FOBİLERİNİZİN ESİRİ OLMAYIN

FOBİLERİNİZİN ESİRİ OLMAYIN

Bazen hayatta öyle korkularımız olur ki anı yaşayamayız. O korkuyla yüzleşemediğimiz için pek çok fırsatı kaçırırız. Korkularımızın esiri oluruz. Kimisi yükseklikten korkar, kimisi kapalı alanda kalmaktan. Böcek ya da yılan fobisi olan kişileri getirin gözünüzün önüne… Bu tip örnekleri artırmak mümkün… Peki, bu fobilerden kurtulmak için ne yapmak gerekiyor? Nasıl bir strateji uygulanırsa, yaşadığımız hayattan maksimum fayda sağlayabiliriz? Fobilerden kurtulmanın birinci kuralı, bu korkuyu yenebileceğinize inanmak… Yaşam Tasarım Merkezi’nin kurucusu Ebru Demirhan’ın fobilerden kurtulmaya yönelik tavsiyeleri pek çok kişiye yol gösterecek.

Enerji teknikleri, nefes terapileri, aile dramaları ve NLP çalışmalarına imza atan Yaşam Tasarım Merkezi’nin kurucusu Ebru Demirhan, fobilerinden kurtulmak isteyen danışanlarının bilinçaltını temizlemek için kuantum tarafında 38 farklı terapi seansından destek alıyor. Demirhan, bu teknikler aracılığıyla kendisine danışan kişinin, bilinçaltında yaşamını sekteye uğratan korkuları çözümlemeye çalışıyor. Demirhan, fobinin nasıl şekillendiğini ise şöyle anlatıyor: “Bir durum, canlı ya da nesneye karşı hissedilen yoğun korkular, fobi olarak tanımlanıyor. Fobiler, iki şekilde ortaya çıkabilir. Birincil durumda, korkuya sebep olan gerçek bir neden vardır ama kişi tehlikeyi olduğundan daha büyük görür. Diğerinde ise kurgusal bir alan yaratılır, gerçekte tehlike yaratmayacak bir duruma karşı aşırı korku geliştirilir. Fobisi olan kişiler, fobiye neden olan konu nedeniyle huzursuzluk, çaresizlik ve gerginlik hisseder. Ne yapacağını bilemez hale gelir.”

Korkuyu yenmeye konsantre olun
Hayatta her şeyin bir çözümü olduğu gibi fobilerin de engellenebileceğini ifade eden Demirhan, şu yorumda bulunuyor: “Fobiniz olabilir ama bu çözümsüz bir durum değil. Örümcek fobinizin olduğunu düşünelim. Bireylerin kendine şu gerçeği hatırlatmaları gerekiyor; sizin örümcekten korkuyor olmanız, aslında sizin o örümceğe verdiğiniz anlamın bir yansıması. Yani örümcek sizin için bir tehdit oluşturmuyor. Bu noktada deneyimler öne çıkıyor. Danışanlarım arasında en sık rastladığım fobiler asansöre binememek, asansörde kapalı kalmak, yükseklik korkusu ve çeşitli hayvan fobileri olarak özetleyebilirim. O fobiyi sizde yaratan ana yani geçmişe dönmelisiniz. Bu korkuyu aslında neyin tetiklediğini keşfettiğinizde fobinizi de yenmiş oluyorsunuz. O duyguyu özellikle de korkma güdüsünü harekete geçiren detayla yüzleştiğiniz an, fobi de ortadan kalkıyor. Bir şeyden korkuyor olmaktan, diken üstünde yaşama duygusunu sevmekten ve bu korkudan beslenmekten haz alan önemli bir kitle var. Tıpkı sigara içmek gibi… Sigara içmeyi bıraktığında yerine ne koyacağını bilememek gibi. Bu nedenle fobisi olan kişilerin sakinliği elden bırakmamaları ve bu korkuyu nasıl yenmeleri gerektiğine konsantre olmaları gerekiyor. Acı ve kederden beslenmekten de vazgeçilmeli.”

