BUDAPEŞTE VE ZİNCİRLİ KÖPRÜ

Macaristan’ın Başkenti Budapeşte’de, Tuna Nehri’ne doğru yürüdüğünüzde sizi kentin simgesi olan Zincir Köprüsü (Szechenyi Chain Bridge) karşılar. Aslında Budapeşte, aralarından Tuna Nehri’nin geçtiği, Buda ile Peşte adlı iki yerleşim biriminden oluşurmuş daha önce ve bu iki yeri birbirine bağlayan ilk köprü de Zincirli Köprü olmuş. 1842-1849 yılları arasında Kont Istvan Szechenyi tarafından yaptırılan köprüye, asma zincirleri bir gerdanlığı andırdığından, Zincirli Köprü adı verilmiş.

375 metre uzunluğunda ve 16 metre genişliğinde olan bu asma köprü, Budapeşte’nin mutlaka gidip görülmesi gereken yapılarından… Tuna Nehri’nin üzerine kurulu bu güzel yapı, 4 ayağını süsleyen, 4 adet oturan aslan heykelinden ötürü halk arasında Aslanlı Köprü olarak da adlandırılıyor. Asma köprünün her iki tarafında duran birer çift aslan köprüye nöbetçilik yapıyor. İkinci Dünya savaşı esnasında yıkılmış olmasına rağmen 1949 yılında aslına uygun olarak yenilenen köprü, yaz aylarında üzerinde düzenlenen bazı kültürel faaliyetler sebebiyle bazen trafiğe kapatılıyor.

Aslanların dilleri nerede?
Yapımının ardından yaşanan bir de hüzünlü bir hikâyesi var Zincirli Köprü’nün. Rivayete göre, köprü ilk yapıldığında, mimarı İngiliz William Clark, eğer köprü bittiğinde bir hata olursa, kendisini öldüreceğini söyler. Bu sözünün ağırlığı ile köprüyü hatasız yapmaya gayret eder. Gün gelir, köprü biter ve tüm halk tarafından incelendiğinde, köprüde hiçbir mimari ve statik hata bulunmaz. Ancak, bir çocuk, aslanların dillerini yutup yutmadıklarını sorar. Bunun üzerine, aslan heykellerinin dillerinin bulunmadığı görülür ve köprüyü yapan mimar William Clark’ın sözlerini hatırlayan heykeltıraş, Tuna Nehri’ne atlayarak, intihar eder.