DOĞRU BESLENİN, YAŞLANMAYIN

İnsanların ortak dileği genç ve sağlıklı kalabilmek… Peki, bu mümkün mü? Yaşlanmayı geciktirmek, ileriki yaşlarında bile olduğunuzdan daha genç görünmek elinizde… Bunu başarmak için ortaya sunulan gençlik iksirlerine kucak dolusu para vermek ya ağrılı süreçlerden geçmek de gerekmiyor. Genç kalmak, yaşlanmayı durdurmak için beslenme üzerine verilen tavsiyeleri uygulamak en kolay çözümlerden…

Daha genç görünmek için beslenmenizde dikkat etmeniz gereken kurallardan bazıları şöyle:

TATLILAR: Şeker, elastin ve kollajendeki proteinlere saldırarak cildin daha yaşlı görünmesine sebep olur. 35 yaş ve sonrasında aşırı şeker tüketimi kaynaklı yaşlanma etkileri hızla gözlemlenir. Her gün 25 gram şeker tüketimi ile kendinizi sınırlayın. Şeker ihtiyacı arttığında, tatlı bir şey yemek yerine bir bardak su veya maden suyu içmeyi tercih edin. Eğer bu işe yaramazsa bir parça siyah çikolata veya böğürtlen/çilek tüketebilirsiniz.

KIZARTMA VE KONSERVELER: Kızartma, karamelleşme, ızgara, kavurma, işlenmiş ve konserve işlemi sırasında ısıtılan gıdalar AGE (ileri glikasyon son ürünleri) oluşturur. AGE inflamasyon ve oksidasyonu artıran; yaşlanma, kalp, beyin, kemik ve eklem, böbrek, insülin direnci, anemi ve cildi etkileyen yaşa bağlı hastalıkların temel nedenidir. AGE tüketimini azaltmak için sebzelerinizi mümkün olduğunca çiğ yiyin. Yiyecekleri su bazlı yöntemle (buharda veya kaynatma) pişirin. Veya pişirmeden önce sirke, limon suyuyla marine edin. Çilek, tatlı patates ve yeşil yapraklı sebzeler tüketin.

YAĞLAR: Kadınlar genellikle ilerleyen yaşlarda diyet yaparken yağı azaltmaya çalışır ama omega-3 yağ asitleri gibi iyi, sağlıklı yağlar, cildi esnek tutar, beyin sağlığını arttırır, kalbi güçlendirir, diyabet ile mücadele eder ve ömrü uzatır. Omega-3’ü azaltmak yaşlanma sürecini hızlandırır, hücresel inflamasyonu artırır ve organda fonksiyon bozukluğuna yol açar. Ayrıca cildinizin, daha fazla tahriş olmuş, daha az parlak ve yaşlı görünmesine neden olur.

Daha fazla sızma zeytinyağı, badem, avokado ve yağlı balık tüketin ama omega-6 bakımından zengin bitkisel yağlardan (mısır, soya, ayçiçeği) kaçının.

SEBZE-MEYVELER: Doğadaki karbonhidrat kaynakları tahıllar, sebze ve meyvelerdir. Günümüz şartları tahılları karşımıza işlenmiş olarak getirir. Rafine karbonhidrat kan şekerini ve insülin seviyesini hızla arttırarak dokuların hızla yaşlanmasına, serbest radikallerin oluşumunu hızlandırmaya ve bunun sonucunda insülin direnci ve metabolik sendroma sebep olur. Doğadaki diğer karbonhidrat kaynağı olan sebze ve meyveleri tüketin. Sebze ve meyvelerden de anti oksidan değeri en yüksek olan özellikle mor meyvelerden (kara üzüm, yaban mersini, karadut), kırmızı meyvelere (çilek, kiraz, domates, nar, kırmızı elma) yani koyu renklilerden açığa doğru beslenmenizi düzenleyin.