CAZ MÜZİĞİN GENÇ YETENEĞİ: KARSU DÖNMEZ

Karsu Dönmez adını ileriki yıllarda daha çok duyacağa benziyoruz. Türk kökenli Hollandalı genç yetenek, şarkıcılığının yanı sıra piyanist, besteci, söz yazarı ve aranjör. On parmağında on marifet olan Karsu Dönmez’in müzik merakı genç yaşlarda başlamış. Küçük yaşta televizyon izlerken uzun saçlı bir piyanist görmüş, hem piyanistten hem de çaldığı melodiden etkilenen Karsu Dönmez,8 yaşında bir piyano sahibi olmuş. Yükselen yıldız Karsu Dönmez ile Raillife okuyucularına özel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Müziğe başlama hikâyenizi anlatır mısınız?
Annem ve babam, kardeşimle benim kültürel anlamda gelişmemiz için okul eğitiminin yanı sıra müzikle, sporla da tanışmamızı istediler. 4-5 yaşlarındayken müzik ve spor kurslarına başladık. Ben 6-7 yaşlarındayken piyano dersi almayı gerçekten çok istediğimi hatırlıyorum. Anneme ve babama piyano değişik geldi, ‘saz çal, flüt çal’ dediler. Hatta ‘bir sene ders al, o zaman hala piyano istiyorsan, alırız’ dediler. Ben bir sene sonra yine ‘piyano’ dedim… Piyanoyu bir seneliğine kiralamışlardı ve benim bu bir senenin sonunda hala istediğimi görünce bir karar vermeleri gerekiyordu: Ya bana piyano alacaklardı ya da kiralık piyanoyla devam edeceklerdi. Araba için biriktirmiş oldukları bir miktar parayı bana piyano satın almak için verdiler. O zaman 8 yaşındaydım.

Arabayı ne zaman aldılar?
Arabayı da ancak bundan 3-4 sene sonra alabildiler. 15 yaşında Amsterdam’da ortaokulda ‘açık podyum performans’ adlı bir yarışmayı kazandım. Sonra Amsterdam birincisi olarak Hollanda finalinden ödülle döndüm. 15-16 yaşlarında kendi bestelerimi yazmaya başladım piyano arkasında. 16 yaşında Rhode Island’a gittim ve hızlandırılmış eğitim aldım. 17 yaşında Hollanda’nın en yetenekli gençleri ödülünü kazanarak Carnegie Hall’a gitme şansını yakaladım.

Hollanda medyasında yer almaya başladınız sanırım?
Hollanda medyası bununla ilgilendi ve TV programlarında yer aldım. Hakkımda belgesel yapıldı. 2012’de ilk stüdyo albümüm çıktı. Ondan sonra Endonezya, Brezilya, Amerika, Sürinam, Almanya, Belçika, Monako, Fas, Hırvatistan gibi ülkelerde konserler verdim ekibimle. 2012’de Master Peace adlı barış kurumunun elçisi oldum. Bu kurum için bir barış şarkısı yazdım.

Türkiye’de hangi caz festivallerinde konserler verdiniz?
İlk katıldığım caz festivali İstanbul Caz Festivali. 2009 senesiydi. Ondan sonra; 2012 Alanya Caz Festivali, 2012-2014 Ankara Caz Festivali, 2014 Akbank Caz Festivali. Bunun yanı sıra North Sea Caz Festivali’nde 2010 ve 2013 yıllarında yer aldım. Dünyanın en büyük sanatçılarının katıldığı bir festivalde iki kez yer almış oldum. Quincy Jones ile odalarımız yanyanaydı. 19-20 yaşlarında biri olarak bu inanılmaz bir tecrübeydi benim için.

Sizinle ilgili çekilen belgesel filmden bahseder misiniz?
2007 yılında, 17 yaşındaydım ve babamın restoranında çalışıyordum. Arada sırada piyano arkasında şarkı söylemeye başladım. Evde bestelemiş olduğum şarkıları orada deniyordum. Bir gün yine restoranda kısa bir performanstan sonra servise devam ettim. Bir bayan bana sırtı dönük olarak yemek yerken, dinlediği müziği çok beğenmiş. Ona servis yaparken, ‘çok güzel bir cd koymuştunuz kim söylüyor acaba?’ diye bana sordu. ‘Hayır, o cd değil bendim’ dedim. ‘Ben bir yönetmenim (Mercedes Stalenhoef) ve senin hakkında bir belgesel yapmak istiyorum’ dedi, o zaman liseye gidiyordum, hiçbir kariyer yoktu hayalimde.