Bir seansta da bitebilir 13 seansta da
Kuantum tarafında 38 farklı seans olduğunu vurgulayan Ebru Demirhan, bu seanslardan birey için en uygun olanını seçip, çalışmalara başlıyor. Nefesterapisi gibi çalışmalar ise destekleyici çalışmalar olarak öne çıkıyor. Demirhan, danışanları arasında en sık karşılaştığı kapalı alan fobisini yenmek için nasıl bir yol izlediği hakkında ise şu bilgileri veriyor: “O fobinin başlangıç anını çözebilmek için derin düşünce ile işe başlıyoruz. Yarı trans halindeki bu çalışmanın süresi 45 dakika ile 4 saat arasında değişiyor. Fobisinden bir seansta kurtulanlar da var, 12-13 seansta da. İlk çalışmada direkt kapalı alan çalışmasına başlanırsa, kişi geriliyor ve çalışma çözüm vermiyor. Bireyle güven bağı kurabilmek için yavaş ve emin adımlarla ilerliyoruz. İlk olarak sağ-sol beyin çalışması ile başlıyoruz. Drama esprisiyle bir kişi sağ beyin olur, diğer kişi sol beyin olur. Bir kişi de arada ikisini bağlayan iplikçikleri temsil eder. Fobiler, beynin bir köşesinde kapalı bir odadır. Sağ beyin ve sol beyin arasında bilgi alışverişi sağlayıp, ikisini birbirine anlamsal ve işlevsel olarak bağladığımızda, o odaların kapıları da açılmaya başlar. Bu çalışma 1 hafta içinde etkisini gösterir. Sonra o kişiye küçük, eğlenceli görevler verilir. Kullanmadığı eliyle resim çizmek, yazı yazmak gibi… 5 adımda kuantum denilen teknikte ise bireyin karşısına sorununu temsil eden kişiyi, nesneyi ya da durumu koyarız. Ve o soruna karşı ne hissettiğini öğreniriz. İki-üç seans sonrasında da derinlemesine çalışmalar başlar.”

İKİ HAFTADA ASANSÖR FOBİSİNİ YENDİ
Ebru Demirhan, asansör fobisi olan bir danışanının bu sorunu nasıl yendiğini şöyle anlatıyor: “Tekstil sektöründe yöneticilik yapan Hülya Hanım, birçok iş görüşmesine yüksek katlı binalarda olması nedeniyle katılamıyordu. Bir sabah yöneticisiyle binanın girişinde karşılaşıp asansöre binmek zorunda kalınca bayılmış. Bu olayın ardından tanıştık ve çalışmaya başladık. Öncelikle 5 yaşında annesi ile asansörde kaldıkları olay anına geri döndük. Asansör aniden durduğu anda annesinin elini nasıl sıktığını, ardından 5 dakika boyunca annesinin ‘burada öleceğiz’ diye ağlamasını hatırladı. Ağlamaya başladı. Bilinçaltından olayı sildik ve olayın içinde olan herkesi ve her şeyi affetti. Yaklaşık 2 haftada onu esir alan korkuyu yendi.”

KAPALI ALAN KORKUSUNDAN NLP İLE KURTULDU
Ebru Demirhan, kapalı alan fobisiyle ilgili destek verdiği bir danışanı hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Ebru Hanım, şirketlere farklı eğitimler sunan bir firmada çalışıyor. Kapalı alan korkusu, zamanla işini yapmaya engel olmaya başlamış. Ne kendi firması içinde ne de diğer firmalarda rahat edemez olmuş. Anlatımı bozulmuş, gittiği firmalarda gergin oluşu nedeniyle yöneticisine şikâyet edilmiş. Kendisi ile bir arkadaşının tavsiyesi sayesinde tanıştık. Aklının kurguları, mekânlara olan bakış açısı, doğal felaketleri kurgulaması ve korkularla ilgili çeşitli çalışmalar yaptık. Bilinçaltı sözlüklerinden kayıtları sildik. NLP ile olayları değiştirip farklı kaydettik. Çalışmalarımız zaman aldı fakat tüm mekânlarla barıştı.