BADEM ÇİÇEKLERİYLE GELEN DATÇA BAHARI

Türkiye’nin en başdöndürücü baharlarından birini yaşar Datça. En erken açan bahar çiçekleri de Datça Yarımadası’nda görülür. Bahar, şubatta badem çiçekleriyle birlikte gelir. Toprak yeşermeye başlamıştır bile. Bol yağmur ve sıcak hava, biraz Akdeniz ve biraz da Ege iklimi, toprağın fazla vakit kaybetmeden yeniden coşması demektir.

Mart ve Nisan aylarında toprak bahar yağmurlarını çektikçe, papatya beyazına ve gelincik kırmızısına boyanır. Mayıs ayında papatyalar insan boyundadır. Sarı, mor, mavi, pembe anemonlar yani dağ laleleri açar. Mayısta kıyı karanfilleri ortaya çıkar. Portakal ve limon çiçekleri her tarafı kaplar. Kokular iştah açıcıdır. Mavimsi yapraklarıyla Datça hurması çiçek açar. On küsur orkide çeşidi belirir baharda. Hava o kadar berraklaşır ki Simi ve Rodos elinizle dokunabilecekmişsiniz gibi yakın görünür. Sıcaklığın 24- 26 dereceye çıktığı olur. Deniz soğuktur ama meraklısı da vardır. Datça’yı gerçekten sevenler ve bilenler bu aylarda burada vakit geçirmek isterler. Bisikletler ortaya çıkarılır, dağ tepe yürüyüş ruhuna girilir, kucak dolusu otla geri dönülür.

Mayısta dostluk yürüyüşü…
Her yıl mayıs ayının ilk pazar günü, sabah, Datça Limanı’nda bir kalabalık toplanır. 10 yıldır yapılan Datça’ya özel bu geleneksel aktivite “Akdeniz’den Ege’ye Dostluk Yürüyüşü”dür. Datçalılar ve isteyen herkes yürüyüşe ellerinde birer toprak su testisiyle katılırlar. Önce Kumluk Plajı’nda testiler Akdeniz’in serin sularına daldırılır. Akdeniz’in kıyısından başlayan ve Ege Denizi’ndeki Gereme Koyu’nda sona eren bu iki saatlik yürüyüşte yel değirmenlerinden, zeytin, badem ağaçlarından, tarlalardan, kış yağmurlarıyla canlanmış derelerden geçilir. Buluşma noktasında testi testi Akdeniz suyu Ege’ye dökülür. Dünyada bir denizden diğerine yapılan bir başka yürüyüş var mıdır acaba? Halk inanışına göre de, yarımadanın bu en dar yerinden geçen artık Datçalı sayılır ve uzun, sağlıklı bir yaşam sürer.

Bükler ve köyler
Datça’ya ‘dünyanın en büyük açıkhava tımarhanesi’ yakıştırmasını uygun gören Can Yücel’le özdeşleşmiş ve büyük ölçüde korunmuş olan Eski Datça’nın yanısıra Datça Yarımadası’nı gezerken ‘bük’ denilen koylara da uğramak gerek. Günbatımından önce antik kent Knidos’a varmak en ideali. Datça- Marmaris yolunun 3. km’sindeki Knidos sapağından batıya dönerek, ardından da Mesudiye köyü tabelalarını takip ederek ilerlemeniz gerekiyor. Yol çam ormanlarından geçer ve 2.5 km sonra Mesudiye köyünün koylarından biri olan Hayıt Bükü’ne varır. Kıyı boyunca mütevazı kahveler, restoranlar ve pansiyonlar var. Bu koyun hemen doğusundaki Kızılbük’ten Datça 20 km. Hayıt Bükü’nden batıya doğru, 1 km. sonra varılan Ova Bükü’nün sahili Hayıt Bükü’ne göre daha uzun ve çakıllı. Burada kamping alanı da bulmak mümkün. Datça’ya giden kime sorsanız Palamut Bükü’nü bilir. Artık bir sahil kasabası görünümünü almış olan Palamut Bükü, koylar arasında en popüleri.

Ova Bükü- Palamut Bükü yolu üzerinde iki bakir koy var. Ova Bükü’nden 3.5 km mesafedeki Kurubük ile 2 km. daha ilerideki, Datçalılar’ın denizinin berraklığından dolayı Akvaryum olarak da adlandırdığı Akçabük. Manzaralı molalar vermek için karşınıza birçok fırsat çıkacak. Palamut Bükü’ne yaklaşırken vadinin içinde badem ağaçları belirecek. Küçük bir limana ve 2 km’lik bir plaja sahip olan bu koy, mavi yolculuğa çıkanların ve günübirlik tur teknelerinin rotası üzerinde yer alır.

Çıkmaz sokak…
Halkı Datça’yı “çıkmaz sokak” diye tanımlar. Birçok turist içinse yolu sapadır. Aslında Datça bugün bu kadar bakir bir doğaya sahip olmasını büyük ölçüde coğrafi konumundan kaynaklanan bu sıkıntısına borçludur. Ve Datça’nın baharı, her zaman, bu sapa yola çıkmanın ne kadar doğru bir karar olduğunu size hatırlatacaktır.

NE DEMİŞ?
Datça’nın havası, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in söylediklerini doğru çıkartır: “İklim tam insan boyutundadır. Sıcağı da soğuğu da, insan tahammülünü aşmaz. İklimi paltoyla, sobayla ya da yelpazeyle düzeltmeye gerek yoktur.”

KAÇIRMAYIN
Bahar, endemik bitkileriyle koruma altında olan 6 milyon yıllık kumul Gebekum fosili için de uyanış demektir. Böcekler, yer sıçanları, bukalemunlar ortaya çıkar.

TADIN
Baharın otlarını tadın; ebegümeci, dallama, kışıyak, tilkicik, iğnelik, kuzukulağı, cibez, kuzugöbeği mantarı, arapsaçı, su kayzağı, su teresi, çoban kaldıran… Ayrıca dağ nanesi, adaçayı, kekik ve biberiye mutfaklardan eksik olmaz.

AKTİVİTE
Geleneksel aktivite “Akdeniz’den Ege’ye Dostluk Yürüyüşü”nde Akdeniz suyunu Ege’ye dökün.

ALIŞVERİŞ
Türkiye’nin en kaliteli bademi olarak anılan Datça bademi alın. Nurlu, ak, kababağ, dedebağ, sıra ve diş gibi çeşitler arasında en kalitelisi nurludur.