DERİNİN SADELİKLE BÜTÜNLEŞTİĞİ TASARIMLAR

18 yaşındayken Hindistan’a giden ve deri üzerine farklı desenler işleyebilmek için kakma eğitimi alan AgarapatiLeather’ın kurucusu Enes Vural, Yeldeğirmeni Kadıköy’deki atölyesinde sadeliği ile öne çıkan deri çanta, kemer ve cüzdanlar tasarlıyor. Vural, kişiye özel tasarımlarında Osmanlı’dan günümüze kadar gelen bir eski geleneği devam ettiriyor. Yüzde 100 doğal ve herhangi bir işlemden geçmemiş özel deri parçalarıyla çalışan Vural, tasarımlarında kullandığı deri hammaddenin tamamını Isparta’dan getirtiyor.

Daha küçücük bir çocukken, gelecekte çok iyi bir tasarımcı olacağının sinyallerini veren Enes Vural, “Tasarıma yönelik merakım nedeniyle evimizde her zaman bana ayrılan özel bir alanım vardı ve bu alanı hep mini bir atölye gibi kullandım. Ortaokuldan itibaren tasarımla ilgili uğraşlarım daha da arttı. 14-15 yaşından 18 yaşına kadar okul sonrasında fırsat bulduğum her anı deri işleriyle uğraşan, bileklik ve cüzdan tasarımlarına odaklanan deri ustası Orhan Özer ile geçirdim.” diyor.

Hindistan’da kakma eğitimi aldı
Deri alanında daha köklü bir deneyim sahibi olmak istediği için 18 yaşında Hindistan’a giden Vural, Hindistan’da 6 ay boyunca kakma eğitimi aldı. Böylece deri üzerine farklı işlemeler yapabilme becerisine de sahip oldu. Bu dönemde Hindistan’ın farklı bölgelerine özel çantaları toplayarak Türkiye’de satışa sunan Vural, ilk atölyesini 19 yaşında Kızıltoprak’ta açtı. 2009’da üniversite sınavına giren ve Ankara Üniversitesi İklimlendirme Soğutma Bölümü’nü kazanan Vural, farklı bir eğitim almış olmasına rağmen tasarım sürecinden bir an olsun vazgeçmediğini dile getiriyor. Üniversite okurken de deri işine devam eden Vural, Aralık 2014’ten bu yana Yeldeğirmeni Kadıköy’de AgarapatiLeather adını verdiği atölyesinde kişiye özel çanta, cüzdan ve kemer tasarımlarına imza atıyor.

Sırt çantası seviyor
Sade tasarımlardan yana olduğunu söyleyen Enes Vural, “Hindistan’da kakma eğitimi almış olmama rağmen, bu stil Türkiye’de çok tercih edilmiyor. Özellikle sırt çantası yapmayı seviyorum. Haftada yaklaşık 10-15 çanta ve 100 cüzdan tasarlıyorum. Çanta fiyatları 100 TL’den başlıyor ve 1000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Cüzdanların fiyatları 40-150 TL, kemerlerin fiyatları ise 50-120 TL arasında değişiyor. Satışlarımızın yüzde 50’sini internet satışları, yüzde 50’sini de atölyemize gelen müşterilerimizin siparişleri oluşturuyor.” diyor.

Yaz-kış ayrı modeller
Sonbahar-kış mevsimlerinde yeşil ve kahverengi ağırlıklı tonlara ağırlık verdiğini belirten Vural şunları söylüyor: “Kış aylarında en çok dikkat ettiğim şey çantaların kapak kısımları… Çantaların açılıp kapanan üst kısımlarını çatı formlu yapmaya özen gösteriyorum. Yaz aylarında ise çatısı olmayan açık tonlu, beyaz ve sarı deri ağırlıklı çantalara yöneliyorum. Tasarımlara atölyeye gelen müşterilerin beklentileri doğrultusunda yön veriyoruz. Müşteriler bir sipariş formu dolduruyor. Çantanın rengi, büyüklüğü, dikişi, askısının rengi gibi özellikler tek tek belirleniyor. Bu bilgilerin ardından çizim safhasına, ardından da üretime geçiliyor. Çantalar iki günde teslim ediliyor. Herhangi bir trendden beslenmiyorum. Tamamen kendi tarzımı yansıtan tasarımlara imza atıyorum. Agarapati’nin kelime anlamı da ortalığı tazeleyen, temizleyen tütsü anlamına geliyor.” yorumunda bulunuyor.

Deriler, Isparta’dan geliyor
Çanta, deri ve cüzdan tasarımlarda yüzde 100 doğal ürünler kullandığını ifade eden Enes Vural, derileri hangi ilden tedarik ettiği ve nasıl bir tekniğe sahip olduğu hakkında ise şunları söylüyor: “Kullandığım deriler fabrikasyon hiçbir işlemden geçmiyor. Osmanlı’dan bu yana yapılan eski deri işleme, deri tabaklama sistemiyle hazırlanıyorlar. Deriyi Isparta’dan getirtiyorum. Isparta’da da bu tarz deri satan kişi sayısı çok azaldı. Bu kişiler Türkiye’nin en değerli deri ustaları…”

Önce çiziyor
Vural, çantaların tasarım süreciyle ilgili de bilgiler veriyor: “Önce çantanın nasıl bir tasarıma sahip olacağını belirleyip çizim aşamasına geçiyorum. Sonrasında taslak oluşmuş oluyor. Natürel deriyi tasarıma göre kesiyorum. Kesimden sonra çantanın boyanacak kısımlarını belirliyorum. Boya işleminden sonra çanta 6 saat kurutuluyor. Ardından cila işlemine geçiliyor. Çantanın sap ve açma kısımlarının rahat açılıp kapanması için delme işlemini gerçekleştiriyorum. Dikim aşamasına geçmeden önce çantaya toka takılacaksa, toka kısımları yerleştiriliyor. Dikim bittikten sonra zaten çantanın iskeleti ortaya çıkmış oluyor. En son olarak askı ve diğer aparatlar ekleniyor. Rötuş yapılıyor. Çantada zımpara yapılması gereken yerler zımparalanıyor. En sonunda ise kemer boyası ihtiyacı oluyor.Çantanın yüzeyi son bir kez parlatıldıktan sonra çanta hazır hale geliyor.”