Yeni projeleriniz neler?
Birçok projem var; son albüm Eylül 2015’te piyasaya çıktı. Ondan önce bir single yayınlamıştım. Şimdi klip için yoğun hazırlıklar yapılıyor. Ocak ayında Türkiye’de pek çok kentte konserim oldu.

Türk ezgileri ile caz yorumu birleştirme fikriniz nasıl ortaya çıktı?
Çocukluğumda evde her türlü müzik dinlenirdik: Klasik, reggae, türkü, Azeri şarkılar… Ne zaman ki kendim müzik yapmaya ve yazmaya başladım, Türk ezgilerinden esinlendiğimi fark ettim. Ben müzik yaptığımda illa şöyle veya böyle olacak diye düşünmüyorum. O anki hislerime, psikolojime bağlı. Ben her türlü müziğe açığım. Dönem dönem değişebilir.

Yurt dışında söylediğiniz türkü yorumlarınız nasıl tepkiler alıyor?
Tepkiler çok güzel. Bana konser sonrası gelip, ‘Türkçe şarkılarınızı anlamıyoruz fakat bizi daha çok etkiledi’ diyorlar. Hatta sahnedeyken bile, ‘Karsu bize bu şarkı hakkında bilgi verebilir misin?’ diye soruyorlar. Son zamanlarda rahmetli Barış Manço’nun ‘Domates, Biber, Patlıcan’ şarkısını söylüyorum ve bütün seyirciler bana eşlik ediyor. Örneğin konserlerin birinde 100 bin seyirci vardı ve burada ‘Domates Biber Patlıcan’ı birlikte söyledik. Bir de çok istenilen şarkılar Gesi Bağları, Çok Uzaklarda, Gelevera Deresi… Yani insanları çok etkileyen şarkılar bunlar.

Burs alarak Amerika’da eğitim görmüşsünüz, eğitim nasıl geçti?
16 yaşındaydım o zaman. Hollanda’daki Amerikan büyükelçiliği Hollanda’yı temsil edecek birini istemiş. Toplantıda piyano çalmıştım ve herhalde etki bırakmışım ki, daha sonratelefon açıp, ‘Karsu için özel ve hızlandırılmış bir eğitim öngördük Amerika’da’ demişler. Rhode Island’a 3 haftalık bir burstu. Bill Clinton’ın vakfının sağladığı bir burs… Gittim tek başıma.Tabi o yaşta çok büyük bir etki bıraktı bende. Her gün saat 7’de kalkıyorduk, 22.00’ye kadar şan dersi, koro dersi… Çok ünlü ve etkileyici konuşmacılar vardı. 180 memleketten benim gibi gençler vardı.

Carnegie Hall’de ilk konser verdiğinizde neler hissettiniz?
Hollanda’dan 6 gençle Trust Foundation’ın desteği ile New York’a gittik. Birkaç gün birlikte hazırlandık ve konserimizi verdik. İnanılmaz etkileyiciydi. Carnegie Hall’a gitmeden önce kesinlikle bu kadar büyük bir sahne olduğunu bilmiyorduk. 2009’da Amsterdam-New York ilişkilerinin 400. senesi etkinlikleri çerçevesinde Hollanda’yı temsilen yeniden o muhteşem salonda konser vermek için davet edildim. Ve bu konserde Liza Minelli, Gladys Knight and the Pips, New York Pop’s ile çok güzel bir konser verdik.

İlerisi için hedefleriniz neler?
Bu sene birkaç ülkede konser vermek için planlarımız var. Yeni albüm çıkıyor ve bununla beraber gelecek olan albüm turları. Ve devamlı yeni şarkılar yazıyorum.

Yeni bir albüm projesi var mı?
Bu sene ikinci stüdyo albümümü piyasaya çıkaracağım için çok mutluyum. Bu albümde ilk kez Türkçe şarkılar yazdım. Ben söz yazıp beste yapıyorum ama sözler bu zamana kadar hep İngilizceydi. Albüm çalışmaları sırasında yapımcılar, ‘Karsu hadi bir dene, yapabilirsin’ dediler ve ben de yaptım Türkçe şarkı. Umarım beğenirsiniz.