EL EMEĞİ, GÖZ NURU: DERİ SANATI

Ramazan Atar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli bir güzel sanatlar ustası. 1992 yılından bu yana deri takılar, hatıra defterleri gibi ürünler tasarlayıp, el emeği ile bu özel kullanıma hazır hale getiriyor.

Ramazan Atar’ın sanata yatkınlığı her sanatçıda olduğu gibi çocukluk yıllarına dayanıyor. Henüz ilkokula başlamadan resim yapan Atar’ın okul hayatı da resim dalında derece yaparak geçti. Liseyi bitirdikten sonra üniversitede işletme eğitimi almaya başlayan Ramazan Atar, bu mesleğin kendisine göre olmadığını düşünerek, ahşap, deri ürün tasarımı konusunda çalışmalarını yoğunlaştırdı. 28 yaşında RA Leather Art ismi ile kendi atölyesini kurdu. Ankara, Yenimahalle’deki mütevazı atölyesinde özgün eserler tasarlamaya başladı.

Modanın yön verdiği takı tasarımı işinde modası hiç geçmeyen deri malzemesi ise Atar’ın özel çalışma alanı oldu. Takı konusunda aranılan bir isim haline geldi. Bu süreçte Atar’ı zorlayan konu ise her el sanatları ustasının yaşadığı, Uzak Doğu’dan gelen ucuz, emeksiz ürünler oldu. Çin, Malezya gibi ülkelerden ucuza getirilen takılar, Atar’ın işini de etkiledi. Ancak her emek isteyen işte olduğu gibi, Atar’ın ürünleri fabrikasyon ürünlerden ayrılmayı başardı.

Atatürk’ün imzası çok satılıyor
Gelen talebe göre atölyesinde yüzlerce siparişi tek başına yetiştirmeye çalışan Ramazan Atar, aralık ayı boyunca 10 bin civarında deri bileklik üretti. Atar, 10 bin deri bileklik üretimi ile ilgili şunları söylüyor: “Ben perakende çalışmıyorum. Toptancılar piyasadan gelen talebe göre gelip bana sipariş veriyor. Bu ay 10 bin adet bileklik siparişi geldi. İstenilen model ise, Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasının bulunduğu bileklik, Göktürk Alfabesi ile ‘Türk’ yazılı bileklik ile Türk bayrağının bulunduğu bileklik modelleri. Bu sıralarda gençler en çok bu ürünlere ilgi gösteriyor. Dolayısıyla bana da bu tür siparişler geliyor. Bunların kalıpları hazır olduğu için kolaylıkla bu sayıda siparişi bir ayda yetiştiriyorum.”

Sosyal medyadan meslektaşları ile görüşüyor
Tüm dünyada kendisi gibi deri üzerine çalışan birçok sanatçı olduğunu belirten Atar, bu meslektaşları ile sosyal medyadan iletişim halinde olduğunu, ürünlerinin fotoğraflarını birbirleri ile paylaştıklarını anlatıyor. Almanya, İngiltere, Polonya, Rusya gibi birçok ülkeye de tasarımlarını gönderdiğini dile getiren Atar, buralara takıdan çok deri kaplamalı hatıra defterleri, telefon kılıfları, deri giydirilmiş şişeler gibi özel ürünlerini gönderdiğini söylüyor.

Tarihi dizilerle çalışmak istiyor
Deri işindeki ustaların yüzlerini bu dönemlerde tarihi diziler güldürüyor. Muhteşem Yüzyıl, Diriliş gibi dizilerde kullanılan aksesuarlar, savaş aletleri el sanatları ustalarından temin ediliyor. Ramazan Atar da dizi yapımcılarının ürünlerini görmeleri halinde kendisine yöneleceklerini belirtiyor. Özellikle, deri zırhlar, darbelerden korunmak için kollara takılan aksesuarlar Ramazan Atar’ın özel ilgili alanında bulunuyor. Deri bileklik gibi günlük üretimin dışında bu tür aksesuarlara vakit ayıran Atar, halihazırda satışlarını yapamasa bile bu konudaki yaratıcılığını köreltmemeyi hedefliyor. Atar, “Yerli-yabancı bütün tarihi dizileri, hangi aksesuarları, nerelerde kullandıklarını öğrenebilmek için takip ediyorum.” diyor.

Ege’de bir dükkân hayali
Her ne kadar atölyesinde huzurlu bir ortamda çalışsa da Ramazan Atar’ın hayali, Ege’de bir dükkân açmak… Toptancılara satış yapmak yerine, bir sanatçı olarak kendi ürünlerini, kendi imzası ile sattığı bir dükkân isteyen Atar, bugüne kadar kendisine sakladığı çok özel el yapımı ürünlerini burada sergilemeyi planlıyor. Özellikle, doğaçlama olarak yaptığı aksesuarları, özel yapım hatıra defterlerini, el yapımı duvar ve masa saatlerini, 3 yılda tamamladığı mücevher kutusunu kendi özel dükkânı için saklıyor.