BRATISLAVA: ORTA AVRUPA’DA AKDENİZ ESİNTİSİ

Bir Orta Avrupa kentinde farklı bir haftasonu, hem dinamik hem stressiz… Tuna Nehri kıyısındaki Bratislava’yla tanışmakta yarar var. Slovakya, Avrupa’nın tam ortasında olmasına rağmen, ün kazanması ancak son yıllarda mümkün olabildi. Tarihi, canlı kültürel hayatı, yerel tadlarıyla Başkent Bratislava, kaydadeğer bir destinasyon. Bu davetkar kentte bir turist olarak büyük kentleri gezerken baş etmeniz gereken zorluklar söz konusu değil. Gezilecek yerlere ulaşımın kolay olması ve kentin derli toplu merkezi sayesinde, zamanınızı maksimum kullanma imkanına sahipsiniz. Bu nedenle de Bratislava, bir haftasonu kaçamağı ve farklı deneyimler için de hiç fena bir fikir değil. Görkemli katedralini gördükten sonra, yerel tadlarla tanışabilir, nostaljik dar sokak ve meydanlarındaki kafelerde kahvenizi yudumlarken müthiş kremalı pastalarının keyfini çıkarabilirsiniz. Bratislava aynı zamanda bir festival kenti. Hazirandan eylüle, neredeyse iki haftada bir yapılan festivallerle kent her daim dinamik.

Komünist rejime yolculuk
Tuna Nehri’nin bir kıyısında tarihi merkez yer alırken nehrin diğer tarafı tamamıyla farklı bir deneyimdir. Eski rejimin anıtlarını yakından tanımak için Komünist Bratislava’yı içeren özel turlara katılmakta yarar var. Lüks evler, büyükelçilikler ve yamaçlarındaki ağaçlıklı sokaklarıyla dikkat çeken bölge Slavín, aslında zirvede bulunan askeri mezarlığa verilen isim. Slavín Tepesi ve Slavín Savaş Anıtı’nın olduğu yerde, II. Dünya Savaşı’nda Bratislava’yı Naziler’den kurtaran Sovyet askerleri gömülü. Özellikle görkemli savaş anıtı ile bilinen bu alan aynı zamanda bir ormanı andıran parkı ile piknik yapmak ya da aşağıda uzanan Bratislava manzarasını seyretmek için bire bir. Slovakya’nın en büyük sosyalist toplu konut alanı Petržalka da görülmeli. Eski rejim söz konusu olduğunda her dönemin mimarisinin kuşkusuz iyi ve kötü tarafları var. Bunu ilginç kentsel planlamada gözlemlemek o döneme başka bir boyut katıyor. Komünist rejim günlerine yapılan bu yolcuklukta, o döneme ait bir otobüs ya da 20. yüzyılda eski Çekoslavakya’da üretilen Skoda arabalarla ulaşım sağlanıyor. Tuna Nehri’nin üzerindeki tepede bulunan, kentin siluetinin ta kendisi Bratislava Kalesi, dışarıdan cazip görünse de, içini ziyaret etmek çok da şart değil. Kaleye çıkıp dış bölümlerini gezmek, Eski Kent’i, Tuna’yı ve nehrin uzak kıyılarındaki Petržalka yerleşim bölgesini seyretmek daha anlamlı.

Avare avare Eski Kent
Bratislava’yı sevmeye buradan başlayabilirsiniz. Bratislava, avare avare dolaştığınızda da sürprizlerle dolu. Eski Kent’in (Staré Mesto), pastel renkli 18. yüzyıl binalarının arasında dolaşıp, ortaçağı hissettiren kalenin altındaki kaldırım kafelerinde oturun, manzaranın tadını çıkarın ve arnavut kaldırımı sokaklarında dolaşıp, Eski Kent’in kalbi Hlavné Námestie’de (Esas Meydan) vakit geçirin. Gezintiye başlamak için en iyi nokta, Eski Kent’in ana girişi St. Michael Kulesi (Michalská Veza). Buradan Michalská ve Ventúrska yaya yollarından geçerken şık bir şekilde restore edilmiş barok ve Rönesans yerleşimlerini görmek mümkün. Her yön dar sokaklara açılıyor. Hlavné Námestie’nin bir tarafında Eski Vilayet Konağı diğer yanında da restoranlar ve kafeler var. Fırsat bulur bulmaz, Eski Kent’in hemen dışında bulunan kentin katedrali St. Martin’i (Dóm Sv. Martina), ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. Kaleye çıkmak 30 dakikanızı alır. Eski Bratislava’nın başyapıtı ve en önemli manzarası Tuna Nehri’ne tepeden bakan kaleden. 1000 yılı aşkın bir tarihe sahip kale, Napolyon savaşlarında sadece dış kısmıyla kalmıştı. Eski Kent üzerinden manzara olağanüstü. Bu noktadan, Eski Kent’i toplumsal konut projesi Petržalka’ya bağlayan retro-fütüristik köprü Most SNP (Yeni Köprü) gözünüzden kaçmayacaktır. Kalenin doğu tarafındaki dış duvarları boyunca inerken, küçük ve hoş Yahudi Mahallesi’nde dolaşabilirsiniz.

Akdeniz esintili bir kültür kenti
Başkent Bratislava, Slovak kültürünün de merkezi. Kentte geleneksel olduğu kadar çağdaş galeriler de göz dolduruyor. Merkezde Slovak modern sanatının çok bilinen mekanları Nedbalka Galeri ve Bratislava Kent Galerisi’nin yanısıra yarım günlük bir geziyi kapsayan ve bir gemiyi andıran sıradışı mimarisiyle Tuna’nın ortasında ziyaretçilerini bekleyen, modern sanat galerisi Danubiana’yı atlamamakta yarar var. Suların aktığı, kuşların dolaştığı bu galerinin bahçesinde modern heykeller ve sanat eserleri bulunuyor.

Haftasonu biterken, Tuna Nehri boyunca seyahat ederek, Tuna ve Morava nehirlerinin buluştuğu yerde, pastoral manzaralarıyla büyüleyen Devin Kalesi, Botanik Bahçeler, Bratislava Orman Parkı, kent surları, Kırmızı Taş Kale başka bir bahara kalmıştır.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Bratislava ve Viyana, aralarında sadece 66 km ile, dünyanın birbirine en yakın başkentleri.

LEZZET NOKTASI
Slovak mutfağı için Slovak Pub, Modra Hviezda ve Matyšák Hotel listenizde olsun.

ÇOCUKLAR İÇİN
Çocuklar için Uluslararası Sanat Evi Bibiana’da kukla, müzik performansları ve el işi aktiviteleri var.

AKTİVİTE
Rehberli bisiklet turları ve nehir turlarıyla Bratislava’ya başka bir açıdan bakacaksınız.

KAÇIRMAYIN
UFO olarak adlandırılan, Tuna üzerindeki 1972 tarihli bu modern şaheser köprü, çok da ucuz olmayan bir seyir platformu ve restoranı.

TEKNOLOJİ NOKTASI
Sanat ve kültür yerine teknoloji derseniz, en lüks arazi araçlarının üretildiği VW fabrikasının turuna katılın.