BASRA’YA HAYAT VEREN MİMAR

Mimar Filiz Bıldır’ın kariyer öyküsü, adeta bir film gibi. Başarılı bir mimar, özverili bir anne ve gözü pek bir girişimci olan Bıldır, İkinci Körfez Savaşı’nın ardından Amerikan Hükümeti’nin teklifiyle 2007’de Irak Basra’ya giderek, harabeye dönen şehri sil baştan inşa etti. Hastane, otel, havaalanı, terminal, kamu binası, okul, lüks konut ve villa inşaatlarıyla Basra’yı adeta yeniden tasarlayan Bıldır, altı yılda 250 bin metrekarelik alan inşa ettiklerini söylüyor. 2013’ü yaklaşık 100 milyon dolarlık iş hacmiyle kapattıklarını vurgulayan Bıldır; Libya, Katar, Kuveyt ve Irak’ın ardından Türkiye’ye yönelik projelere hız vermiş durumda…

Mart sayımızda çok başarılı bir kadın mimarı konuk ediyoruz. Risk almaktan korkmayan, İkinci Körfez Savaşı sonrasında gözünü bile kırpmadan Irak Basra’ya giden Filiz Bıldır, Dore Mimarlık çatısı altında pek çok başarılı projeye imza attı. 2007 yılında Basra’ya geldiğinde harabe bir şehirle karşılaştığını söyleyen Bıldır, Basra’ya gelen şirketlerin inşaat işlerini yarıda bırakıp şehri terk ettiklerini belirtiyor. Basra’da ilk olarak kendi inşaat ofisini inşa eden Bıldır, enkaza dönen şehre hayat veren en önemli isimlerden biri. O dönemde Irak’ta kaosun hüküm sürdüğünü dile getiren Bıldır, bu riskli ortamı fırsata çevirmek için kolları sıvadı. Havalimanı inşaatını 9 ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak büyük bir başarıya imza attı. Bu sayede Basra’da iş yapmak isteyen global şirketlerin de dikkatini çekti. Havalimanı ve villa inşaatlarında hız ve kaliteye yatırım yaparak ilerlediklerini söyleyen Filiz Bıldır, ilk başlarda korumalarla gezdiği Basra sokaklarında bugün, halkın çok sevdiği biri olarak dolaşıyor. Basra’yı 400 kişilik ekibiyle A’dan Z’ye yeniden inşa eden Bıldır; Irak, Katar ve Kuveyt başta olmak üzere pek çok ülkede özel projeler geliştiriyor.

Zorluklara meydan okudu
Baretini takıp, tulumunu giyen ve sabahtan akşama kadar işinin başında duran Filiz Bıldır, bir kadın için Basra gibi dünyanın en tehlikeli savaş bölgesinde iş yapmaya karar vermenin son derece zor olduğunu ifade ediyor. Bıldır, “Basra’ya gittiğimizde oğlum, henüz daha 1 yaşındaydı. Onu İstanbul’da bırakıp uçakla Basra’ya gitmek ve orada sıfırdan bir iş kurmanın büyük zorluklarını yaşadım. Savaştan yeni çıkmış petrol zengini bir şehir bulduk karşımızda. Güvenlik nedeniyle pek çok proje daha inşaat aşamasında yarıda bırakılmış. Adeta terk edilmiş bir yapıdaydı. Amerikan hükümetinin teklifiyle Basra’da ilk işimize başladık. Amerikan hükümeti için askeri bir havalimanı yaptık. Radara yakalanmayan son teknolojinin eseri bu projemiz çok beğenildi.” diyor.

“İşimizi asla yarım bırakmadık”
Projeyi vaat ettikleri süreden daha kısa sürede teslim ettiklerini ifade eden Bıldır, sözlerine şöyle devam ediyor: “Havaalanı projesinde adeta zamanla yarıştık. 9 ay gibi kısa bir sürede en ufak detayına kadar titizlikle projelendirilmiş bir işi layıkıyla teslim ettik. Amerikan standartlarında teslim hızımız ve titizliğimiz Amerikalıların çok hoşuna gitti. Afganistan’daki projeleri için de bizimle çalışmak istediklerini söylediler. Fakat biz Basra’da kalmaya karar verdik. Basra’nın önde gelen ailelerine ve yöneticilerine lüks villalar tasarladık. İçerisinde berberinden hamamına kadar her türlü detayı düşünülmüş ultra lüks yapılar inşa ettik. İşlerimizdeki başarımız sonrası köprü, hastane, okul gibi nitelikli binaların inşa ve tasarımını yapmaya başladık. İlk zamanlarda insanlarda güven sorunu vardı. Bizim de işi yarıda bırakıp kaçacağımızı düşünüyorlardı. Fakat zamanla işimize verdiğimiz değeri gördüklerinde kalıcı olduğumuzu anladılar. İlk başlarda Basra’da korumalarla gezerken şimdilerde buna gerek duymaz hale geldik. Çünkü Irak halkı ile Türk halkı birbirine çok benziyor. Size güvendiklerinde ailelerinin bir parçası olarak görüyor. Şu an hangi kapıyı çalsak bir tanıdığa rastlamak mümkün.”

Mücadeleci ve inatçı bir ruha sahip
Basra’da inşaat malzemelerinin yerel olarak temin edilememesi gibi bir sorunla mücadele etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Bıldır, “Bu nedenle ithalat ve lojistik alanda güçlü bir yapılanmaya gitmek durumunda kaldık. Basra’da işadamları işlerimizi övgü ile karşıladı. Ardından Basra’da bir marka haline geldik. Savaş sonrası bir ülkede çalışmak erkek ya da kadın ayırt etmeksizin zorlayıcı bir durum. Kadın bir mimar ve girişimci olarak Basra’da iş yapmak bizi her zaman en zor şartlara göre kendimizi hazırlamamızı ve mücadeleci inatçı bir ruha sahip olmamızı sağladı. Basra’da iş yapmak için çok sabretmeniz ve az hata yapmanız gerekiyor.” diyor.

Türkiye’ye özel projeler
Ortadoğu dışında son bir yıldır Türkiye pazarına dönük müze, kongre merkezi, AVM, konut, iş merkezi ve hastane inşaatlarına odaklandıklarının altını çizen Filiz Bıldır, 2014 hedefleri hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Türkiye pazarına da büyük önem veriyoruz. Özellikle kentsel dönüşüm, mütekabiliyet gibi fırsatları değerlendireceğiz. Nitelikli özgün binalar tasarlayıp inşa edeceğiz. Yabancı sermaye gruplarıyla birlikte yatırım ve iş birliği fırsatlarına odaklanacağız. Türkiye pazarında ve Ortadoğu pazarında uzmanlık alanımız olan nitelikli yapılara yoğunlaşacağız. Gerek kendi sermayemizle gerekse de stratejik işbirlikleri içerisinde yatırımlarımıza devam edeceğiz.”

Filiz Bıldır kimdir?
İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü 1997’de bitiren Filiz Bıldır, 8 yıl boyunca Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde çalıştı. Ardından 2005 yılında kendi şirketi olan Dore Mimarlık’ı kurdu. 3 kişilik bir ekiple yola çıkan şirket, bugün 400 kişiyi istihdam ediyor.  Dore Mimarlık’ın ardından Kor Yapı ve Dore Gayrimenkul Değerleme olmak üzere 2 ayrı şirket daha faaliyete geçti. Türkiye’de villa ve lüks konut tasarımına imza attı.