Doğanın Kalbinde: Kamping

Doğanın Kalbinde: Kamping

Peribacalarından koruma altındaki ormanlara, berrak maviden yeşil yaylalara, doğanın tam kalbinde olmak isteyenlerin tutkusu olan kamping tatilleri için Türkiye’nin her bölgesi birbiriyle yarışacak denli büyüleyici doğal alanlar vaad ediyor. Gözünüzü maviye açmak, bulutların üzerinde dolaşmak, ormanların kokusunu içinize çekmek ve yıldızların altında uyumak için, önerilerimize göz atın.

Sualtının büyülü dünyasında

Kaş Kamping / Kaş, Antalya

Tüneller, mercan kayalıkları, gemi ve uçak batıkları, envai çeşit balık türü ile Türkiye’nin en büyüleyici sualtı zenginliğinin kapıları Kaş’ta önünüze açılır. Kaş, Akdeniz kıyılarında sualtı görüşünün en net olduğu dalış noktalarından biri. Coğrafyasındaki çeşitlilik, sayısız dalış noktası ve Kaş’a yakınlığı ile burası yıllar boyu müdavim biriktirmiştir. Tandem paraşütle uçmak, Likya Yolu’nda trekking yapmak ya da deniz kanolarıyla ekspedisyona çıkmak da akıl çelen aktiviteler. Kaş’ta her daim hissedilen doğal yaşam ve kamping tutkusu buraya gelenlerin profiline de hakimdir. Kamping geleneğinin en sağlam örneği Kaş Kamping (www.kaskamping.com), 30 küsur yıldır Akdeniz’de sayısız müdavim edinmiş, yedi dönüm alanda, zeytin ağaçlarının gölgesinde, denize sıfır, mavi ile yeşile doyuran bir alan. Konaklama, çadır, karavan ya da ağaçların arasında yer alan bungalovlarda. Uyanır uyanmaz berrak bir denizin derinliklerine kendinizi bırakabilir, şnorkel ile denizaltı canlılığını keşfedebilir ya da deniz manzarasına karşı kitap okuyabilir, tavla oynayabilir, sıcak iklimlerin sevimli kertenkelesinin adını taşıyan Gecko Cafe’de gölgede susuzluğunuzu giderebilir ve muhteşem kaşarlı tostunu tadabilirsiniz. Gecko Beach’te caretta carettalara rastlarsanız bu sürprizin keyfini çıkarın. Burada kalmasanız bile, deniz ve kafesinden yararlanmak için geldiğinizde en iyi şekilde ağırlanacaksınız.

Gökyüzündeki balonlara uyanmak

Kaya Camping / Göreme Yolu, Kapadokya

Kapadokya garip bir yer. Tanımak için bir çift bot, bir fener ve bol bol da hayalgücü gerekiyor. Kapadokya’nın bilindik rotalarından sapmak için sürüden ayrılmalı, vadilerde kaybolmalı, kiliselerde yalnız kalmalı, kendi yol ve manzaralarınızı keşfetmelisiniz. Sıradışı coğrafyası ve kayalara oyulan ev ve kiliseleriyle UNESCO tescilli bir milli park olan Kapadokya’nın eski ismi Katpatuka yani Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi’’. Vadilerde trekking yapmak, eşsiz bir coğrafyayı balondan kuşbakışı seyretmek, at sırtında ırmakları geçmek, yüzyılları geri sarıp kiliselerdeki fresklerin hikayelerini dinlemek, günbatımında Kızıl Vadi’nin renklerinde kaybolmak, peribacalarının gölgesinde golf oynayıp akşam taş bir mekanda caz dinlemek… Kapadokya işte böylesine cömert. Bir sabah Kapadokya’da uyanıp gökyüzüne açılan balonları gördüğünüzde, balonun içinde de olsanız dışında da bu manzaranın ancak bu özel coğrafyaya ait olduğunu teslim edersiniz. Kaya Kamping’de güneşin doğuşuyla birlikte gözünüzü açtığınızda, ilk sahne gökyüzünde uçan balonların yarattığı muhteşem manzaradır. 20 küsur yıldır hizmet veren, 15 bin metrekarelik içi ağaçlarla dolu, vadiye bakan bir terasta bulunan kampingin konumu ayrı övgü hak etse de kampın temiz ve bakımlı olması da atlanmamalı. Tuvalet, banyo, ortak mutfak ve buzdolabı temiz ve kullanıma uygun, elektrik dağıtımı yeterli. Kampın ayrıca güzel bir havuzu da bulunuyor Kamp sahiplerinin pekmez kaynatmasına denk gelirseniz, bu organik ikramı kaçırmayın.

