DERİNLİĞİYLE İZ BIRAKAN HEYKELLER TASARLIYOR

Kadıköy Rasimpaşa’daki Yücel Kale Heykel Atölyesi’nde ahşap, cam, yarı değerli taş ve metal gibi farklı malzeme gruplarıyla son derece orijinal heykel tasarımlarına imza atan Yücel Kale, değişik kombinasyonlar denemekten büyük keyif alan bir heykeltıraş. Son derece disiplinli bir ruh haline sahip olan Kale, yaratıcılığını inovatif bakış açısıyla birleştirerek birbirinden özgün tasarımlara hayat veriyor. 19 yıllık meslek hayatında 15’i aşkın kişisel sergi açan Yücel Kale, 2017’de de değişik konseptteki sergileriyle dikkat çekecek.

Yeni tarzlar deniyor
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nden 2000 yılında mezun olan Yücel Kale, ilk sergisini öğrencilik yıllarında açtı. Heykeltıraş olmaya karar vermeden önce bir kuyumcuda 6-7 yıl çıraklık da yapan Yücel Kale, 19 yılda yaklaşık 15’in üzerinde kişisel sergiye imza attı. Kadıköy Rasimpaşa’daki heykel atölyesinde farklı malzemeler kullanarak değişik tasarımlara yoğunlaşan Kale, “Değişik malzemeleri bir arada kullanmaktan, yeni şeyler denemekten büyük bir keyif alıyorum. Herkese hitap eden ve herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği heykeller tasarlamaya odaklanıyorum. İlk çalışmalarıma ahşapla başladım. Daha sonra cam yontmaya yöneldim. Türkiye’de cam heykeli çalışmaları zaten çok yeni… Camın dışında metal kullandığım tasarımlarım da var.” diyor. Son olarak 23 Şubat’ta Arnavutköy’deki Galeri Selvin’de ‘Değerler Listesi’ adını verdiği sergisini açan Yücel Kale, bu sergi hakkında şu yorumda bulunuyor: “Bu sergimde yer alan liste, bir değerler listesi… Kendine ve kendinden doğan amaca yaklaşmak, yakınlaşmak için yapılması gereken bir muhakeme listesi… Düşük profilli toplum yaratma anlayışına karşı bir farkındalık hali. Önceliklerinden, varlık sebebinden uzaklaşmış bilincin, yeniden ve tam da şimdi gereken sorgulama ve uyumlama süreci.” yorumunda bulunuyor.

Artbag’ler yani heykel çantalar tasarlıyor
Şu an kristal-yarı değerli taşları işleyerek hazırladığı ve G-Art’ta sergilenecek yeni sergisine hazırlanan Yücel Kale, her gün atölyeye geldiğini ve uzun uzun çalıştığını söylüyor. Çalışmanın kendisini rahatlattığını ve farklı bir meditatif etki yarattığını belirten Kale’ye en büyük hayalinin ne olduğunu sorduk ve, “Kızım Cemre’ye beni yansıtan en özel eserleri bırakabilmek isterim.” yanıtını aldık. Yücel Kale’nin en değişik tasarımlarından biri de ‘Artbag’ adını verdiği, özel çanta tasarımları… İzmir Swissotel’de oluşturulan vitrin sergisi konseptinde ilk kez sergilenen Artbag tasarımlarının büyük beğeni topladığını dile getiren Kale, “Artbag’lerin, her çağda kullanılmış, sahibinin özeti olan çok önemli bir eşya oluşu beni heyecanlandırıyor. Günümüz aynılaşma çağı. Hangi alana baksanız, benzer şeyler ve bu çok sıkıcı. Bu çantaların her biri birbirinden farklı, tek ve üstelik heykel… Kimlikleriyle arkadaşlık edebilirler insana. Artbag tasarlarken çok eğleniyorum. Bir artbag’i ise yaklaşık 10 günde tasarlıyorum.” diyor.

Taşlarla ilgili sergisine hazırlanıyor
Yarı değerli taşlarla çalışmanın son derece farklı ve mistik bir duygu olduğunu ifade eden Yücel Kale, sözlerine şöyle devam ediyor: “Taşların hepsi canlıdır ve farklı gizemler içerir. Doğanın böyle bir şeyi yaratmış olması beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Şu an Kastamonu’dan çıkan yeşil opal taşı ile çalışıyorum. Bu taş ıslandığında inanılmaz bir renk alıyor. Yeşil insana apayrı bir enerji veriyor. Bu taşı kullanarak, yılanlı bir figür tasarlıyorum.”

Yeni bir şeyler öğrenmekten, sıra dışı parçaları ya da malzemeleri bir araya getirmekten büyük keyif aldığını belirten Yücel Kale, tasarım sürecinde her detayı akışına bırakarak ilerlediğini dile getiriyor. Sakinken ve geleceği düşünmüyorken, çok daha yaratıcı ve huzurlu bir tempoda çalıştığını söyleyen Yücel Kale, eşinin de kendisi gibi heykeltıraş olduğunu ve bu atölyeyi beraber kullandıklarını vurguluyor. Yeni sergisine hazırlanırken, eşinin de kendisine her konuda yardımcı olduğunu söyleyen Yücel Kale, eşiyle aynı atmosferde omuz omuza çalışmaktan büyük bir keyif alıyor.