Cildinizi Nemli Tutarak Kaşıntıyı Önleyin

Cildinizi Nemli Tutarak Kaşıntıyı Önleyin

Cilt kuruluğu, stres, deri yaşlanması, soğuk ve nemsiz hava, yetersiz beslenme gibi nedenlere bağlı olabilmekle birlikte deri hastalıkları ya da iç organ hastalıklarının bir bulgusu olarak kaşıntı hissi ortaya çıkabilir.

Özellikle soğuk havanın yıprattığı vücut, nemlendirilmediğinde kaşıntı yaşanabilir. Vücudu kaşımak insanları kısa süre için rahatlatsa da uzmanlara göre cildi kaşımak, o bölgeyi tahriş etmeye sebep olabiliyor. Uzmanlar önce kaşıntının sebebinin belirlenmesi ardından da bir tedavi yöntemi uygulanması gerektiğini söylüyor.

Kaşıntı hayat kalitesini azaltır

Vücutta bazen bir hastalık bazen de soğuk hava sebebiyle nem oranının azalmasıyla kaşıntı hissi oluşabileceğini söyleyen Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Yeliz Erdemoğlu bu durumu şöyle açıklıyor: “Pek çok farklı nedenin sonucunda merkezi sinir sisteminden çıkan uyarılar periferik sinir sistemi yoluyla cildimize ulaşır ve başta histamin olmak üzere, fazla miktarda prijenmediator salınımı sonucu kaşınma hissi başlar. Kaşınmak, beyinde serotonin hormonu salınımına neden olarak bireyi rahatlatsa da tekrarlayan kaşıntılar, hayat kalitesini belirgin biçimde azaltır ve bu durum dayanılmaz bir sıkıntıya dönüşebilir.”

Hangi hastalıklar nedendir?

“Kaşıntıların altında yatan birçok hastalık olabilir. Alerjiler, böcek ve sinek ısırıkları, kurdeşen, egzama, yüzeysel mantar hastalıkları, uyuz, bitlenme gibi dış parazit enfeksiyonları, kıl kurdu, bağırsak kurtları gibi iç parazit enfeksiyonları, sedef hastalığı, liken planus ile dermatitis herpetiformis ve büllözpemfigus gibi daha nadir görülen deri hastalıkları bölgesel veya yaygın tüm vücut kaşıntısına neden olabilir.”

Kansızlık ve bunama da etkili

“Bazen de kaşıntı başka bir organ hastalığının deriye etkisidir. Anemi (kansızlık), polistemiavera gibi kan hastalıkları, karaciğer hastalıkları, safra kesesi tıkanıklığı, siroz, hepatit ve pankreas hastalıkları, kronik böbrek hastalığı ve diyaliztedavis, diyabet, hiper ve hipotiroidi hastalığı gibi endokrin hastalıkları, demans (bunama), şizofreni, gibi psikiyatrik sorunlar, antibiyotik, kan sulandırıcı, psikiyatrik ilaçlarla, hipertansiyon ve kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, kanser ya da PUPP gibi gebeliğe özgü bazı hastalıklar da kaşınma yaşatabilir.”

Gece mi gündüz mü kaşınıyorsunuz?

Dr. Erdemoğlu, kaşıntı teşhisinin nasıl konduğunu ve tedavisinin nasıl yapıldığını ise şu sözlerle anlatıyor: “Şikayetin şiddetinin gece-gündüz saatleri arasında değişkenlik göstermesi, mevsimsel değişiklik göstermesi, vücudun özellikle belirli bir bölgesinde yoğunlaşması ya da tüm vücut yüzeyini etkilemesi, hastanın yaşı, psikolojik durumu, son zamanlarda kilo kaybı yaşaması ve aile bireylerinde de benzer bir şikayet olup olmaması, var olan hastalıkları, kullandığı ilaçlar, banyo alışkanlıkları gibi faktörleri dikkate alırız.”

Teşhis ve tedavi

“Dermatolog gerekli gördüğü durumlarda hastadan tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, idrar tetkiki isteyebilir. Yine patch (yama) testi, prick test ya da deri biyopsisi tanı koymak için kullandığımız diğer enstrümanlardır. Tedavi yaklaşımı hemen her zaman nedene yöneliktir. Mantar ve parazit enfeksiyonlarında etkeni yok etmeye yönelik tedaviler düzenlenirken; ürtiker, egzama grubu hastalıklar, derinin kendi hastalıklarında krem/pomat/losyon gibi yerel veya sistemik dediğimiz tablet/iğne tedavileri uygulanabilir. Kaşıntı bir iç organ hastalığının deriye tezahürü ise hasta, uygun branş doktoruna yönlendirilir.”

Kolonya sürerken bir kere daha düşünün

Dr. Yeliz Erdemoğlu, kaşıntıya nelerin iyi geldiğini şu sözlerle dile getiriyor: “Cildin lipid bariyerini desteklemek kaşıntı ataklarını ve şiddetini azaltır. Bu nedenle hamam, sauna gibi sıcak banyolardan ve cilt temizliğinde sert kese, lif gibi alışkanlıklardan uzak durulmalıdır. Özellikle soğuk havalarda cilt daha çok nem kaybına uğrar. Bu nedenle kış mevsiminde nemlendiriciler daha sık, özellikle de yoğun kıvamlı türevleri, kullanılmalı. Bölgeyi ılık suyla yıkayıp, nemlendirici sürmeniz kısa süreli bir rahatlama sağlayacaktır. Kolonya, ıslak mendil gibi kimyasal maddelerin cilde temasından kaçınılmalıdır.”

Pamuklu giyecekleri tercih edin 

“Yünlü ve sentetik kumaşlardan uzak durup pamuklu dokumalar tercih etmek, çamaşırları yıkarken çift durulama yapmak, yumuşatıcı kullanımını kısıtlamak kaşıntı şiddet ve atak sayısını azaltmada yarar sağlayacaktır. Yine oda sıcaklığı ve nem oranına dikkat etmek, aşırı terlemeyi engellemek, stresten uzak durmak kaşıntı atak ve şiddetini azaltarak hastanın hayat kalitesini arttıracaktır.”

Sarı-turuncu meyveler kurtarıcı

“Yaz-kış demeden günde en az 5-6 su bardağı saf su içilmeli. Çay, kahve ve alkollü içeceklerden, sigaradan uzak durulmalı. Sarı-turuncu meyve ve sebzelerde, sakatatlarda A vitamini yoğun bulunur, mutlaka tüketilmeli. Kuruyemiş, ıspanak, kuşkonmaz, balkabağı, domates, somon, ton balığı E vitamini için iyi birer kaynaktır. K vitamini için tüm yeşil yapraklı sebzeleri; incir, armut, dut, ahududu, yabanmersini gibi meyveleri; kekik, köri, kuru karanfil gibi baharatları tüketebiliriz. Kış aylarında süt, kefir, peynir, somon, ton balığı ve kabuklu deniz ürünleri gibi D vitamini kaynaklarından da takviye almalıyız.”