BALKANLAR’IN EN GÜZEL VAATLERİYLE; MAKEDONYA

Zirveleri, gölleri ve nehirleriyle, ilk bakışta Balkanlar’ın görkemli doğasıyla öne çıkan Makedonya, eskiyle yeninin yanyana varolabilmesiyle de çarpıcı bir ülke. Ortodoks keşişlerin dolandığı sokaklarda aynı zamanda gençlerin Avrupai yaşam tarzlarını sürdürebilmeleri burada şaşırtıcı bir görüntü değil. Doğa tutkunları için burası bir cennet; bakir doğası yürüyüşçü, dağcı ve kayakçılara hitap ederken, arkeolojik kalıntıları, tarihi ve geleneksel mekanlarıyla, kent sokaklarını arşınlamaya meraklı olanlar için de vaatleri bol. Böylesine küçük bir ülke olmasına rağmen, herkesin tad alabileceği alternatifleri biraraya getirmeyi başarıyor. Üstelik yaklaşık 600 yıl süren Osmanlı kültürü sayesinde Slavlar’ın içinde en sıcakkanlı karşılamayı Makedonya Slavları’ndan görüyorsunuz.

Önce Balkan Alpleri’nden, batı Makedonya’daki muhteşem Mavrovo Milli Parkı’ndan ülkeye bir bakalım. Balkanlar’da son yıllarda kayak denince dikkatleri üzerine çeken Mavrovo Kayak Merkezi’nin kayak ve snowboard yapılan pistlerinin uzunluğu 12 km’den fazla. Burası sadece kayakçılarda merak uyandıracak bir alternatifi değil, aynı zamanda çevresindeki doğa, göl, karlar içindeki kiliseleriyle temiz havada yürüyüş yapmak ve fotoğrafçılar için de gerçek anlamda bir görsel keyif. Kiliselerin göle yansıyan görüntüleri, kayak sporundan alınan adrenalinin yanında oldukça dingin ve sakin bir ruh hali veriyor insana. Kayak merkezinin kurucusu, eski Mavrovo köyünde doğup büyüyen Zare Lazarevski. Yugoslavya Federasyonu döneminde üst düzey bir bürokrat olarak görev yaparken, çocukluğunun geçtiği bu köye kayak merkezi kurmak aklına geliyor. Bu fikirle birlikte o dönemde görev yapan üst düzey devlet çalışanlarına, bölgede ev yaptırmaları kaydıyla ücretsiz arazi vererek kayak merkezinde sosyal bir ortamın gelişmesini de sağlıyor.

Gece yapılan kayak keyfi
Pistlerin olduğu Bistra Dağı’nın zirvesi 2160 metre. Kayak merkezinin, toplam uzunluğu 5700 metre olan 11 lifti ve üç telesiyeji var. Bazı pistlerde bulunan müzik yayını ve aydınlatma sayesinde gece de kayak yapılıyor. Otellerde ve pistlerde Türkçe bilen personel bulunuyor. Kayak merkezi civarında mimari dokuyu koruyan Mavrovo ve Galiçnik gibi geleneksel köyler var. Galiçnik köyünün yolu açıksa ziyaret edebilir ve ünlü peynirinden alabilirsiniz. Kayak merkezinden turlarla Makedonya’daki kaydadeğer birçok destinasyonu gezmek mümkün. Burası başkent Üsküp’e 1.5 saat mesafede.

Üsküp’ü ikiye bölüyor Vardar Irmağı
Şar Dağları’ndan Selanik’e doğru akan ve Rumeli türkülerine ilham veren Vardar Irmağı, Üsküp’ü tam ortadan ikiye böler. Bugün Eski Üsküp’teki Türk Çarşısı’ndaki Arasta Cami, Kazancılar Camisi, Köse Kadı Camisi, Kurşunlu Han, Kapan Hanı, Sulu Han, Bezistan ve Çifte Hamam, Osmanlı dönemine ait. Eski şehrin en önemli camilerinden biri de Hünkâr Cami. Çarşıda yemeni dükkânları, antikacılar, börekçiler, Rumeli köftecileri sıralanıyor.

Vardar’ın diğer yakasında, mimari ve kültürel bir dönüşüm için harıl harıl bir çalışma var. Başkent geçirdiği depremler ve savaşlar nedeniyle diğer Avrupa kentlerinin görkemli yapılarına sahip olmadığı için hükümet, “Üsküp 2014 Projesi”ni başlatarak nehrin iki yakasında yepyeni, ancak antik görünümlü  dev kamu binaları ve heykeller inşa ediyor.

Üsküp’ün kalbi Makedonya Meydanı
Kentin kalbi, Makedonya Meydanı. Barlar, alışveriş mekanları çok hareketli. At üstünde Büyük İskender’in heykeli burada. Meydanın dört bir yanına, uzak ve yakın tarihin önemli kişiliklerinin heykelleri yerleştirilmiş. Eski Üsküp’ü yeni bölüme bağlayan Vardar ırmağı üstünde, Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı kentin sembolü, on iki gözlü Taşköprü var.

Büyük depremde duran saat
Makedonya Caddesi, heykeller ve yeme içme mekanlarıyla sadece yayalara ayrılmış. Üsküp doğumlu, Arnavut asıllı, misyoner Rahibe Teresa’nın anı evi ve hemen arkasında yaşadığı ev de burada. Eski ismi Mareşal Tito olan Makedonya Caddesi, meydanı bugün artık Kent Müzesi olan eski Üsküp Tren Garı’na bağlıyor. Garın ön cephesindeki duvar saati, 1963’te kentte meydana gelen büyük depremin olduğu 17:20’de durmuş.

