GEÇMİŞİN İZLERİNİ SÜREN BİR KOLEKSİYONER

GEÇMİŞİN İZLERİNİ SÜREN BİR KOLEKSİYONER

Consulta Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Kurulu Başkanı Emre Burçkin, çocukluk yıllarında Zambo sakızlarından çıkan futbolcu resimleri ve gazoz kapaklarını toplayarak başlayan koleksiyon merakının ilerleyen dönemde farklı bir tutkuya dönüştüğünü ifade ediyor. Koleksiyonunda yer alan her bir parçaya gözü gibi bakan ve en iyi şekilde muhafaza etmeye çalışan Burçkin, koleksiyonerliğin ayrıcalıklı bir tutku olduğunu düşünüyor. Emre Burçkin ile ferman, saat, klasik otomobil, tablo ve antika eşya koleksiyonları hakkında konuştuk.

İş ve özel yaşam arasında denge kurabilmek için düzenli bir hayat stiline sahip olmak gerektiğini dile getiren Consulta Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Yönetim Kurulu Başkanı Emre Burçkin, “Bir erkeğin başarılı olmasının en önemli kriteri düzenli bir evliliğe sahip olması. Mutlaka çalışan bir eşiniz olmalı. Haftada kaç gün sosyalleşmeniz gerektiğine dair prensipler koyarak, kendinizi çok fazla yormamalısınız. İş hayatında belli bir noktada uzmanlaştıktan sonra sosyal ilişkilerinizi düzgün tutmalısınız.” diyor

Otomobil ve saat tutkusu
Koleksiyoner kişiliğiyle öne çıkan Emre Burçkin’in evinde ve ofisinde yaklaşık bin 200 adet ferman bulunuyor. Bunların içinde Osmanlı mahkeme kararları ve beraatlar bulunuyor. Burçkin’in bir diğer hobisi de otomobiller…İlk otomobilinin Pininfarina’nın dizayn ettiği üstü açık, iki kişilik, 1959 model bir Fiat olduğunu ifade eden Burçkin, “1976’da sattığım bu otomobil, bugün Koç Müzesi’nde sergileniyor. Daha sonrasında hep farklı otomobiller aldım. 9’a yakın klasik arabam var. 1977 model, özel iki kişilik Mercedes, 1951 model üstü açık bir Singer, 1964 model Spitfire en sevdim klasik arabalarım arasında yer alıyor.” diyor.

30 mekanik saati var
Kol ve cep saatlerine karşı da özel bir tutku besleyen Emre Burçkin, “Kol ve cep saatleriyle başlayan bu tutku, 1800’lü yıllardan kalma mekanik saatlerin koleksiyonunu yapmaya başlamam ile farklı bir boyut kazandı. 30’a yakın mekanik saatim var.” yorumunda bulunuyor.

Tamir işlemini de kendisi yapıyor
Hem ofisindeki hem de evindeki çalışma masasında farklı boyutlarda büyüteçler bulundurduğunu dile getiren Emre Burçkin, antika eşyalarının detaylarını tüm ayrıntılarıyla görebilmek adına büyüteçlerini yanından ayırmadığını belirtiyor. Saat koleksiyonunda yer alan modellerin tamirini de özel olarak kendisinin yaptığını vurgulayan Burçkin, bu koleksiyonda yer alan modellerin bazılarının ancak saraylarda görülebileceğine de dikkat çekiyor. Burçkin, bin metrekarelik deposunun yarısının klasik eşya koleksiyonu ile dolu olduğunun da altını çiziyor.

Balık tutuyor
Doğduğu günden bu yana her yaz Kınalıada’ya gittiğini söyleyen Emre Burçkin, “İki yaşından bu yana denizle haşır neşirim. Yüzmeyi çok seviyorum. 12.50 metrelik bir motor yatım var. Fırsat buldukça balığa çıkmaktan büyük keyif alıyorum. Özellikle yaz aylarında her hafta sonu balık tutmaya giderim. Ofisimin üst katında kendime ait küçük bir spor salonu oluşturdum. Haftada en az bir kez spor yapmaya çalışıyorum.” diyor.