Dünya Çapında Bir Miras: Zeugma Mozaik Müzesi

Dünya Çapında Bir Miras: Zeugma Mozaik Müzesi

Akhilleus, bir ölümlü olan Teselya Kralı Peleus ile su tanrıçası Thetis’in oğludur. Ölümsüz annesi, Akhilleus’u da ölümsüz kılabilmek için, onu ölüler diyarından geçen Styks Nehri’ne batırır.

Ancak bebeği topuklarından tutuğu için orası zayıf noktası olarak kalır. Akhilleus, cesur bir savaşçı olarak ünlense de, anne oğlunun Truva Savaşı’na gidecek olursa öleceğini bilir. Bu yüzden kadın kılığına girerek Kral Lykomedes’in Skyros Adası’ndaki sarayında kadınların arasında saklanmasını ayarlar. Yunanlılar, Akhilleus olmadan, Truva Savaşı’nda şanslarının az olduğunu biliyordur. Bunun üzerine Odysseus saraya satıcı kılığında girer ve çeşitli kumaş ve elbiseleri kadınların önüne döker. Aralarında bir de kılıç vardır. Albenili kumaşları gören kızlar elbiselerle ilgilenirken, Odysseus saraya bir saldırı varmış gibi, askerlerin, “Silah başına!” diye bağırmasını sağlar. Kızlar kaçışırken, Akhilleus elini kılıca atar… Bu olaydan sonra, Akhilleus Truva Savaşı’na katılmak zorunda kalır. Savaşta Paris’in yayından çıkan zehirli bir ok topuğuna isabet eder ve ölür.

Dünya çapında bir müze

Böylesine bir mitolojik hikayeyi layıkıyla anlatmak bir yana bunu mozaiklerle tasvir etmek gerçek bir ustalık gerektirir. Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi’ne dünyanın en nitelikli mozaik müzesi ünvanını kazandıran da işte bu ustalıktır. Eylül 2011’de açılan müze, sadece koleksiyonuyla değil, yarattığı atmosferle de dünya çapında bir sergi alanı oldu. Kent halkının yaşadığı ortam, Zeugma’nın mimarisine sadık kalınarak, bire bir boyutlarda yaratıldı. Adeta kentin en alt bölümünden başlayıp, teraslarından yükselerek burayı geziyor duygusuna kapılıyorsunuz.

Kurtarma kazıları

Zeugma’nın akropolü, Fırat Nehri’nden 300 metre yüksekte bulunuyordu. Bugün Zeugma antik kentini gezenler o tepelerin yamaçlarında duruyor olsalar da, Birecik Barajı’nın suları altında kaldığından kentin büyük bir kısmını görmek mümkün değildir. Birecik Barajı’nın yapımı hızla devam ederken 1996’da başlatılan kurtarma kazıları ivme kazanır. Bazı önemli buluntulara rastlanınca baraj çalışmaları durdurulur. Mesela bugün üzerinde barajın ana gövde duvarının yükseldiği Roma hamamında 39 parça mozaik belgelenir ve Gaziantep Müzesi’ne taşınır. Zor şartlarda ve aralıksız süren kurtarma kazıları sırasında arkeologlar önemli bilgi ve belgelere ulaşırlar. Binlerce bulla (mühür baskısı), özellikle de Çingene Kızı Mozaiği gibi dünyanın dikkatini çeken birçok önemli eser gün ışığına çıkarılır.

Yaşamın aynası mimari

Müzede bulunan mozaiklerin büyük bir çoğunluğu, Greko-Romen dünyasının en önemli sosyalleşme kültürü ‘convivium’ların yani toplu bir eğlence biçimi olan yemek davetlerinin yapıldığı mekanların taban döşemeleri… Mozaikler, davetlerde yemek sırasında veya sonrasında yapılan mim, pantomim ve tragedya oyunları ve bunların konularıyla ilgili sahnelerini içeriyordu. Mekana çağrılan sanatçılar, dönemin popüler mitolojik hikayelerini, önemli tragedya ve komedya yazarlarının eserlerini müzik ve mim içeren bir performansla davetlilere sunuyordu. Klineler üzerine yatarak yemek yiyen konuk varlıklıysa, hemen arkasında kendi uşağı, orta halliyse evin kendi uşağı ona hizmet etmek üzere ayakta bekliyordu. Poseidon Evi’nde Perseus-Andromeda mozaiğinin bulunduğu yemek odalarındaki duvar resimleri üzerinde ayakta duran hizmetli resimleri bunun önemli bir kanıtı. Zeugma evleri kuşkusuz ev sahibi hakkında sadece bugün bize değil o zamanlar da ziyaretçilere çok şey anlatıyordu. Dekorasyonu, ev sahibinin kendi bilgi ve beğenisine göre seçtiği mozaik konuları ve duvar resimleri, davetlinin ev sahibinin entelektüel seviyesi, eğitimi ve ruhsal birikiminin yanı sıra maddi varlığını da hissedeceği tarzda tasarlanıyordu.

