DUYGULARINIZ YARA ALDIĞINIZ YAŞTADIR

Aslında kitaptan Betül D. D.’nin bütün hayatını okuruz. Terapi Günlükleri, bu hayatın terapi seansları merkezinde anlatılmasından dolayı koyulmuş bir alt başlık. Betül D. D. terapi seansları dolayısıyla iç dünyasına, geçmişine doğru bir yolculuğa çıkar. ‘Uzun bir yolculuk’ diye belirtir kendisi bunu. Çünkü hangi yara nerede ne zaman kimin tarafından nasıl açılmıştır, bunun araştırılması, bulunması, tespit edilmesi ve onarılması için yapılan bir yolculuktur bu.

Günümüzde yaşadığımız sorunların birçoğu, hatta tamamı geçmişte açılan yaralara dayanır. Bunları biliriz veya bilmeyiz fark etmez, onların etkisi her daim kendini göstermekte, kişiyi yönlendirmektedir. Bunlar bazen aniden parlayan öfkemizde, bazen kırgınlıklarımızda, bezen de aşırı üzüntümüzde ortaya çıkar. Nedensiz ağlamalar, sinirlenmeler, hiç sebep yokken birinden duyduğumuz tiksinti, kendini yalnızlığa çekmek veya sürekli haksızlığa uğradım duygusu… Bunlar açıklamakta zorlandığımız konular arasındadır. Bunları yaşarız, her daim etkisini görürüz, fakat temeline inemeyiz. İnmediğimiz için de hayatımızın değişik safhalarında tekrar tekrar etkilerine maruz kalırız.

‘Benim Yolum’da Betül D. D.’nin ilk dikkat çektiği nokta burasıdır. O, ‘Neden?’ sorusunu sorar, cevabı bulmak için de yardıma kendini açık tutar. Terapist Melek Arslanbenzer arkadaşıdır. Terapi seanslarına katılmasını teklif eder. Gönülsüzce katılmaya başladığı seanslardan sonra kendisinde olumlu yönde değişimler görür. Betül D. D. kollarını sıvar ve amansız bir mücadele içine girer. Mücadele geçmişiyle, kendisiyle, ailesiyle ve hayatladır. Tuttuğu günlükler mücadelenin bir parçasıdır.

Önce kendine bak
Benim Yolum’da bir hayatı okuruz; hayat mücadelesini, direnişi, iyiye dönük atılımı, araştırmayı. Betül D. D. adım adım ilerler. Bir mucize beklentisi içinde değildir. Terapi yoluyla, iç dünyasında araştırmalar yapar, kendisini düşünür, hislerini analiz eder. Değişik şeyler denemekten çekinmez. Her şeyden önce değişmek gerektiğini, değiştiğinde bütün dünyanın da değişeceğini söyler. Başka ifadeyle ‘dünyayı beğenmiyorsan, dünyanın insanları çoğu şeye zorladığına inanıyor, bu yüzden değişmesi gerektiğini savunuyorsan, bu, suçu başkalarına yükleyerek rahatlamak anlamına gelir. Oysa başkalarını suçlamayı bırakıp, dönüp kendimize bakmamız, değişimi kendimizden başlatmamız gerektiğini’ belirtir Betül D. D. Diğer türlü dünyanın değişmesini istemeye hakkımız olmayacaktır.

Yüzleşme
Hamile olduğunu öğrendiğinde hayatının tepe taklak olduğunu sanan, ilk anda ne yapacağını bilemeyen, kötü bir hamilelik dönemi geçiren, acılı bir doğum gerçekleştiren bir annenin, ‘yeter’ deyip, acılarına dönük uyguladığı operasyonu; bu uğurda anne, baba, kardeş, eş, arkadaş ve daha kimlerle kimlerle yüzleştiğini okuruz Benim Yolum’da. Onda kendimizden çok şey buluruz. Betül D. D. Türkiye’de doğan büyüyen birisi olarak konuşur. Kesinlikle uzman veya doktor havasında değildir. Yazarken düşünür, öğrenir. Okuyucuya bu yüzden içten, düşündürücü ve öğretici bir kitap yazar. Hepsinden önemlisi çaresizliğe karşı okuyucuyu harekete geçmesi yönünde cesaretlendirir.

Okuduktan sonra uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir kitaptır Benim Yolum.