BİR BALKAN ROMANTİZMİ: BELGRAD

BALKANLAR’IN EN ÇOK EĞLENMEYİ SEVEN KENTİ BELGRAD… DİNAMİK GECE HAYATI, ÇILGIN PARTİLERİ, DÜNYANIN HER YERİNDEN MERAKLILARI CEZBEDİYOR.

Anlamı ‘Beyaz Kent’, oysa her adımda rengarenk, dinamik ve capcanlı bir kent Belgrad. Balkanlar’ın bu en büyük kenti, yalnız Sırbistan’ın başkenti değil aynı zamanda bölgenin merkezi olarak da kabul ediliyor. Sava ve Tuna nehirlerinin buluştuğu noktaya bakan bir konumda, ülkenin tam ortasında, Taş Devri’ne dek uzanan bir tarihi var. Bugün kentle ilgilenen uluslararası yatırımlar sadece yeni dönem mimari şaheserlerin yapılmasında değil aynı zamanda Tito devri yapıların, Habsburg Art Nouveau mimarisinin ve Osmanlı mirasının da restorasyonunda etkili oluyor.

Kentten hayat fışkırıyor
Balkanlar’ın en çok eğlenmeyi seven kenti Belgrad… Dinamik gece hayatı, çılgın partileri, dünyanın her yerinden meraklıları cezbediyor. Burayı Avrupa’daki en canlı kentlerden biri olarak nitelendirmek ona hakkını vermek olur. Belgrad’ın güzelliği bir kente yüklediğimiz beklentilerden farklı özelliklere sahip. Onun cazibesi, dışadönük, maceraperest, gururlu ve cüretli olmasından geliyor. Karmaşık geçmişini de hızla yaklaştığı parlak geleceği de gözlerinizin önüne seriyor. Sava Nehri ile Tuna’nın birleştiği yerde, bir taraftan sosyalist bloklar Art Nouveau şaheserlerin arasına sıkışmış, bir taraftan da Habsburg mirası kalıntıları Osmanlı geçmişiyle çarpıcı bir kontrast oluşturuyor. Kentin en popüler, trafiğe kapalı bulvarı Kenz-Mihailova Caddesi, güzel kafe, restoran, mağaza ve çeşitlli mimari tarzdaki tarihi binalarıyla, kentin ruhunu yansıtmaya aday. Sırbistan’ın ve Balkanlar’ın en ünlü yemeklerinden cevapcici’yi tatmak için doğru adres, 46 numaradaki Klorac.

Şiirsel günbatımı
Bu cadde, kentin en büyük ve en güzel parklarından biri olan ve tarihi Belgrad Kalesi’ni de içeren Kalemegdan Parkı’na kadar uzanır. Kalemegdan ismi Türkçe ‘kale’ ve ‘meydan’ kelimelerinden geliyor. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada, 125 metre yüksekliğindeki bir tepede yer alan park, kaleyle birlikte kenti taçlandırır. Mükemmel günbatımıyla, burası kentin en romantik noktalarından. Eski surlar, 1. ve 18. yüzyıl arasında inşa edilmiş, genişletilmiş, yıkılmış ve tekrar inşa edilmiş. Ancak bugünkü surlar daha çok 18. yüzyılda Osmanlı devrinde yapılmış. Çocuklar, Askeri Müze’de bulunan top ve tank koleksiyonuna, Büyük Merdiven’e, Hayvanat Bahçesi ve Çocuk Parkı’na ilgi duyacaklardır.

Dönüşen mahalleler
Kaleyi gezdikten sonra, eski bir rıhtım mahallesi olan Savamala’ya uzanan dik merdivenlerden inin. Harabeden dirilişe, takdire şayan bir geçiş yapmış olan nehir kıyısındaki Savamala Mahallesi, aynı zamanda kentin yaratıcı ruhunun barındığı yer. Kentin geçmişine ışık tutan mahalleleri, bugün de dönüşmelerine rağmen popüler alanlar olmayı sürdürüyor. Bunlardan biri de Skadarlija. Paris’in Montmartre’ı neyse, Belgrad’ın Skadarlija’sı da odur. Burası bir zamanlar sanatçı, gazeteci ve yazarların mahallesiydi. Bugünse geleneksel taverna ve restoranlarıyla canlanan atmosferiyle gençler arasında revaçta. Kentin canlı bir başka noktası da Belgrad’ın en eski pazarı, sebze ve meyveyle dolup taşan Zeleni Venac. Sadece alışveriş etmek için değil renkli tezgahları incelemek ya da fotoğraf çekmek için de burası bire bir.

İsteyene yeşillik isteyene alışveriş
Branko Köprüsü üzerinden Yeni Belgrad’a geçince Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği yerdeki Ušće, yürüyüş yapanların ve bisiklete binenlerin rağbet ettiği, nehir kıyısında büyük bir park. Kentin en büyük alışveriş merkezi Ušće Shopping Center da burada. Belgrad’ta alışveriş için, kalabalık Cumhuriyet Meydanı ve civarı listenizde olsun. Sırpça ismiyle Trg Republike olarak anılan meydanda, önemli devlet binalarından Ulusal Müze ve Devlet Tiyatrosu ile Sırp Prensi III. Mihailo’nun ünlü atlı heykeli göze çarpıyor. Meydanın hemen yakınında İtalya’dakilere taş çıkartan bir pizzacı var; Toma. Brokolili pizzası dillere destan.

Modern elektriğin mucidi
Belgrad sokaklarında, kentin kültürel, dini ve askeri mirasını koruyan müzeler var. Bu müzelerden biri, modern elektrik üretim ve dağıtım sistemlerine, alternatif akım sistemlerine ilişkin buluşlarıyla tanınan Sırp asıllı mucit, elektrik mühendisi ve fizikçi Nikola Tesla (1856 ile 1943) anısına açılmış. 1929’a ait bir villada sergilenen birçok orijinal eşya, belge, çizim, plan, fotoğraf, kitap ve teknik cihazla mucitin yaşamı ve çalışmaları hakkında bilgi edinmek mümkün. Thomas Edison’la olan anlaşmazlıklarıyla da tanınan Tesla’nın külleri, altın kaplama bir kapta müzede duruyor. Ayrıca Tito Müzesi ve Yugoslav Tarihi Müzesi de kaydadeğer.

Denize kıyısı olmayan kumsal
Kentin turist çeken yerlerinden biri de Aziz Sava Katedrali. Sırbistan’daki mimari açıdan etkileyici yapılardan biri olan, Balkanlar’ın bu en büyük Ortodoks kilisesi, Sırp Ortodoks kilisesinin kurucusu Aziz Sava’ya adanmış ve 1989’da tamamlanmış. Sırbistan’ın denize kıyısı yok ancak Belgrad’ın nehirleri yaz sıcağını hafifletmek isteyenlerin adresi oluyor. Denizin olmadığı Belgrad’da güneşlenmek ve yüzmek isteyen kentlilerin bir de plajı var. Bu, sonradan yarımadaya dönüştürülen, Sava Nehri üzerindeki küçük ada Ciganlija’e ait. Adada ayrıca su sporları yapabilir, bisiklete binebilir ve mekanlarında soluklanabilirsiniz.

LEZZET NOKTASI
Sava Nehri kıyısındaki Beton Hala’da, kentin kaliteli ve hoş restoranları sıralanıyor.

FOTOĞRAF NOKTASI
Branko Köprüsü’nden Sava Nehri’ni de de içine alarak en güzel fotoğrafınızı çekin.