EVLİ, MUTLU VE BEŞ ÇOCUKLU: AYŞE KUCUROĞLU

Yüksek enerjisi, çalışkanlığı, yaşam ve giyim tarzıyla ilgi çeken Ayşe Kucuroğlu’nun beş çocuklu aile hayatı da hayranlık uyandırıyor. Bebek’te açtığı mekânı semtin vazgeçilmezlerinden biri haline gelirken, bir yandan dört çocuğunu büyütmeye devam ediyor. Ailesi için yemek hazırlayarak onları bir masanın etrafında toplamaktan büyük keyif alan Ayşe Kucuroğlu modadan ve spordan vazgeçmiyor. Günleri dolu dolu geçen Ayşe Hanım çalışkanlığı ve aile hayatına düşkünlüğü ile modern, hayattan ne istediğini bilen kadının temsilcisi oluyor. Çocuklarıyla sanatsal aktiviteler yapmaktan büyük keyif alan Ayşe Kucuroğlu ile beş çocuklu hayatını ve bakım sırlarını konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?
Çin Dili ve Edebiyatı mezunu; gönlünün sesini dinleyip yemek ve içme peşine düşmüş; menü okumayı-hazırlamayı seven; Bebek’te çalışan ve yaşayan; modayı ve çocukları seven; kocasına âşık; beş çocuk annesiyim. Gençliğimden beri heavy metal dinlerim. Çalışarak ve aynı zamanda annelik sanatını sürdürerek, birçok genç kıza örnek olmaya çalışan biriyim.

Çocuklarınız kaç yaşındalar?
Suna 2004, Kemal 2006, Osman 2008, Cenk 2011 ve Selma 2012 doğumlu‎… Söylerken ben yoruldum (gülüyor).

5 çocuk annesi olmak nasıl bir duygu, bir gününüz nasıl geçiyor?
Harika bir duygu… Oldukça kalabalığız. Günümüz çok yoğun ve koşuşturmayla geçiyor. Hepsinin ödevleri, okul ile olan iletişimimiz, sosyal alanlardaki gelişimleri derken vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. En zor zamanlarda çocuklarımı düşününce daha dik ve daha korkusuz hissediyorum. Sanırım böyle izah edebilirim duygumu.

Çok çocuklu olmak evlenmeden önce hayallerinizde var mıydı?
‎Kesinlikle yoktu! Hatta çocuklarla pek de haşır neşir değildim. Bu kocamı sevdikçe ortaya çıkan ve yaşayarak anladığım bir duygu. Allah çocuk sahibi olmak isteyenlerin yolunu açık etsin. Tadılması gereken bir olgu elbette; içinde eğlenceyi de, aşkı da, acıyı da, endişeyi de barındırıyor.

Çocuklarınızın ortak yönleri ve birbirlerinden ayrılan yönleri neler?
Ortak yönleri çok aslında… Bir kere birbirlerinden ayrılmak istememeleri ve bağlı olmaları güzel bir ortak nokta… Belki aynı odayı paylaşmaları da bu hissiyatı pekiştirmiştir. Resim ve sinemayı çok seviyorlar. Her çocuk gibi onlar da sanata açık ve hayal güçleri çok kuvvetli. Ayrılan özellikleri dersem kimisi basketbolu seviyor, kimi bireysel sporda daha özgür.

Onları yetiştirirken en çok neye dikkat ediyorsunuz?
Onların hayallerindeki renkleri canlı tutmak, daima dürüst olmaları ve vicdanlı çocuklar olmalarını çok isteriz. En çok bu mühimdir. Hayata karşı doğru sorular sormayı bilen çocuklar olurlarsa hızla yol alabilirler. Daha çözüm odaklı ve vakti iyi kullanan yetişkinler olabilirler.

Çocuklarınızla birlikte hangi aktiviteleri yaparsınız?
‎Çocuklarımla güncel şeyler yapmaktan hoşlanırız. Sinemaya gitmek, yemeğe gitmek onları mutlu eder. Çocuk partilerine katılmak bir kaç saat onları her şeyden uzaklaştırır. Müzelere gitmeyi severler. Müze Kart alırız her yıl, hem müzelere katkıda bulunmuş oluruz hem de dilediğiniz zaman şehirdeki müzelere gitmek daha kolay olur.

Anneliğin en zor yönü nedir sizce?
Endişeler, bitmeyen endişeler… Onların güvenliği benim için en önemlisi. Her anne gibi onlar için endişelenirim. Onların da özgür ve kendilerine güvenli olmaları çok önemli, ‎işte bunun için çabalıyorum. Elimden geldiğince görünmez bir kalkan ile koruyorum. Endişelerimi hissettirmeden. Rahat ve doğal olmak onlara da güven veriyor.

