DÜNYAYA AÇILMAYI HEDEFLEYEN 4 BAŞARILI KADIN GİRİŞİMCİ

DÜNYAYA AÇILMAYI HEDEFLEYEN 4 BAŞARILI KADIN GİRİŞİMCİ

Hayallerinin peşinden giden ve inovatif projeler geliştiren 4 kadın girişimci rol model etkisi yaratıyor.

Türkiye genelindeki kadın girişimciler artık başarılı öyküleri ile kitaplara konu oluyor. Kredi Garanti Fonu’nun hazırladığı ‘Ekonominin Sultanları’ adlı kitapçık da, ülkemizdeki bu başarılı kadınlarının örnek hikayelerine yer veriyor. Kitaba konu olan kadın girişimciler arasında Aslı Elif Sunay, Yağmur-Yaprak Sürmeli ve Tuğba Bayburtluoğlu gibi inovatif isimler bulunuyor. Raillife da hayallerini gerçekleştiren bu 4 girişimci kadının öyküsünü sayfalarına taşıdı.

GLOBAL ARENADA DA GÜÇLÜ BİR MARKA OLMAYA OYNUYOR
Hem bol sebze içeren hem de tam buğdaylı makarnayı gıda sektörüne kazandıran gıda mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu’nun hikayesi, aynı zamanda bir anne olarak kendi mutfağının ve ailesinin gıda ihtiyacını güvenle ve akıllı ürünlerle karşılama isteği ile başlamış. Bayburtluoğlu, bu süreci şöyle anlatıyor: “Bu isteğim, başka bir şehre taşınmak zorunda kalmanın getirdiği işsizlik ile birleşti. Yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye çok düşündüm. O zamana kadar birçok gıda markasının ve fabrikasının kuruluşunda çalışmış olsam da tüm kararların bana ait olduğu bir yatırıma girişmek gözümü korkuttu. Ama geçmiş deneyimlerim ve sağduyulu kararlarım, doğru adımları atmamı sağladı. Böylece besin değeri yüksek, pratik ve sağlıklı ürünler markası, Makarna Lütfen!’i 22 Ekim 2012’de kurdum.”

Güvenilir, pratik ve besin değeri yüksek gıdalar üreten ve bu ürünleri makarnalutfen.com sitesi aracılığıyla hedef kitlesine ulaştıran Bayburtluoğlu, hem ulusal hem de global arenada güçlü bir marka yaratmayı hedefliyor. Bayburtluoğlu’nun en büyük hayali ise Türk Cumhuriyetleri, Arap Yarımadası, ABD ve AB’ye ihracat yapmak… 2017’de paketleme makinesi yatırımına odaklanacağını dile getiren Bayburtluoğlu, “Farklı markalara fason üretim yapmak, lokomotif ürünleri farklı şehirlerde küçük şarküterilere açmak, satışları artırmak ve yeni yıla yeni depo ile girmek gibi hedeflerimiz bulunuyor.” diyor.

İNOVATİF ÜRÜN TASARIMLARINA İMZA ATIYORLAR
PM Pet Market’in kurucuları Yağmur Sürmeli ve Yaprak Sürmeli’nin önderliğinde geliştirilen PeggyMatic, evde beslenen kedi ve köpeklerin pati ve tuvalet temizliğini kolaylaştırmayı ilke edinen bir cihaz. Bu cihazla dünyada önemli bir ilke imza atan Yağmur ve Yaprak Sürmeli, “PeggyMatic, kedi ve köpeklerin pati ve popo temizliğini su ile fırçalayarak yapan, şarjlı, elektronik devre kontrollü, taşınabilen tamamen yenilikçi, benzersiz bir cihaz. Bu cihazı kendi köpeğimiz Peggy’nin problemine çözüm olması için tasarladık. Ancak Peggy geçirdiği kist operasyonu sonucu yaşamını yitirdi. Bu durum üzerine benzer problemi yaşayan evciller ve sahipleri için bu cihazı üretip ticarileştirmeye karar verdik. Bu yüzden de 2011’de markamızı PeggyMatic olarak tescil ettirip bu marka ile ürünü yapmaya başladık. Dünyada evde beslenen 400 milyon köpek ve 425 milyon kedi olduğunu düşünürsek, çok büyük ve boş bir pazarda ne kadar önemli bir cihaz yaptığımızı anlayabilirsiniz. PeggyMatic, Türkiye’de, Avrupa Birliği’nde 25 ülkede, Amerika’da ve Japonya’da patent alarak, bir dünya markası olma vizyonuyla ilerliyor.” diyor.

TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK YERLİ PROPOLİS ÜRETİCİSİ
Uzun yıllar bal sektöründe faaliyet gösteren bir markada Ar-Ge ve kalite direktörü olarak görev yapan Aslı Elif Sunay’ı, SBS Bilimsel Bio Çözümleri kurmaya yönlendiren süreç, oğlunun bir rahatsızlığı ile ilgili olarak başlamış. Sunay, bu süreci şöyle anlatıyor: “Oğlumun birkaç ay arayla sürekli ateşi çıkıyordu ve sürekli antibiyotik kullanmak zorunda kaldığım için antibiyotiklere karşı alerjisi oluşmuştu. Doktor tarafından oğlum için tek çarenin, bağışıklığının artırılması olduğunu öğrendim. Oğlumun bağışıklığını doğal olarak güçlendirme yollarını aradığım dönemde propolis ve arı sütü ile tanıştım. Bu ürünleri piyasada araştırdığımda hepsinin ağırlıklı Çin’den geldiğini ve bu ithal ürünlerde de ciddi gıda güvenliği sorunları olduğunu tespit ettim. Bunun üzerine bir arıcıdan rica ettim, benim için az miktarda üretti ve arı sütünü doğrudan, propolisi ise laboratuvarımda kendi imkanlarım ile özütleyerek çocuğuma vermeye başladım. Çocuğum hem alerjiden kurtuldu hem de bağışıklığı arttı. Antibiyotik kullanma ihtiyacı da ortadan kalktı. Hastalanma sıklığı ciddi şekilde azaldı. Bunu görünce, bu ürünler dünyanın ikinci büyük arıcılık ülkesi olan ülkemizde neden üretilmiyor diye kendimi sorguladım ve çocuklarımıza sağlıklı ve doğal olarak bu ürünleri sunabilmek için SBS’yi kurmaya karar verdim. Türkiye genelinde şu anda 250 sözleşmeli arıcı ve 60 bin kovan ile faaliyet gösteriyoruz.”