Fark Edemediğimiz İncelikler..

Fark Edemediğimiz İncelikler..

Belki de Üzülmeliyiz (Profil Yayınları, 2017) şair Ahmet Murat’ın ilk deneme kitabı. İçinde kırk adet deneme bulunmaktadır. Denemeler eğitim, sanat, kültür, gelenek ve şehirler gibi değişik konularda yazılmış. Kitapta bölümlendirme yapılmamış.

Yine de Belki de Üzülmeliyiz’de herhangi bir dağınıklık göze çarpmaz. Çeşitli konuların bu şekilde bir bütün oluşturmasının nedeni; Ahmet Murat’ın sağlam bakış açısıdır. O, Müslüman bir şair olarak konuları ele alır. Önce kendine, sonra yakın çevresine bakar. Bireysel noktadan toplumsal sonuçlara ulaşır. İkna ve gerçeklik noktasında sıkıntı yaşamamasının nedeni de budur.

Ahmet Murat, iyi bir Müslüman’ın 21. yüzyılda nasıl olması gerektiğine dair duyduğu kaygıyla gözlem yapar ve düşünür. Şairliği, ona ayrı bir bakış inceliği kazandırmış. İnceliği sadece dil, üslup ve olay anlatımında görülmez. Baktığı olayın kırılgan, belki de şair olmayanların fark etmeyeceği yönlerini görür. Denemeleriyle bunları bizim de görmemizi sağlar. Tabii şairliğinin ona kazandırdığı güzel Türkçe de vardır. Akıcı, sade ve sıcak… Bunlar okuyucuda dil tadı bırakmaktadır. Fakat bu tadın da kaynağında Ahmet Murat’ın şairliğinden kaynaklanan hassas bakış açısı yatmakta. O, ilahiyat konularında yazdığında bile incelikli bakışını elden bırakmaz.

Sağlam bir mütefekkir diyebiliriz Ahmet Murat için. O kendi tecrübelerinden yola çıkar. Tecrübeleri üzerine düşünür. Ondan kendince ders çıkarır. Kıssadan hisse çıkarmak şeklindedir, Ahmet Murat’ın denemeleri. Okuyucu Ahmet Murat’ın denemelerinden eli boş çıkmaz. Onun denemelerinde boş yere anlatılan bir olay yoktur. Nereye vardığı belli olmayan bir örnekle de karşılaşılmaz. Ahmet Murat anlattığı olayları, verdiği örnekleri layıkıyla gerekçelendirir. Okuyucusunu muallakta bırakmaz. Bunu da söz olsun diye söz söylemeyişine borçludur. Denemeleri belli bir yürek sızısının, düşünsel kaygının ürünüdür. Okuyucusunu da aynı ortak sıkıntılara çağırmaktadır.

Ahmet Murat vaaz vermez, okuyucusunun kafasına vurmaz. Onunla tecrübesini, kaygısını paylaşır sadece. İlk önce kendisi için yazar da diyebiliriz. Bulunduğu tavsiyelerin tamamı ilk önce kendine dönüktür. Yazarak düşünmekten kastı da budur zaten. Düşünme faaliyetine yazarak yeni bir boyut eklediğinde konuların daha önce fark etmediği yönlerini görür. Kendine faydası olmayan düşüncenin başkasına da herhangi bir faydasının olmayacağını bilir. O yüzden yaşamakla düşünmek, düşünmekle yazmak birlikte ilerler Ahmet Murat’ta. Bu verimliliğin, sürekliliğin ve samimiyetin ürünüdür Belki de Üzülmeliyiz.

Meczubu olmayan düğünü, Kültür Şûrasına genç şairlerin davet edilmeyişini, şair Karacaoğlan’ın başöğretmen oluşunu, çocukların top koşturmak için bulamadıkları boş arsayı, bir şehri sularından yola çıkarak tanımayı; çevremizde ismini bilmediğimiz halde gençlik, olgunluk ve yaşlılık dönemlerine şahit olacağımız insanların yokluğunu, cami imamlarının toplumun yüzde kaçına hitap edecek dille konuştuğunu yalnızca Müslüman bir şair görebilirdi. Bunlar gibi daha nice incelikler Belki de Üzülmeliyiz’in belkemiğini oluşturmaktadır. Ahmet Murat hepsinde de ahlak, gelenek, din ve sanatın yerli yerince ve doğru anlaşılması gerektiğini vurgulamaktadır.

YAZARIN KİTAPLIĞI

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar, René Girard, Alfa Yayınları

Yaban Koyununun Peşinde, Haruki Murakami, Doğan Kitap

Mağlubiyet Karinesi, Seyyid Ensar, Profil Kitap

Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi, Tomris Uyar, Yapı Kredi Yayınları