ÇAMURUN HAYAT VERDİĞİ SÜRPRİZ TASARIMLAR

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden mezun olan Bengü Kılıçbeyli Godon, prehistorya yani tarih öncesi dönem arkeolojisi alanında uzmanlaşmış bir isim. 20 yıl boyunca arkeoloji çalışmalarına ve kazılarına katılan Godon, yüksek lisansını da aynı bölümde yapmış. Üniversite döneminden bu yana kazı çalışmalarına giden, ağırlıklı olarak Güneydoğu’da Diyarbakır ve Urfa’da çalışan Godon, 1991’de terör nedeniyle kazılar yasaklanana kadar bu bölgedeki çalışmalarına devam etmiş. İnsanın ortaya çıktığı andan itibaren yazıyı bulmalarına kadar olan süredeki avcı ve toplayıcı toplumun geçirdiği kültürel, ekonomik ve teknolojik gelişimin araştırılması konularına odaklanan Godon, “Prehistorya dönemi gerçekten de çok uzun. Bu dönem içinde de uzmanlık alanları bulunuyor. Benim uzmanlık alanım ise insanın yerleşik düzene geçtiği yani göçebelikten kopup bitki ve hayvanı evcilleştirdiği döneme yani ilk köy toplulukları dönemine tekabül ediyor. Ben seramik, çanak-çömlek üzerine uzmanlaştım. Arkeolojide yapılan kazılara yönelik belgeleme çalışmalarında arkeolojik bilgi dışında 3 konu öne çıkıyor. Fotoğraf bilgisi, restorasyon ve çizim. Ben çizimciydim.” diyor.

Butik ve kişiye özel
Bengü Kılıçbeyli Godon, kendisini seramiğe yönlendiren en önemli etkenin, farklılık arayışı olduğunu ifade ediyor. 3 boyutlu bir şey üretebilme güdüsü ve ihtiyacıyla hareket eden Godon, seramik çalışmalarına ilk olarak 1997’de hobi amacıyla başlamış. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnsel İnal’ın atölyesindehem eğitim alan hem de 2 yıl çalışan Godon, 2006’dan bu yana da Moda’da İlona Seramik adını verdiği atölyesinde farklı seramik çalışmalarına imza atıyor.Godon’a, seramik çalışmalarında nasıl bir stile sahip olduğunu sorduk ve şu yanıtı aldık: “Butik ve kişiye özel çalışmalara imza atıyorum. Seri üretimden uzak duruyorum. Yaptığım tasarımlar birbirine benziyor gibi gözükse de aslında hiçbiri birbirinin aynı değil. Ağırlıklı olarak dekoratif ışıklandırma ve aydınlatma öğeleri tasarlıyorum. Farklı kap ve tabaklar, dekoratif kâseler, kahve fincanları ve bardaklar üzerinde çalışıyorum. Aydınlatmaya yönelik dekoratif obje tasarımlarımda porselenin şeffaflığını kullanıyorum. Dolayısıyla renk kullanmıyorum. Kâse, tabak ve bardakta ise farklı çamurlar kullanıyorum. Bu çamurların seramik boyalarıyla etkileşimini vurgulamaya çalışıyorum. Herkesin bildiği kırmızı bir çamur vardır. Bu kırmızı çamur, sır boyalarıyla farklı sonuçlar veriyor. Beyaz çamurla yapılan işler de var. Sürpriz sonuçlar çıkarmaz ama güzel efektler verir.”

Seramik sanatı sabır gerektiriyor
Avrupa’dan gelen çamurların yapım aşamasındaki deformasyon oranının daha düşük olduğunu dile getiren Bengü Kılıçbeyli Godon, aktif olarak kullanılacak bardak, tabak gibi seramik ürünlerinde belli bir standart çerçevesinde üretilen bu tip bir çamur kullanmanın çok daha sağlıklı olduğunu vurguluyor. Seramiğin, karakter olarak sabır isteyen bir uğraş olduğunu belirten Godon, “Yaptığımız şeyin sonucunu hiçbir aşamada anında göremiyoruz. Ürünü yaptıktan sonra kurumasını bekler sonra da fırına koyarsınız. 900 derecede ilk pişirim yapılır. Daha sonra ürün fırından çıkarılıp sırlanır. 1050-1060 derecede tekrar fırınlanır. Porselen ürünlerde ise 1040 derede ilk pişirim yapılır. 1250 derecede de sır pişirimi yapılır. Seramik sanatına ilgi duyan kişilerle beklentileri doğrultusunda seramik atölyeleri de düzenliyoruz. Bir kişinin ‘ben artık seramik tekniklerini biliyorum ve kendim üretebilirim’ diyebilmesi için haftada bir gün ders alması ve eğitimlere en az altı ay devam etmesi gerekiyor. Seramik sanatında öğrenme süreci sonsuzdur. Çünkü korelasyonlar ve yapılacak işler sonsuzdur. 4.5 yıldır hâlâ atölye çalışmalarına katılan öğrencilerim var. Atölyedeki tasarımların fiyatları ise 20-600 TL arasında değişiyor. Bundan sonra porselen yemek takımı tasarımlarına yöneleceğim.” yorumunda bulunuyor.