“BİR BEN VARDIR BENDE, BENDEN İÇERİ”

“BİR BEN VARDIR BENDE, BENDEN İÇERİ”

Hayat
Bir film gibi seyrettiğim
Hayatın içinden devam eden
Adeta gerçek belki bir masal
Bir gündür aslı onun
Hep yaşanan o andır
O sormadan geçip giden

Yeniden
Bir mısra bir beyit
Kalemimden dökülen
Hiç duyulmamış
Sözler, öğütler
Doldurur sayfalarını
Defterimin sihridir
Benliğimi kaplayan
Alır götürür beni
Yeni dünyalar kurar
Yıkar diğerlerini
Şiirlerdir saçılan
Dilimin ucundan
Yaşayan yaşatan
Belki de sil baştan

Yüzünde, sözünde kısacası ona ait olan her şeyde derin bir sükûnetin izleri var. Bu sessizlik, ister istemez, sizi de içine alıyor. Önce huzur kaplıyor içinizi, daha sonra da mutluluk. Asla, ‘ben’ demiyor. Bizi yaratana atıfta bulunuyor. Daha küçücük bir çocukken hayatı sorgulamaya başladığını söyleyen İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan, hayat enerjisini tasavvuftan alıyor. Sevgi ve huzurla beslendiğini vurgulayan İnan, yaşamına giren herkesi gözlemliyor. Her hayat hikâyesinden farklı bir ders çıkarıyor. Bir yerden sonra öğrendiklerini kendi içinde tutmak ona yetmiyor. Deneyimlerini başkalarıyla da paylaşmak istiyor. Hayatı sorgularken, hayata dair şiirler yazarken buluyor kendini… İlk şiirini 1996’da yazan Serdar İnan, 2005’ten bu yana Mahşer, Seninle Bensiz, Doğum, Yansımalar, Asl-ı Suret ve İNan Twitter kitabı olmak üzere altı kitap yayımladı. Serdar İnan, “Çocukluğumdan bu yana hayatı gözlemleyerek, varlık nedenimizi araştırdım. Aslında ilham kaynağım, yaşamın ta kendisi… Şiirlerimde daha çok sevgi öğesini vurguluyorum. Çünkü yaradılışın başında da aşk var. Aşk olmadan, hiçbir şey var olamaz. Allah, insanı yaratırken âşık olmuş. Tasavvuftaki âşık ve maşuk hikâyesi de buradan geliyor. Biz maşukuz, âşık olan da Allah.” diyor.

Her hikâye, farklı bir şiir
Onun için her hayat, ayrı bir bilinmez… Her hikâye, farklı bir şiir… Hayatı sorgulayan İnan, “Ben neyim?, sorusunu kendinize sorduğunuz an, sizden öncesine yani bilinmeze doğru gidiyorsunuz. Hayat aslında polisiye roman gibi… Uhrevi hayatın izleri, gerçek hayatın içinde gizli.” yorumunda bulunuyor. Şiirlerinde farklı hayat hikâyelerine ve deneyim sahibi olan kişilerin görüşlerine yer veren Serdar İnan, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşça bizden daha deneyimli olan kişilerin fikirlerine büyük saygım var. Bizim geleceğimiz, aslında onların bugünü… Gelecekte başımıza gelecek her şey, büyüklerimizin bugününde saklı. Çünkü onlar, yaşadığımız olayların farklı boyutlarını 30-40 yıl önce yaşamışlar. Neyi, nasıl yapmaları gerektiğinin bilincindeler. Büyüklerimizin bugününü örnek alırsak, onların yaptığı hataları tekrar etmezsek, geleceğimizi garanti altına almış oluruz. Başınıza kötü bir olay geldiğinde sızlanmak yerine o olaydan nasıl ders çıkartabileceğinizi düşünmelisiniz. Bu düşünce yapısı, hayatı ister istemez kolaylaştırıyor. Önünüze bir anda farklı kapılar açılıyor.”

Sık sık seyahat ediyor
İş hayatının yoğun stresinden uzaklaşmak için kendisini sürecin akışına bıraktığını ve artık bir kuş kadar özgür olduğunu dile getiren Serdar İnan, hobileriyle ruhunu arındırıyor. Şiir yazmanın dışında sık sık seyahat ederek enerji depolayan Serdar İnan, bugüne kadar 60’ın üzerinde ülkeye gitmiş. Ailesiyle sık sık, uzun soluklu seyahatlere çıktığını söyleyen İnan, “Bayram, sömestr, yılbaşı gibi uzun tatilleri de değerlendirerek bol bol yurtdışına çıkıyoruz. Her ülkenin farklı bir karakteri ve kültürü var. Gittiğim yerlerde insanların yaşayış biçimlerini, hangi açılardan farklı olduklarını, kısacası sosyolojik yapılarını gözlemliyorum. Japonya’nın düzenini, Almanya’nın mühendislik yapılarını, ABD’nin ‘var ki saçıyorum tavrını’,  Hindistan’ın ise asil ve köklü duruşunu seviyorum.” diyor.