Ohri en popüler destinasyon
Üsküp’e 175 km mesafede, Makedonya’nın en popüler destinasyonu Ohri var. 34 kilometrelik kıyısıyla Ohri Gölü, Balkanlar’ın en eski ve en derin gölü kabul ediliyor. Galicica Dağı eteklerinde, denizi andıran gölün üçte ikisi Makedonya’da, diğer kısmıysa Arnavutluk’ta. Akdeniz’in sahil kasabaları gibi kıyı boyunca butik oteller, kafeler ve barlar var. Özellikle Doğu Avrupalı turistler buraya rağbet ediyor. Suyu temiz ve berrak.

Ohri iskelesinden kaleye, eski şehre doğru çıkarken mevsimine göre evlerin pencere ve balkonlarında farklı bitki ve çiçekler taşar. Kentin en büyük kilisesi Sv. Sofia (9. yy) Osmanlı döneminde camiye çevrilmiş. Sv. Bogorodica Kamensko Kilisesi’nden (17. yy) tepeye doğru bir antik Roma dönemi tiyatrosu var. Kaleye yakın, Plaosnik yada Türkler tarafından İmaret olarak adlandırılan alanda, Makedonlar için kutsal sayılan Ohri’nin koruyucusu Pantheleimon yada Sv. Kliment Kilisesi bulunuyor. Osmanlı döneminde burada bir cami varmış. Kazılarla burada eski bir kilise olduğu ortaya çıkınca cami yıkılmış ve yerine Sv. Kliment Kilisesi yaptırılmış. Sinan Çelebi’nin türbesi de burada.

Galicica Dağı’nın eteklerindeki balıkçı köyleri ve kiliseler, Ohri’nin en tipik görüntüsü. Kaneo sahilinde bulunan ve İlahiyatçı Yahya’ya adanmış, 13. yüzyıldan öncesine tarihlendirilen St. Jovan Kilisesi, tepeden göle bakan manzarası ile oldukça ünlü bir kilise.

Bitola’da Türk etkisi yoğun
Makedonya’nın Üsküp’ten sonra ikinci büyük kenti Ohri’ye 75 km mesafedeki Bitola’da Türk etkisi yoğun. Baba Dağı eteklerindeki Bitola, Türkçe “Manastır” anlamına geliyor. Görülecek her yer yürüyüş mesafesinde. Manastır’ın en ünlü ve hareketli caddesi, yayalara ayrılmış Şirok Sokak. Şirok, Slav dillerinde ‘geniş’ demek. Caddenin iki yanında 19. yüzyıla ait neoklasik evler, restoranlar, barlar, kafeler, mağazalar ve konsolosluklar sıralanıyor.

Atatürk’ün kişisel eşyaları…

Bugün Bitola Müzesi olarak kullanılan ve bir Osmanlı kışlasını andıran bina, bir zamanlar Manastır Askeri İdadisi’ydi. Müzede, arkeolojik buluntuların yanısıra Makedonya’nın 19. ve 20. yüzyılını anlatan bir sergi var. Mustafa Kemal’in de öğrencisi olduğu bu binada bugün Atatürk’e ayrılmış anı salonunda, Atatürk’ün bazı kişisel eşyaları, mektuplar, orijinal öğrenim belgeleri, hakkında yazılmış kitaplar ve fotoğraflar bulunuyor.

DANIŞMA
Mavrovo Kayak Merkezi ve turlar için başvurabilirsiniz; www.kayakmavrovo.com- www.turizmpark.com

FOTOĞRAF MOLASI
Mavrovo Gölü kıyısında göle vuran kilisenin yanısması etkileyici.

LEZZET MOLASI
Üsküp’te eski bir Makedon evinde, Türkçe ve Makedonca şarkılar eşliğinde Boşnak böreği, Rumeli köftesi, lorlu pane yeşil biber, doğal mantar sote, güveçte kuru fasulye (tavche gravche), kurutulmuş ve fümelenmiş sosis, biber ve patlıcan sosları (ajvar), el açması kadayıf, baklava… www.starakuka.com

KAÇIRMAYIN
Üsküp’te güneş batarken Makedonya Meydanı ve Büyük İskender Heykeli’nin civarında olun, Vardar Irmağı boyunca yürüyün Taşköprü’nün sudaki yanısmasını görün.

FOTOĞRAF MOLASI
Ohri Kalesi’nden Ohri ve göl ayaklarınızın altında.

LEZZET MOLASI
Ohri’nin gölün balıklarından yapılan, sarımsak ezmeli ve limonlu ünlü balık çorbasını tadın.

FİLMDEN BİR KARE
Ohri’nin simgesi haline gelen St. Jovan Kaneo Kilisesi, Makedonyalı yönetmen Mancevski’nin ‘’Yağmurdan Önce’’ filminin setlerinden biriydi.

AKTİVİTE
Ohri Gölü’nde tekne turuna çıkıp ancak karayoluyla ulaşılabilen kiliselere uğrayın.

KONAKLAMA
Ohri’de göle sıfır odalar, eski şehirdeki Orhidea Apartements’ta (www.visitOhri.org/orhidea.htm)

ALIŞVERİŞ
Göldeki benekli alabalıkların pullarının belli bir işlemden geçirilmesi ile elde edilen Ohri incisi, buraya özgü.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Makedonya TC vatandaşlarına vize uygulamıyor.

NASIL GİDİLİR?
THY’nin her gün günde iki, Pegasus Havayolları’nın haftada 4 gün karşılıklı seferleri var.