ERKEK TERZİSİYKEN, TESETTÜR MODACISI OLDU

ERKEK TERZİSİYKEN, TESETTÜR MODACISI OLDU

Tesettür modasının geçmişi çok da eskilere dayanmıyor. Kadınların hem tesettür hem de şıklık istediği yılların başlangıcı 1980’ler… Mehmet Çelikten’in bir erkek terzisiyken kadınların bu sıkıntısını ve sektördeki açığı görmesi de aynı yıllara dayanıyor. Fark ettiği boşluğu ‘Setrems’ markasını kurarak doldurmaya çalışan Çelikten’in başarılı bir meslek yaşantısı olmuş. Güzel hikâyeler biriktiren Çelikten’le başarısını ve tesettür modasını konuştuk…

Erkek terziliğinden kadın modasına geçme fikri nasıl oluştu?
Mesleğe başladığım 1964 yılından itibaren uzun yıllar sadece erkek terziliği yaptım. Hatta ilerleyen süreçte rahmetli Necmettin Erbakan başta olmak üzere siyaset dünyasının birçok tanınmış ismine elbiseler diktim. O dönemde erkek modasında alternatif modeller fazla yoktu. Sipariş verenlerin bana bir takım elbise dik, rengi şu olsun demeleri yeterliydi. Kadın kıyafetleri dikmeye ise 1980’li yıllarda özel istek üzerine bir palto dikerek başladım.

Beğenildi mi?
Evet, çok başarılıydı. Ardından birçok sipariş geldi. Hatta rahmetli Nermin Erbakan’a bile palto diktim. Ama gerçek manada kadın terziliğine başlamamızın farklı bir nedeni vardı. O dönemde eşim ve çevresindeki kadınlar gerçek manada tesettürlü giyime yöneldi fakat bu alanda fazla seçenekleri yoktu.

Türkiye’yi saran tesettür modası böyle mi başladı?
Bizim için böyle diyebiliriz. Bizden önce birkaç tane tesettür markası vardı ama farklı ürün ve modelleri çok fazla değildi. Eşime diktiğim pardösü ve kıyafetler çok beğenildi. O yıllarda büyük oğlum da eğitimini yarım bırakıp baba mesleğini sürdürmek üzere yanıma geldi. Biz de kadın kıyafet siparişlerinin artmasından dolayı işi büyütmeye karar verdik.

İlk mağazanız neredeydi?
Makinaları çoğaltıp Ankara’nın Ulus ilçesindeki Suluhan’da ilk mağazamızı açtık. Toptan kumaşlar aldık ve beğenilip tercih edilen modellerden seri üretim yapıp markamızı ekleyerek Setrems’i daha doğrusu ilk ismimiz olan Setre’yi hayata geçirdik.

Neden setre?
Setre isminin kökeni ‘örtünmek’ten geliyor. İmalatçı boyutunda bu isimle uzun süre devam ettikten sonra profesyonel mağazacılığa geçtikten sonra artık ‘Setrems’ olduk.

Süreç içerisinde bu kadar hızlı büyümenizi neye borçlusunuz?
Her şeyden önce kumaş ve dikiş kalitesinden hiç ödün vermedik. İlk günkü özeni hep koruduk. İkincisi de yenilik ve yeni modellere her zaman açık olduk. Bunlar alıcısı tarafından çok beğenildi. Diğer bir neden ise daha ilk günden itibaren reklama verdiğimiz önem. O dönemlerde bile gazetelerin ilan bölümlerinde reklamlarımız yer alırdı. Anadolu’nun dört bir tarafından ilanımızı kesip kıyafet almaya gelenler oluyordu.

Modelleri siz mi tasarlıyordunuz?
Bazen ben ama daha çok oğlum tasarlıyordu. Hatta ‘bu olmaz oğlum satılmaz’ desem de beni dinlemedi. İyi ki de dinlememiş çünkü tasarlanan her ürünümüz çok beğenildi. Şimdilerde tabi profesyonel tasarımcılarımız da var ama ilk yıllarda biz yaptık.

Profesyonel manada mağazalaşmanız ne zaman başladı?
2003 yılında ilk mağazamız Ankara Kızılay’da açıldı. Ankara dışında ilk mağazamızı ise Malatya’da açtık. O günden beri ise 16 ilde mağazamız ve sayısız da satış noktamız var.

Ankara’da modanın adresi olmak zor mu sizce?
İstanbul, Avrupa tarafında olduğu için moda ve zanaatta öncüdür tabi. Ama kadın modasında Türkiye’nin en kaliteli kıyafetlerini üreten şehrin Ankara olduğunu söyleyebilirim.

Türkiye’de tesettür modası sizinle birlikte oluştu diyebilir miyiz?
Biz yeni modeller ve moda konusunda çok cesaret gösterdik. Alıcısının fazla olamayacağı düşünülen ürünleri bile inatla yaptık. Bizim on yıl önce yaptığımız o riskli modelleri on yıl sonra diğer markalar yeni yeni yapmaya başladı.

Bu çeşitlilikten dolayı bazı çevrelerden eleştiriler de alıyorsunuz sanırım?
Biz o eleştirilerle fazlasıyla karşı karşıya kaldık. Köşe yazarları başta olmak üzere birçok kişi, bizi sözleriyle dinden bile çıkarttı. Ama yanılıyorlar. Bizim modellerimiz, kadınların tesettürlerine aykırı değil. Kendi kalıplarında, üzerlerine yakışan ve hatları belli etmeyen modelleri seçtikleri zaman tesettür sınırlarını aşmamış oluyorlar.

Tesettür modasına yurt dışından ilgi nasıl?
Yurt dışında şu an itibariyle 30’a yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Tesettür modasında onlar da Türkiye’yi takip ediyor. Dünya ülkelerinden özellikle Avrupa ve Arap ülkelerinden ürünlerimize ciddi talep var.

En çok hangi ülkeye ürün satıyorsunuz?
Avrupa ülkelerinden Almanya ve Hollanda, Arap ülkelerinden de Irak Erbil bölgesi ve Libya’da ciddi potansiyelimiz var. Bunun dışında özellikle İstanbul Fatih ve de Gaziantep mağazalarımızdaki ürünlere, Arap turistler tarafından çok sayıda talep var.