Başarısının Sırrı, Sadelikte Gizli: Aylin Bilgiç

Başarısının Sırrı, Sadelikte Gizli: Aylin Bilgiç

Galata’daki atölyesini 7 ay önce İstanbul’da Moda’ya taşıyan Aylin Bilgiç, seramik ve porselen odaklı tasarımlara imza atıyor. Sade ve minimal bir tasarım çizgisine sahip olan Bilgiç, işlevsel ve fonksiyonel obje tasarımlarıyla dikkat çekiyor. 2018’de porselen tasarımlarına daha çok ağırlık vereceğini söyleyen Bilgiç, seramik çalışmalarında da farklı teknikler kullanmaya özen gösteriyor. Günlük hayatı tasvir eden minik insan heykelleri, dekoratif objeler ve işlevsel ürün grupları tasarlayan Bilgiç’in tasarımları Milano Design Week kapsamında uluslararası sanatseverlerle de buluştu.

TEKSTİLDEN SERAMİK SANATÇILIĞINA

Cağaloğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Meslek Lisesi’nin “moda-tasarım” bölümünden mezun olan Aylin Bilgiç, staj döneminde fabrikada staj yaparken tekstil odaklı çalışmaktan çok da mutlu olmadığını hissedince, farklı bir yöne kaymaya karar veriyor. Güzel sanatlar fakültesine gitmek için resim kursuna başlayan Bilgiç, 2004’te Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nü kazanıyor. 2008’de mezun olmadan önce diploma projesi için büyük ebatlı işler yapmaya odaklanan Bilgiç, “Okulun imkânları, tasarladığım projeyi yapmaya yeterli olmadığı için Vitra’nın sanatçılara özel atölyesine başvurdum. Diploma projemi de bu atölyede tamamladım. Daha sonra 2 yıl boyunca Vitra Sanat Atölyesi’nde çalışmaya devam ettim. Seramik sanatçısı Nuray Ada ve Mehmet Kutlu’nun asistanlığını yaptım. Bir süre sonra artık kendi işlerime odaklanmam gerektiği fikri ağır basmaya başladı. Doğru zaman gelmişti. Böylece, birlikte çalıştığımız yerdeki arkadaşım Narin Maciroğlu ile ortak paylaşımlı ilk atölyemizi 2013’te Galata’da kurduk. Kadıköy Moda’ya ise yaklaşık 7 ay önce taşındık. Ortak iş yapmıyoruz ama bu atölyeyi mekânsal olarak paylaşıp farklı işlere imza atıyoruz. Yaptığım işler ruh halime göre değişkenlik gösteriyor. Dekoratif ve işlevsel çalışmaları bir arada yürütmeye çalışıyorum.” diyor.

SADE VE MİNİMAL TASARIMLAR

Daha minimal ve sade tasarımlara imza attığını belirten Aylin Bilgiç, bu sadeliği kullandığı renk ve formlara da yansıtıyor. Son zamanlarda küçük heykeller de yapmaya başladığını söyleyen Bilgiç, gündelik hayattan hafızasına kazınan detayları minik heykelleriyle ölümsüzleştiriyor. Canlı renk kullanımından uzak duran, yaptığı tüm işlerde farklı dekor teknikleri kullanan Bilgiç, “Astar kazıma, sır altı boyalarla desenler yapma gibi farklı tekniklere odaklanıyorum. Tasarımlarıma belli bir tema yön vermiyor. Daha çok yaşadıklarımdan ilham alıyorum. Kuşları çok sevdiğim için kuş temalı kahve fincanları tasarladım. Koleksiyon yerine farklı seriler üzerine çalışıyorum. ‘Fluid’ (akışkan) porselenler serisi de dikkat çeken çalışmalarımdan biri… Bu seriye özellikle yurt dışından çok talep oldu. Kırılgan bir malzeme olduğu için hassas bir şekilde çalıştım. Çalışmanın teması ise akışına bırakmaktı. Bu tasarımım, Milano’da Design Week’te sergilendi. At ve boğa temalı tasarımlara da 2017 sonunda başladım. Daha çok insan ve hayvan figürleri ile dekoratif objelere odaklanmış durumdayım. Kedili kadınlar, kitap okuyan adamlar gibi minik ölçekli insan heykelleri tasarlamaktan da büyük keyif alıyorum ve günlük hayatı tasvir ediyorum. Büyük dekoratif tabak ve kase tasarımlarım da var. Bunun yanı sıra işlevsel tasarımlarım da bulunuyor.” yorumunda bulunuyor.