Mavi ada

Ada Camping / Mosko Adası Koyu, Ayvalık

Adalarıyla meşhur Ayvalık’ta 25 adanın en büyüğü olan Cunda Adası’nın açık denize bakan tarafında, yapılaşmadan uzak, denizi temiz Mosko Adası Koyu, sakinliğini ve atmosferini koruyabilmiş bir mavi köşe. Koy ismini, hemen karşısındaki adadan alıyor. Nisandan ekim ayına kadar bu koyda yüzenler oluyor. Koyda, orman içinde, denize sıfır Ada Camping (www.adacamping.com), bungalovları, klimalı odaları, kiralık karavanları, ortak mutfağı ve çamaşırhanesi ile hem samimi hem de her bütçeye çözüm bulmaya hazır. Kampingde şemsiye ve şezlonglarda saz, palmiye ve tahta kullanımına özen gösterilmiş. Kahvaltıdan akşam yemeklerine, masalar neredeyse denizin içinde. Çadırıyla gelenlere hazır masa ve sandalyeli sazlık gölgelik alanlar ayrılmış. Ada Camping’in kendi zeytin ağaçlarından elde ettiği zeytinyağını kullanarak yaptığı mezeleri ve Ege otlarını tatmak mümkün. Patikalarda, orman içinde ya da yakın adalara çıkıp trekking yapmak mümkün. Mosko Adası’na gitmek isteyenler için kampingden kano veya sandal kiralanıyor. Ayvalık’taki özel dalış okulları isteyenleri kampingden alıp dalış sonrasında tekrar buraya bırakıyor. Ayrıca kamping olta balıkçılığı için de imkan sağlıyor. Tekneyle adaları gezin, sabah erken Cunda Taş Kahve’de kaşar simit yiyin, Ayvalık Perşembe pazarının curcunasına karışın, Ayvalık’ın arka sokaklarındaki eski evleri görün, Cunda kıyısındaki balık lokantalarında, avlanma yasağı dışındaki temmuz ve ağustos aylarında, hamsi ile sardalye arası minik papalinalardan tadın.*

Aman kimseler duymasın!                                                      

Sundance Camp /Phaselis Koyu (Tekirova- Antalya)

Herkes bir gün bozulacağından emindi. Gidenler merak eden arkadaşlarına bile anlatmaya korkuyordu. Hemen bir ucundaki “kafana göre takıl, kafana göre giyin, kafayı hiçbir şeye takma” felsefesini esas almış kamp yeri Sundance ile birlikte anılan bu koy, gerek bir yanında onu koruyan Phaselis antik kenti gerekse hiçbir zaman bakir ve vahşi arazilerini “her şeyin bir fiyatı vardır”cılara feda etmeye yanaşmamış iki kardeş sayesinde insandan çok doğaya, bu yalnız gezegene kaldı. Rahat bir nefes alabilir miyiz? Bunu zaman gösterecek. Burası Phaselis Koyu. Kamp yeri ile konumuyla Akdeniz’in en güzel antik kentlerinden biri olan Phaselis arasındaki koy, ancak rüyanızda görebileceğiniz bir coğrafya gibi. Eski dilde “Tanrı korur” anlamına gelen Phaselis, zengin orman bölgelerine yakın oluşu nedeniyle yapılaşmadan fersah fersah uzakta kaldı. Sundance Camp (www.sundancecamp.com), eşine az rastlanır türde bir kamp yeri. Hepsi çam ağaçlarının altında bungalovları, ağaç evleri ve konak olarak adlandırılan, sobalı verandalı ağaç evleri var. Çadırlar en muhteşem manzaralara karşı kurulur. Yaz-kış mutfakta leziz yemekler pişer. Kampın, köpek, kedi, tavuk, güvercin, at, ördek ve kazları devamlı etrafta dolaşır. Phaselis Koyu’nda su Akdeniz’in medar-ı iftaharı. Deniz mevsimi uzun, nisandan aralığa. Anahtar kelime; sabah erken… Sundance’ten henüz güneş doğanın kokularını bozmadan yola çıkıp Phaselis’e yürüyün, Phaselis Plajı’nda kendini kuma gömen yengeçleri izleyin, Tahtalı Dağı’nı seyredin, iki yanında çam ve sedir ağaçlarının sıralandığı Phaselis antik yoldan geçin, vardığınız yer çam ağaçlarının arasında, denize sıfır, çalılıkların taşların arasından fışkırdığı muhteşem bir antik kent olacaktır.

