Dans Eden, Çarpık, Kübik: Çocuksu Hayal Dünyaları İçin Kuralsız Tasarımlar

Dans Eden, Çarpık, Kübik: Çocuksu Hayal Dünyaları İçin Kuralsız Tasarımlar

Dans eden, yamuk, renkli, sıradışı, masallardan çıkma yapılar… Çocukları eğlendirdiği gibi mimari konuda zihinlerini de kurcalıyor. Bunlar aynı zamanda dünyanın en tuhaf olduğu kadar da eğlenceli tasarımları…

Dans eden pencereler

Almanya’nın güneybatısındaki Darmstadt kentinde bulunan Waldspirale adlı bu sıradışı konut kompleksi, dış cephesiyle oldukça çarpıcıdır. Genellikle yapıların dışının o alışılmış geometrik görüntüsü yerine burada adeta pencereler çizgilerinin dışına çıkıp, dans eder gibi kıvrılmışlardır. Renkli çizgileri ile tanınan Avusturyalı mimar ve ressam Friedensreich Hundertwasser (1928- 2000) tarafından 1998-2000 yılları arasında tasarlanan 12 katlı bu yapı kompleksi, düzensiz formunun yanı sıra soğana benzer kubbeleriyle de dikkat çekiyor. 105 dairenin ve bir iç avlunun bulunduğu bu ilginç komplekste bin pencerenin her biri diğerinden farklı. Binada teras, kafe, restoran, bar, küçük bir suni göl ve çocuklar için bir oyun sahası bulunuyor.

Yamuk ve popüler

Her ne kadar sarhoş bir ressam tarafından yapılan bir tabloya benziyorsa da aslında burası Kuzey Polonya’nın önemli sağlık turizmi merkezi ve turistik destinasyonu Sopot’taki Krzywy Domek (Çarpık Ev). Rezydent Alışveriş Merkezi’nde bulunan bu küçük ev, büyük ihtimal Polonya’nın en çok fotoğraflanan yapısı. Mimar Szotynscy Zaleski tarafından tasarlanmış bina, 4 bin metrekarelik bir alana yayılıyor.

Dali gibi çılgın

İlk göze çarpan, çatısı boyunca sıralanan dev boyutlardaki yumurta şeklindeki heykeller. İspanya’nın Figueras kentinde bulunan Salvador Dali Tiyatro Müzesi’nin hiç de sıradan bir bina olmadığı daha ilk bakışta anlaşılıyor. Müzenin kulesi Torre Galatea, sürrealist sanatçının ölen eşi adına inşa edilmiş. Dali öldüğü 1989 yılına kadar da burada yaşamış. İlginç bir yanı da binanın, Dali’nin 1904’de vaftiz edildiği kilisenin yanı başında olması. Dali, müzenin sergi salonunda, bir yeraltı türbesinde gömülü.

Masallardan çıkma

Bu fantastik yer adeta Alice Harikalar Diyarı’na bir yolculuk gibi. Bölgede yaşayan bir kadın sanatçı tarafından tasarlanan Hang Nga Konukevi (Çılgın Ev) gerçekten büyüleyici. Ev, Moskova’da mimari okumuş, Vietnam’ın eski başkanının kızına ait. Beklenmedik kıvrımları, köşeleri, tavanları ve odalarıyla ev tasarımı kuralları ve anlayışıyla hiçbir şekilde uyum göstermiyor. Zürafa ve örümcek gibi devasa hayvanları, ne yuvarlak ne de dikdörtgen şeklindeki pencereleriyle adeta masallardan çıkma bu şatoyu bir müze gibi gezmek mümkün.

Taş tutkunu postacı

Fransız bir postacı olan Ferdinand Cheval, hayatının 30 yılını işiyle hiç ilgisi olmayan bir şey için harcadı. Fransa’da bulunan ve inşasına 1879 yılında başlanan Ferdinand Cheval Sarayı ya da Ideal Saray’ın hikayesi çok ilginç. Cheval’in anlatımına göre; ayağının takıldığı taşın şekli ona ilham veriyor. Ertesi gün tekrar aynı yere dönerek taş toplamaya başlıyor. Bunu takip eden 33 yıl boyunca, günlük posta dağıtımı güzergahında, topladığı taşları önceleri taşları ceplerinde, daha sonra sepette ve sonunda da el arabasıyla taşıyor. Cheval’in genellikle geceleri bir yağ lambası altında çalışarak tamamladığı saray, naif sanatın mimarideki en muhteşem örneklerinden kabul ediliyor.

Küp evler ormanı

45 derecelik açıyla duran, birbirine teraslarla bağlı, altıgen evler… Hatta eğimli duvarlı kübik bir evde nasıl yaşanabileceğini göstermek için aralarında bir de müze var. 1977’de Hollanda’nın Rotterdam şehir planlamacıları mimar Piet Blom’dan (1934-1999) yaya köprüsü üzerine konut tasarlamasını isteyince, ortaya bu ‘’kijk-kubus’’ yani ‘’kübik ev’’ çıkmış. Kübik evlerden 55 tane planlanmış. Ancak bugüne dek 38’i küçük, ikisi büyük küp olmak üzere toplam 40 ev inşa edilmiş. Eğimli olup, yana yatmış her küp altıgen şekilli direk iskeletler üzerinde bulunuyor. Küpler üç seviyeye ayrılmış yaşam alanlarını içeriyor. Üçgen şeklindeki alt kat yaşam alanını içeriyor. Bu küp ormanında her küp sanal bir ağacı temsil ediyor.

Dünyanın en büyük piknik sepeti

Amerika mimari açıdan oldukça çarpıcı örneklere sahip. Bunlardan biri, 1873 yılında inşa edilen, bölgenin en eski ve en büyük üçüncü kütüphanesi Kansas Halk Kütüphanesi. Binanın otoparkını gizleyen bu tasarım, Kansas halkının kentlerini temsil ettiğini düşünerek oyladığı kitaplardan oluşuyor. Ohio’daki piknik sepeti de görmeye değer. Dünyanın bu en büyük sepeti, aslında yedi katlı bir bina.

Dünyanın en büyük yarım küre binası

Çapı 110 metre ve iç yüksekliği 85 metre olan kocaman beyaz bir top… İsveç’in başkenti Stockholm’de bulunan ve 1989’da açılan yapı, aslında İsveç Ulusal Hokey Takımı’nın arenası. Önemli konser ve etkinliklere de ev sahipliği yapan arena, deniz seviyesinden 130 metre yükseklikte ve kent manzarasının en güzel izlendiği noktalardan biri.