2018’DE PORSELEN TASARIMINA ODAKLANACAK

Sipariş odaklı çalıştığı için tasarımlarının ağırlıkla ev ve ofis ortamlarında kullanılabilecek işlevsel objeler olduğunu ifade eden Bilgiç, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sanatsal objeleri daha çok sergi çalışmaları kapsamında tasarlıyorum. Bireysel siparişlerden fırsat kaldığında ise sanatsal objelere yoğunluk veriyorum. Tasarımlarım, Galata ve Cihangir taraflarındaki Lunapark Shop, Zemix, Hiç Krafts gibi butik mağazalarda satışa sunuluyor. Bireysel müşterilerim de bana daha çok Instagram hesabımdan ulaşıyor. (@aylinbilgic) 2018’de daha çok porselen odaklı işler yapacağım. 30 gün boyunca her gün, küçük porselen objeler tasarlayacağım. Atölyeye sabah 10.00 gibi geliyorum. Ortalama 10 saatimi atölyede geçiriyorum. Porselen çamurunu renklendirerek çalışıyorum. Son zamanlarda koyu renk çamurlarla kontrast oluşturacak beyaz-sarı tonlarını kullanıyorum ve tasarımların üzerine çizgisel desenler yapıyorum. Porselen ve altın uyumu bana büyük keyif veriyor. Seramikte öğrenme süreci hiçbir zaman bitmiyor. Sürekli yeni bir malzeme çıkıyor. Farklı deneme ve yanılmalarla ilerliyorsunuz. Türkiye’de seramik sanatı henüz istenilen boyutta algılanmıyor. Çoğu galeri, seramik tasarımlarının kırılgan olduğunu düşündüğü için sergi fikrinden uzak duruyor. Geçtiğimiz yıllarda buna rağmen farklı pek çok karma sergiye katıldım.”

SERAMİK SANATI BÜYÜK SABIR GEREKTİRİYOR

Porselen ve seramik tasarımlarında farklı teknikler kullandığını vurgulayan Aylin Bilgiç, bu teknikler hakkında şu bilgileri veriyor: “Porselen döküm çamurunu, alçı kalıbının içine döküp forma şekil veriyorum. Kuruduktan sonra ise rötuş işlemine geçiyorum. Rötuşun ardından tasarımların ilk pişirim süreci başlıyor. 900 derecede, ortalama 6-7 saatlik ilk bisküvi pişirimi yapılıyor. Sırlandıktan sonra da bin 250 derecede yaklaşık 10-12 saatliğine tekrar fırına veriliyor. Böylece ürün tamamlanmış oluyor. Bir diğer yöntem ise elle şekillendirme… Burada da plastik çamuruna şekil verirken plaka tekniği, fitil tekniği ya da pinch tekniği kullanılabiliyor. Seramikte çok fazla teknik var. Sırlama süreci de farklı bir boyut. Seramik sanatı çok sabır isteyen bir iş… En küçük hatanızda, hata kendini belli eder. Rötuş aşamasında normalden biraz daha sert bastırırsanız ürün kırılabilir. Yanlış sırlama yaparsanız, ürününüz bozulur ve fire verirsiniz. Seramikle çalışırken çok dikkatli ve sabırlı olmanız gerekiyor. Atölyede farklı eğitimler de veriyorum. Elle şekillendirme ve dekorlama teknikleri alanında ders veriyorum. 3 kişilik sınıflarım var. Haftada 4 gün, ayda 16 saatlik çalışmalar yapıyoruz. Derslere en az altı ay devam edildiğinde katılımcılar güzel sonuçlar alıyor. Ama pratik yapmaya devam etmeleri ve malzemeyle sürekli temas halinde olmaları gerekiyor.