Doğayla başbaşa

Yenice Ormanları Kamp Alanı / Karabük

Anıtsal ağaçlar, derin vadiler, akarsular, kanyonlar, yaban hayat ve akıl almaz bir bitki çeşitliliği… Yenice Ormanları, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından, Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik açısından en değerli ve acil korunması gereken 100 sıcak noktasından biri olarak gösteriliyor. Burada kamp yapmak şüphesiz unutulmayacak bir deneyim. Ayrıca bu ekosistem Türkiye’de vahşi hayatın ender olarak devam ettiği yerlerden biri. Hayaliniz doğayla tamamıyla başbaşa kalmaksa, Kent Ormanı, Eğriova Göleti, Darıyazısı, Şekermeşe, Sorgun Yaylası, Karakaya ve arboretum alanında kamp yapmak mümkün. Herhangi bir işletme ve tesis olmadığından biraz da maceraya alışık olmak gerekli. Karabük merkeze 45 km mesafedeki Yenice Ormanları’ndaki yürüyüş parkurlarında kırmızı-beyaz levhalar bulunuyor. Adeta anıt ağaçların çevrelediği bir orman müzesinde yürürken görkemli kanyonların, dereciklerin ve doğanın tam kalbinde olmanın keyfini çıkarın.

Bulutların üzerinde
Pokut Yaylası / Çamlıhemşin, Rize
Karadenizliler, yüzyıllardır, daracık patikalardan, taşlı yollardan, hayvanlarıyla, binlerce metre yukarılara tırmandılar durdular. Kaçkarlar’ın eteklerinde, ormanların derinliklerinde, şelalelerin aktığı dumanlı dağların yamaçlarında, kışa hazırlık için kendi yağ ve peynirlerini yaptılar. Hazirandan eylüle, yayla evlerinde, kuşaklar boyu yaşadılar. Eskiden geleneksel yayla yollarından, katırlar ve ineklerle yayla göçü yapılırdı, şimdi artık kamyonlar var. Bir zamanlar, taş ya da kestane ağacından yapılan evlerin yerinde bugün beton var. Eskiden bütün aile biraradaydı, artık uzaklarda olan gençler var. Tüm bu değişime rağmen, korunabilmiş yaylalar da kalmadı değil. Sal- Pokut, Çamlıhemşin’in Şinçiva Köyü’nün tepelerinde, akıllar durdurucu iki yayla. Pokut benzersiz bir coğrafyaya yerleşmiş. Sal’daki yaşamsa insanı içine çekiyor. Sal Yaylası’nın bulutlara nazır banklarında oturup, her günbatımında yayla sakinlerinin çaldığı tulumu dinleyebilirsiniz. Bir de yaylanın genç kızlarının, yağmuru kovmak ve güneşi çağırmak için, ‘’ebebubrik’’ yapmalarına rastlarsanız, gerçek Karadeniz’in eşiğindesiniz demektir. Pokut’ta konukevleri var ancak Kaçkarlar’ı 360 derece gören bu yaylada kamp yapmakta ısrar ederseniz,

çadırınızı yayla evlerinin yaslandığı yamacın tam tepesine kurun. Bu şekilde, sırtın iki tarafındaki manzaraya da hakim olacaksınız. Bulutların üzerinden, sıra sıra dağların ardından batan güneşi seyredin, Pokut’u en yüksek noktadan görün. Katmanlı dağları, bulutları, sisi ve yıldızlı gecesiyle Pokut, Karadeniz’de en çok vaadi olan yaylalardandır. Önleminizi alın, yazın bile yayla soğuk olabilir. Plato’da Mola’da (www.platodamola.com) nefis kaymak ve muhlama gibi envai çeşit Karadeniz’e özgü lezzet bulabilirsiniz.