Deneyimli bir anne olarak yeni anne olacaklara neler tavsiye edersiniz?
İlk iki yıl bebekle ne kadar vakit geçirirlerse o kadar iyi. Emzirmek, sağlıklı beslemek onun genetiğini daha güzel kılacaktır ilerisi için. Annelerimizden kalma klasik yöntemleri hayatımıza sokmalıyız. İnanın en pratik ve doğru yöntemler orada. Bugün Amerika’nın en gelişmiş yerinde de böyle. Bizim ananelerimizin evinde de.

Restoranınız Happily Ever After’la ilgili gelecek planlarınız neler?
Happily‎ Ever After markasının klasik olması yolunda çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllar için büyümeyi planlıyoruz.

Çok formdasınız, bu formunuz için neler yapıyorsunuz?
‎Teşekkür ederim. Spor yapmayı çok seviyorum. Uzun yürüyüşler yapıyorum. Alternatif fitness kolları beni motive ediyor. Haftada 1 saat pole fitness’a geri döndüm. Son zamanlarda go.max keşfettim. 20 dakikada mucize yaratıyor. Her doğum sonrası Sculpture Akatlar şahane program yaratmıştır bana. Bol su içmek ve sigara kullanmamak çok önemli… Yeme-içmeyi çok severim. Dolayısı ile çok hareket etmek şart ve tabii ki moda beni motive eder!

Nasıl besleniyorsunuz?
‎Hem restoranımdan hem de fazlası ile yemek kitabı ve menülere düşkünlüğümden tabii ki birçok şeyi tatma isteği doğuyor! Ama öğün şeklinde yemeğimi yerim. Hayatımda ilk kez doğru beslenme ve genç bir metabolizmaya sahip olmak için diyetisyene başvurdum, çok hoşuma gitti. Koşuşturma içinde ne yemem gerektiğini biliyorum.

Güzellik sırlarınızdan bir kaçını verir misiniz?
Bol su içmek… Her gün 1 kayısı yemek. En çok içtiğim şey taze çekilmiş kahve ve Türk kahvesi. Makyajımı mutlaka çıkartırım ve yüzümü bol nemlendiririm.

Çocuklarınızla tatile nereye gitmeyi tercih ediyorsunuz?
Yazları yaklaşık 4 yıldır Dalaman Sarıgerme’de kalıyoruz. Çocuklar çok seviyor. Orada özgür ve rahat hissediyorlar. Ayrıca San Diego’ya gideriz. Orada sörf kampları ve çocuklar için hazırlanmış San Diego Zoo, Seaworld ve Legoland ve kısa yaz okulları çok iyi.

Siz kendinizi rahatlatmak ve eğlenmek için neler yaparsınız?
Kız arkadaşlarımla buluşup bir kaç saat yemek yemek, sohbet etmek gibisi yok. Günün koşuşturmacasında adeta şarj eder beni. Masaj yaptırmak dinlendirir, sabah koşmak ise zihnimi hızlı çalıştırır, çabuk karar vermemi sağlar. Tabii bir ikizler burcu olarak bu az rastlanan bir şeydir. Evde köşemde sevdiğim mumları yakıp, benim en sevdiğim Anatoli kahve fincanımla kahve içmek, çikolata yemek ve kitap okumak beni rahatlatır.

Eşiniz de dâhil olduğu zaman ailece en çok ne yapmaktan keyif alırsınız?
Film izlemek ve bir masa başında toplanıp pişirdiğim yemekleri yiyip sohbet etmek.

Herkes size gıpta ediyor, 2. çocuğu yapmaktan korkan ama isteyen annelere ne tavsiye edersiniz?
Bana sakın gülmeyin ama bir çocuk, iki çocuk ya da çok çocuktan daha zor. Onun evde tek ihtiyacı kardeşi. Sabah uyanınca da yatağınıza gelmek yerine kardeşiyle oynamayı tercih edecektir.

İlk bebeğinizi büyütmenizle son bebeğinizi büyütmeniz arasında siz kendinizde ne gibi değişiklikler gözlediniz?
Ah say say bitmez. Ödüm patlıyordu Suna’yı kucağıma aldığımda. Doğumlarımı Amerika’da yaptım, tek başımaydım. Aslında iyi oldu, her defasında kendi yöntemimi geliştirdim ve daha pratikleştim. Suna’nın altını Baby Manuel isimli bir kitaba bakarak değiştiriyordum. Gitmediğim bir tek acil ilk yardım kursu kalmamıştı. Her bir çocukta komplike olmaktan çıkıp sadeleştim. Daha doğru alışveriş, az ve öz eşya ile bebeğe konsantre oldum. Güzellik sadelikten geçiyor çocuk büyütmede…

İlerisi için hedefleriniz neler?
Çok hayal kuran biri değilim. Daima günü ucaklayarak yaşarım. Büyük beklentilerim olmadığı için günüm küçük mutluluklarla coşar. Böylece iyi bir enerjide kaldığımı düşünürüm. Kendim ve çevrem için sağlık ve hayatın getirdiği her şeyi kucaklayabilirim.