışır. Ve her küçük kız, giydirmeye çalıştığı oyuncak bebeğe kendi stilini yansıtır. Aysun Şahanoğlu Kaba da modaya olan tutkusunu küçük yaşlarında babasının yurtdışından getirdiği moda dergileri ile oluşturmaya başlamış ve modaya olan tutkusu onu Türkiye’nin en tanınır stil danışmanlarından biri yapmış. Hani kişinin, en güzel giysisinin gülüşü olduğunu söyleriz ya… Tam da Aysun Hanım için söylenmiş bir cümle. Sesindeki ve gülüşündeki samimiyet ile siz Rail Life okuyucularına moda ve stil hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Aysun Hanım, biraz kendinizden bahseder misiniz? Stil dünyasına nasıl adım attınız?
Küçüklüğümden itibaren görsel zevklerim, modaya bakışım çok farklıydı. Doğru ve şık giyinmeye, modayı izlemeye ve onu kendime göre uyarlamaya o yaşlardan itibaren dikkat ediyordum. Benim modaya bakışım babama hayranlıkla başladı. Bir erkeğin bu kadar şık ve karizmatik olabileceğini babamda gördüm. Zevk sahibi biriydi, gustosu, yaşam biçimi, vizyonu, görgü ve nezaketi, hayatıyla bunu içselleştirmesi beni ona hayran bırakmıştı. Babamın adını da belirtmeden geçmek istemem; Müslim Şahanoğlu…

Peki siz ilk ne zaman keşfettiniz kendinizdeki görsel yeteneği?
‘Bazı şeyler doğuştandır’ denir ya, çok doğru… Görsel zevkler de doğuştan geliyor. Önemli olan onu geliştirmesini bilmek. Küçüklüğümde babamın bana yurt dışından getirdiği moda dergilerini inceler, kendime göre uyarlar, aldığım bütün kıyafetlerde oynamalar yapardım. Onları değiştirmeden, farklılık yaratmadan giyinmem mümkün değildi. Kesinlikle farklı kombinler yaratmak olmazsa olmazımdı. İnanın bu akademik kariyere bakmıyor, zevk ayrı bir şey… 17 yaşında önemli bir yol ayrımına gelmiştim. Eşimle tanıştım, aynı dönem babam bendeki farklı dokunuşların farkında idi. Beni Londra’ya eğitime göndermek istiyordu ama ben çok büyük bir aşk yaşıyordum ve gözüm hiç bir şey görmüyordu.

Kadınların ‘kariyer-evlilik’ ikilemini mi yaşadınız?
Evet, kariyeri değil, aşkı seçerek 19 yaşımda iken evlendim. Bir oğlum oldu ama içimdeki bu moda aşkı hiç bitmedi. Sürekli bir şeyler yazıyor, not alıyordum. Stil eğitimleri, seminerler ve yurt dışı seyahatlerimde medya ve stil eğitimleri alarak kendimi yeniledim. Eşimin sporcu olması, oğlumun güzel sanatlarda okuması… Birbirimize hep destek oluyorduk. Görsel zevkleri gelişmiş bir kişi olmanın avantajlarını kullandım. Herkeste olmayan o dokunuşların bende olduğunu hissediyordum. Yaptığım her işi samimiyet ve aşkla yaptım. Kalemimin doğal olması benim moda yazarı olmamı sağladı.

Seçimleriniz sizi çok mutlu etmiş anlaşılan…
İçimdeki sese kulak verip, sevdiğim işi yapmam beni her zaman mutlu etti. Mutluluğum ve enerjimin çok yüksek olması giydiğim her kıyafeti güzel taşımamı sağladı. Her zaman içinizdeki sese kulak verin. Ben verdim ve şu an yazılarıma dokunuyorsunuz.

Meslekte ulaştığınız nokta neresidir?
Ben bir moda yazarı ve stil danışmanıyım. Birikimlerimi, farklı dokunuşlarımı bir kitapta topladım ve adını da, ‘Aysun Kaba ile Stilini Keşfet’ koydum. Ankara’da yaşıyorum ve bir akademide stil eğitimleri veriyorum, alışveriş danışmanlığı yapıyorum. İnsanların hayatına dokunuyorum, dokundukça, paylaştıkça, karşımdakinin yüzünde gülücükler görünce çok mutlu oluyorum.

Şıklık nedir ve ne değildir?
‘Şıklık üzerinizdeki kıyafetten çok, bir kişilik meselesidir’ der, Jean Paul Gaultier. Çok güzel ifade edilmiş… Bence şıklık sadeliktir. Sade olan, doğal olan her zaman şıktır. Şıklık marka giyinmek değildir. Şıklık bir duruştur.

Şık olmak için belli başlı kurallar var mıdır?
Şık olmak için abartıdan uzak durmak gerekir, şık olmakla stil sahibi olmak farklıdır. Gittiğimiz davetlerde şık kişiler çok görürüz ama stil sahibi kişiler o kişilerden sıyrılırlar. Duruşlarıyla, aksesuarlarıyla, donanımlarıyla, farklı parçaları bir araya getirmeleriyle fark edilirler. Şık demeyelim de stil sahibi olmanın kuralları; özgüven, pozitif gülüşler, doğal ve samimi olmak (başkası gibi olmamak) ve kendinize ait bir tarzınızın olmasıdır.

