BÜYÜYEN TEHLİKE: ASTIM

Astım, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ciddi bir hastalık. Ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan 13-15’inde görülüyor. Hava yollarımız ağız ve burundan başlayıp nefes borumuzla devam ediyor ve nefes borusu akciğerlerde sağ ve sol iki ana dala (bronşa) ayrıldıktan sonra bir ağacın dalları gibi gittikçe incelen dalcıklara bölünüyor. Astım hava yollarının mikrobik olmayan kronik iltihapla daralması ile kendini gösteren ve bazen krizler halinde, özellikle nefes darlığı belirtisinin olduğu bir hastalık. Kuru öksürük çok sık yaşanıyor ve genellikle geceleri artıyor. Hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi de yaşanıyor. Bazen kendiliğinden veya ilaçlarla düzelip, mevsimsel değişiklik gösterebiliyor.
Bazı alerjenler, hava kirliliği, sigara dumanı, reflü, stres, egzersiz ve enfek- siyonlar hastalığı tetikleyebilir. Uzmanlar bu mevsimde sık görülen astım hastalığını ve nasıl mücadele edebileceğimizi anlatıyor.

Evde çamaşır kurutmayın
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Uysal, dış ortamlarda ani nem ve ısı değişikliklerinin ve hava kirliliği sebebiyle astım krizlerinin arttığını belirtiyor. Uysal, astıma karşı nelere dikkat edilmesi gerektiğini şöyle anlatıyor: “Astım hastaları kışın mümkünse evin tüm odalarını ısıtmalı, evin içinde çamaşır kurutmamalı, evin rutubetini azaltmamalıdır. Kalabalık ortamlarda bulunmamaya, kişisel korunma yöntemleri (maske gibi) kullanmaya ve hijyene dikkat edilmelidir. Ekim-kasım aylarında grip aşısı yaptırmaları önerilir. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır.”

Terletmeyecek giysiler giyin
“Termal kıyafetler tercih edilmelidir. Astım belirtilerinden olan nefes darlığı ve öksürük şiddetlenirse zaman kaybetmeden tedavi için göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Tedaviler aksatılmamalı, sigara içilmemelidir.”

Nefes açıcı rahatlatır
“Astım ilaçlarının çoğu solunan havayla birlikte verilir. Kontrol edici ve nefes açıcı ilaçlar olmak üzere iki grup ilaç verilir. İlaçlar çeşitli cihazlarla ya da buhar olarak verilebilir. Ağır solunum yetmezliği varsa oksijen tedavisi eklenebilir. Astım hastalığının şiddetine göre hangi ilaçların hangi dozda, ne sıklıkta kullanılacağı hekim tarafından planlanmalıdır. İlaçların düzenli ve uygun şekilde kullanılması tedavinin en önemli basamağıdır.”

Kışın çocuklar daha hassas
Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Gülbin Bingöl, astım hastası çocukların kış aylarında yaşayabilecekleri sorunları ve alınabilecek tedbirleri şöyle anlatıyor: “Kış aylarıyla beraber astımlı hastaların yakınmalarında artışlar yaşanır veya ilk kez astım bulguları ortaya çıkabilir. Çünkü nezle, grip gibi virüs sebepli hastalıklar özellikle okullarda çocukların bu enfeksiyonları birbirlerine bulaştırması yüzünden daha sık görülür. Solunum yollarında hastalık yapan virüsler havayollarında tıkanıklık yaparak öksürük, hırıltı, göğüs ağrısı ve nefes almada zorluk gibi astım bulgularının ortaya çıkmasına veya artmasına neden olabilir.”

Çocuklara çok yünlü, tüylü giydirmeyin
“Soğuk hava da hassas kişilerde, bronşlarda tıkanıklığa neden olarak astım bulgularını tetikleyebilir. Bazı alerjenler özellikle mantar (küf) sporları nemli ve yağışlı havalarda, havada uzun süre kalabilir ve kişilerde alerjik bulguların ortaya çıkmasına neden olabilir. Ev dışı ve ev içi küf mantarlarına alerjisi olan çocuklar bu durumdan daha fazla etkilenir. Kış aylarında kapalı mekânlarda kalınca özellikle iç ortam alerjenlerine daha fazla maruz kalınır. Yine ev tozu alerjisi olan çocuklarda sorun yaşanabilir. Özellikle kışın kullanılan halılar, yünlü tüylü eşyalar ve giyecekler bu hastalara da yakınmaların artmasına neden olabilir.”

Çiçek dibindeki küfe dikkat
“Çocuğunuz alerjikse evin içinde nem oranını azaltmaya yönelik önlemler alınması, evdeki nem oranının yüzde 50’nin altında olması önemlidir. Evde, duvarlarda ve özellikle banyoda akan, kabaran yerlerin bulunmaması, ev içindeki çiçek diplerinde küf olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Ev tozu alerjisi olan çocukların yatak odalarında halı olmamasına, çok fazla eşya, baza, büyük giysi dolabı, yüklü bir kitaplık olmamasına özen gösterilmeli. Bunların dışında alerjik çocukların astıma yönelik kullanmakta olduğu ilaçlar ve dozları gözden geçirilmeli, gerekirse yeni düzenlemeler yapılmalı.”

Anne sütü astımdan uzak tutuyor
Yanlış beslenme alışkanlıklarının astım görülme sıklığını etkilediğine dikkat çeken Acıbadem Göktürk ve Zekeriyaköy Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey şunları öneriyor: “Anne sütü almış olmak astım ihtimalini düşürüyor. 2 aydan daha az anne sütü alan bebeklerde astım riskinin arttığı belirlenmiştir.”

Omega 3 yağ asitleri, probiyotikler
“Omega 3’ten zengin beslenme astım nöbetlerini azaltıyor. Özellikle soğuk sularda yaşayan uskumru, somon, ton balığı gibi balıklar omega 3’ün en zengin kaynağıdır. Bitkisel omega 3 kaynakları ise ketentohumu, ceviz, semizotu ve chia tohumudur. Yoğurt, kefir gibi probiyotik bakterileri içeren (yararlı bakteriler) besinlerin düzenli kullanımı astım ataklarını azaltıyor.”

Antioksidan vitaminler
“Antioksidan vitaminlerden A, C ve E vitamini astım oluşumundan korunmada, astımlı kişilerin ataklarının azalmasında yüksek etkiye sahiptir. Özellikle çocukların ve gebelerin yeteri kadar antioksidan vitamin alımı koruyucu etki yaratıyor. A vitaminini sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde, hayvansal kaynaklı besinlerden ise süt ve yumurta sarısında ve karaciğerde bulunuyor. E vitaminin kaynakları ise ceviz, badem gibi sert kabuklu meyveler ve bu meyvelerin yağları, kuru baklagiller, tahıl taneleri ile yeşil yapraklı sebzelerdir. C vitamininin en yüksek kaynakları ise turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, kivi, çilek gibi meyvelerdir.”

Selenyum, magnezyum
“Deniz ürünleri, etler ve organ etleri selenyumun zengin kaynakları arasında yer alıyor. Bu antioksidan etki ile astım hastalarındaki iltihaplanmada azalmalar görülüyor. Diyetle yeterli magnezyum alımı astım ataklarının azalmasını sağlıyor. Magnezyum kaynakları muz, kakao, fındık, ıspanak ve peynirdir.”