Zeugma denince akla…                                                                                                      

Müzenin en önemli eserleri kuşkusuz büyük boyutlu panolar değil. Labirent şeklinde tasarlanmış gizemli bir odada, karanlıkta bir çift etkileyici gözle karşılaştığınızda bunu anlıyorsunuz. Gaziantep, Zeugma Antik Kenti ve müzenin simgesi haline gelmiş, dünyayı büyüleyen bir mozaik bu; Maenad ya da daha yaygın adıyla ‘Çingene Kızı’ mozaiği… Maenad Villası’nın yemek odasının 300 metrekarelik taban mozaiğinden geriye kalan, M.S. 2. yüzyıl tarihli parça, Zeugma’nın Mona Lisa’sı olarak da anılıyor. Mozaikte kadın figürü sağına doğru bakıyor. Kabarık saçları ortadan ikiye ayrılmış ve ensesinden bir eşarpla bağlanmış kadın, iç içe geçmiş iri halka küpe taşıyor. Mozaiğe, özellikle saç örgülerinden dolayı halk arasında ‘Çingene Kızı’ deniliyor. 1998-1999 döneminde Belkıs harabelerinin kurtarılması sırasında, bir sütunun kaldırılmasıyla bulunan bu tasvirin yer aldığı mozaik tabandaki figürlerin çoğu kaçakçılar tarafından çalınmış, ancak bu parça şans eseri kurtulmuş.

Toprağın altından gün yüzüne

Bir diğer çarpıcı taban mozaiği ise, ‘Dionysos ve Ariadne’nin Düğünü…’ Bu etkileyici mozaikte, ortada oturan çiftle beraber müzisyenler, Menadlar ve çocuk Eros resmediliyor. Mozaikteki on figürden altısı 1998’de koruma altındaki yerlerinden sökülerek çalınmış. Bugünse eksik olan bölümler, projektörle yansıtılarak sahne tamamlanıyor. Müzenin bir başka ünlüsü de, müze içindeki her noktadan görülebilen Savaş Tanrısı Ares (Mars)… Ve daha ne büyük ustalıkla yapılmış eserler; bir divan üzerindeki Fırat Nehri’nin tanrısı Euphrates’in dirseğinin altındaki testiden Fırat akar… Perseus Andromede’yi deniz canavarından kurtarır… Buğday başağı ve çiçeklerle taçlandırılmış, sol omuzunda bereket boynuzu ile toprak ve ürün tanrısı Demeter… Samsatlı Zosimos imzalı ‘Kahvaltıdaki Kadınlar…’

Mühürlerin dili

Müzenin, Geç Hellenistik ve Erken Roma İmparatorluk dönemi mühürcülük sanatının (gliptik) dünyadaki en büyük koleksiyonuna sahip olduğu düşünülüyor. Tapınaklardan, agoralardan, özel evlerden, kilerlerden ve lahitlerden çıkarılan ve dönemin siyasi durumu, ekonomisi, kültürü, etnografyası, fauna ve florası hakkında bilgi veren mühür baskıların sayısı 100 bini buluyor. Antik dönemde mühür baskıları, papirüs, tahta veya balmumu tablet, para torbası, paket gibi posta gönderilerini, yiyecek içecek kaplarını, ahşap kutuları, değerli malların bulunduğu oda kapılarını, gümrük mallarını, veraset ve feragat belgelerini mühürleme gibi çok amaçlı olarak kullanılıyormuş. Belgenin güvenliği dahil, belge ve objelerin birbirine karışmasını önlemeye kadar kapsamlı bir kullanım alanı varmış. Zeugma mühür baskılarında tanrılar, tanrıçalar, krallar, mitolojik figürler, mitolojik hayvanlar, masklar, Roma imparatorları ve imparatoriçeler, düşünürler, özel şahıs büstleri, mabetler, yazıtlar, bitkisel ve çeşitli semboller ve hayvanlar betimlenmiş. İpek Yolu’nun Zeugma’dan geçmesi ve mevcut gümrük ile kentin gelişen ticaretini ve haberleşmedeki yoğunluğunu açık bir şekilde gözler önüne sermesi bu mühür baskıları daha da önemli kılıyor.