Nasıl stil sahibi olunur? Stil, yaşla oturan bir şey midir?
Stil renklerle çizgileri bir araya getirip kişilere beğendirmekten çok şey ifade eder. Dolayısıyla giysilerinize biçim oluşturmaktan çok daha fazlasını yapmalıyız. Şık ve stil sahibi olmanın yolu kendine güvenden geçiyor. Kişisel bakıma önem vermek, görgü kurallarını bilmek, nerede ne giyileceği gibi, nerede ne konuşulacağını da bilmek stil sahibi olmakta etkili unsurlardır. Stil sahibi olmanın biraz yaş, zaman ve yaşanmışlık ile de alakası vardır. Zaman geçtikçe beğeniler oturuyor, sadeliğe daha önem veriyoruz. Demode kalmamak için gündemi takip etmek, kıyafetleri renklendirmek, vitrin mankeni gibi olmamak, kendinize ait bir tarzınızın olması… Başkası gibi olmamaktır stil sahibi olmak.

Aksesuarların giyimdeki önemi nedir? Aksesuar kullanımında neye dikkat etmeliyiz?
Aksesuar seçimine önem vermeliyiz. Takı, giydiğiniz bir elbiseyi bir anda yukarı da çeker, aşağıya da indirir. Aksesuar, kıyafete hareket katar. Giydiğiniz kıyafet marka bir üründür ama aksesuarınız kalitesiz ise sizi bir anda yok edebilir. Her zaman kaliteli ürünleri tercih etmelisiniz. İpek fularlar, inciler modası geçmeyen zamansız parçalarımızdandır.

Makyaj nasıl olmalı?
Makyajınız her zaman doğal olmalı. İyi bir kapatıcı, göz altı kapatıcısı, allık, maskara ve ruj yeterli olacaktır. Kapatıcınız karşı taraftan gözü yormamalıdır, dekoltenizle uyumlu olmalıdır. Temiz bir cilt her şeyden önemlidir. Temiz ve bakımlı bir cilde yapılan makyaj sizi fark ettirir. Tıpkı temiz bir bedene giydiğiniz kıyafetler gibi.

Moda ne derecede takip edilmeli?
Moda geçicidir, stil ise kalıcıdır. Modayı takip edelim, ama modanın esiri olmayalım. Çünkü moda sürekli değişir; eski dediğiniz farklı şekillerde yeniye döner. Ama stil farklıdır. Stil; modanın nefes alan, yaşayan, meydan okuyan, farklılık yaratan yönüdür. Moda bir araçtır, tavırla şekillenir, amacı ise stildir.

Alışveriş yaparken, iyi bir yatırım olacak parçaları, ‘sezonluk’ giyebileceklerimizden nasıl ayırt ederiz?
Alacağınız ürünler en az birkaç sezon, birkaç mevsim giyebileceğiniz ürünler olmalıdır. Artık yaz, kış diye ayırt etmediğimiz parçalar vardır. Örneğin ipek gömlekleri ve ipek elbiseleri yaz ve kış giyiniriz. Kışın kıyafetimizi kaşmir hırkayla ve kazaklarla tamamlarız. Alışverişte trend ürünler alacaksanız; büyük paralar vermeden, uygun fiyatlı olanlara yatırım yapmalısınız. Çünkü modası geçer, sıkılabilirsiniz… Her zaman zamansız parçalara, klasiklere yatırım yapma zamanıdır. 

Gardırobunuzda neler bulunmalı?
Kadınlar
İyi kesimli beyaz ve siyah gömlek, siyah cigarette pantolon, gri kaşmir triko, trençkot, siyah bir pump, kaliteli ayakkabı, çanta ve ipek eşarplar.

Erkekler
Beyaz gömlek, lacivert blazer, trençkot, siyah kaşmir triko ve iyi kesimli bir siyah ve lacivert takım elbise.

Türkiye’nin stil sahibi isimleri kimler?
Kadınlar
Betul Mardin, Ajda Pekkan, Nebahat Çehre, Filiz Akın, Alara Koçibey, Ümit Boyner, Ayşe Kucuroğlu, Derin Mermerci, Özlem Önal, Hande Atazi, Ece Sükan.

Erkekler
Rahmi Koç, Mustafa Sarıgül, Hamdi Akın, Menderes Utku, Sezai Taşkent, Ayhan Sicimoğlu, Akın İpek.

Vücut tipine göre giyim nasıl olmalı?
*Nerenizi beğeniyorsanız orayı öne çıkaracaksınız. Beğenmediğiniz kusurlarınızı da kamufle edeceksiniz.
*Minyon iseniz; vücudunuza oturan kıyafetleri seçiniz.
*Beliniz kalın ise; ipek fularları boynunuzdan sarkıtıp uzun bir şekilde kullanın. Belinizin kalınlığını kapatır. Göbeğiniz var ise onu kapatır. Kemer kullanmayın. *Bacaklarınız kısaysa; pantolon ve ayakkabınızı aynı tonda seçin, başka renk giyip de kesmeyin. Mini elbiseler giyinin ve ten rengi ayakkabı seçin, böylelikle daha uzun görünürsünüz.
*Basenleriniz var ise; tabii ki akan kumaştan gömlekler seçin baseninizi kapatan. Üzerinize yapışmayan seçimler olmalı.
*Bacaklarınız kalın ise; tayt pantolonlar tercih etmeyin. Seçilen pantolonlar çok oturmamalı.