GECEYİ BÖLEN BİR YÂR…

GECEYİ BÖLEN BİR YÂR…

Geceyi bölüp gelen yar, yaraları da iyileştirir.

Gece karanlıktır, engeldir burada daha çok, bir zaman diliminden ibaret değildir. Karanlığın dağılması, gecenin sabah olması nasıl bir hakikatse, geceyi bölen, karanlığı dağıtan sevgilinin çıkıp gelmesi de bir yâri hakikatli kılar.

Türkünün ikinci dizesi olan, “Dağları deler gelir” ifadesi yârin ne kadar hakikatli olduğunun önceden söylenmesidir. Ak koyun meleyerek dağları delmemiştir yoksa…

Türkünün ilk dörtlüğündeki koyunun ak olması, ikinci dörtlükte onun yanına bir de kara koyun eklenmesi, gece-gündüz, aydınlık-karanlık, yara-şifa karşıtlığını kompozisyonda bütünlemek içindir.

Şayet hakikatli yârimiz gelmeyecekse yaramız zaten derin oyulmuş demektir; sadece yârin gelmemesi bile başlı başına adımızın dertli olmasına yetecektir.

İki dörtlükten oluşan “Ak Koyun Meler Gelir” Türküsü ince dokunmuş ve yeryüzünde benzeri olmayan bir kilim yahut yeni keşfedilen özgün bir “Türk Damgası” gibidir.

Akkoyunlu ve Karakoyunlu çağrışımı uzak bir çağrışım olsa bile biz Türklerin kodlarının bir türküde nerelere kadar derinleştiğine bakmak açısından ilginç…

Uzatmayalım, türkü şöyle:

“Ak koyun meler gelir
Dağları deler gelir
Hakikatli yar olsa
Geceyi böler gelir
(Of güzelim sümbülüm bir gülüm aman
Aman aman ben yandım aman)
Ak koyun karakoyun
Yâremi derin oyun
Ben bu dertten ölürsem
Adımı dertli koyun
(Of güzelim sümbülüm bir gülüm aman
Aman aman ben yandım aman)

Bir Yozgat Türküsü bu… Nida Tüfekçi derlemiş. Az söylenen türkülerden… Cemal Reşit Rey piyano ile de çalıyor türküyü. Dinleyin de kimden olursa olsun…