GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR KÖPRÜ: MOSTAR

MOSTAR KÖPRÜSÜ, HEP KENTİN VAROLMA NEDENİ OLMUŞ. AYNI ZAMANDA, BOSNA HERSEK’İN VE BOSNA’DA SAVAŞ DÖNEMİ YAŞANAN ACILARIN DA ÖNEMLİ BİR SİMGESİ. BUGÜNSE TURİZMİN KİLOMETRE TAŞI.

Balkanlar’daki bir geleneğe göre, kentin erkekleri, nişanlılarına cesaretlerini ispatlamak için, düğünden önce yüksekliği 20 metreyi aşan bir köprüden dondurucu soğuktaki nehre atlarlarmış. Burada bahsi geçen sıradan bir köprü değil kuşkusuz. Günbatımında altına boyanan taşlarıyla, geceleri ışıklarla dirilen bir tarih… Bosna-Hersek’in etkileyici kenti Mostar’ın kalbinde daha da etkileyici bir köprü… Neretva Nehri üzerinde bir taç gibi kıvrılan, Balkanlar’ın ünlü Mostar Köprüsü ya da Boşnakça olan ismiyle Stari Most… ‘’Most” Boşnak dilinde köprü, “Stari Most” eski köprü anlamına geliyor.

Gelenekten turizme
Mostar Köprüsü, hep kentin varolma nedeni olmuş. Aynı zamanda, Bosna Hersek’in ve Bosna’da savaş dönemi yaşanan acıların da önemli bir simgesi. Bugünse turizmin kilometre taşı. Artık profesyonel bir spor haline gelen ‘’köprü dalışı’’ geleneğinin mirasçıları Köprü Dalışı Kulübü’nün atletik gençleridir. Gençler, köprünün duvarına çıkar ve seyircilerden belirli bir miktar toplamadan atlamazlar. Bu miktarın tümünü ödeyen kişi ise, gösteriyi Čardak Caffe’den seyretme fırsatını elde etmekle kalmaz, yanında bir kulüp üyesi de ona canlı olarak atlayışı yorumlar. Biraz daha cömert ve cesur olabilirseniz, kulüpte eğitim alarak siz de atlayabilirsiniz!

Zerafetin ve hüznün simgesi
Mostar Köprüsü’ne bir de alacakaranlıkta bakın. Yazın günübirlikçileri elini eteğini çektiğinde, köprünün bir başka çehresi sizi bekliyor olacak. Kuleler arasında hilal gibi duran köprü, sadece zarifliğiyle büyülemiyor aynı zamanda acılı yılların bir şahidi olarak bellekleri harekete de geçiriyor. 9 Kasım 1993’te Bosna Hersek’te başlayan iç savaş sırasında Hırvat topçu ateşi ile yıkılan köprünün dev taşları, Neretva Nehri’nin sularına gömülür. Dört asırı aşkın bir süredir ayakta olan bu tarihin yıkılış görüntülerini Mostar kentinde birçok yerde seyretmek mümkün.

Destansı taşlar
Neretva Nehri, Adriyatik Denizi’ne doğru akarken, birçok güzel kent ve kasabadan geçer. Mostar da bunlardan biri. 1463’te Osmanlılar tarafından alınarak bir sancak haline getirilen Bosna, 1580’den sonra da önemli bir uç eyaleti oldu. 1530’da sancağın geçici merkezi olan Mostar, o dönemde çok gelişti. Neretva Irmağı üzerindeki, zincirlerle taşınan eski ahşap köprünün yerine yeni bir taş köprü yapılmasına karar verilir. Kanuni Sultan Süleyman, bu amaçla Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrüddin’i görevlendirir ve 1557’de Mostar’a gönderir. 1566’da tamamlanan, 24 metre yükseklikte, 30 metre uzunluğunda ve 4 metre genişliğindeki Mostar Köprüsü, Osmanlı dönemi taş köprüleri içinde ayrı bir yere sahiptir. Köprünün orijinal taşları, bombalama ve nehir suyundan zarar gördüğünden yeniden kullanılamamış ancak köprünün ilk taşlarının çıkarıldığı taş ocağı bugün kapalı olmasına rağmen, özellikle bu iş için açılıp çıkarılan taşlar ile köprü orijinaline uygun olarak inşa edilmişti. Köprü, 2004’te, aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülke temsilcisinin katıldığı bir törenle, İngiliz Prensi Charles tarafından açılmış, 2005’te UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmişti. Çağının mühendislik harikası köprünün savaş dönemi şahitliği doğu kısımda yer alan Eski Köprü Müzesi’nde sergileniyor.

Destinasyon: Balkanlar
Son yıllarda özellikle Türkler’in en çok rağbet gösterdiği destinasyonlardan biri de Bosna Hersek’in ünlü kenti Mostar. Köprü, cami ve çarşılarıyla birçok Osmanlı eserinin yer aldığı Mostar’a bölgeden günübirlik geziler yapmak da mümkün. Büyük bir kent olmadığından birçok yer yürüyüş mesafesinde. Mahalle, çeşme, medrese, imaret, hamam, çarşı ve hanların yanısıra bir de saat kulesi (ünlü Sahat-kula) ile Osmanlı etkileri oldukça belirgin. Osmanlılar’ın gelmesiyle Müslümanlığı benimseyen yerli halk ile Türk göçmenler, nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor. İlk cami 1475’te inşa ediliyor. Osmanlı döneminde inşa edilen 36 camiden bugün 14’ü ayakta. Mostar’ın en önemli camisi, bir Mimar Sinan eseri olan Karagöz Bey Camii (Karadoz Begova Dzamija). 1557 tarihli cami, nakışlı kubbesi ve yüksek minaresi ile çarpıcıdır. 1992 yılında savaşta tamamen yıkılmış, yeniden inşa edilerek açılmıştır. Caminin yanındaki medresede, Mostar’ın en eski halk kütüphanesi var. Yine savaşta zarar görmüş ve tekrar inşa edilmiş bir başka cami de Neretva Nehri kenarında bir kayalık üzerinde, kentin en büyük ikinci camisi, 1618 tarihli Koski Mehmet Paşa Camii’nden ve hatta minaresinden eski yerleşim yerinin manzarası kaydadeğer.

Osmanlı’dan miras
Başarılı bir şekilde korunmuş Türk Evi ya da Biscevica Evi, 1635’e ait. Evin üç odası halılar ve oyma ahşap mobilyalarla döşenmiş. Evin nehire bakan cumbası akşamüstleri günışığıyla doluyor. Aynı türde yapıları biraz da karşılaştırmak isterseniz, daha büyük boyutlardaki tüccarlar ve arazi sahipleri için inşa edilmiş Müslüm Bey Konağı (Muslibegović Evi) ile Kajtaz Evi’ne göz atın. Yüksek duvarların ardındaki Kajtaz Evi, Mostar’ın en tarihi evi. Burası 16. yüzyılda, bir yargıç için yapılan çiftlik evinin harem bölümüydü. Bugün Unesco koruması altındaki ev hala aynı aileye ait ve birçok eşyası iyi durumda. Evin, asmalar ve hurma ağaçlarıyla gölgelenen avlusunda ev yapımı limonata ile serinleyin. Müslüm Bey Konağı ise bugün konaklamaya ve ziyarete açık.

Çeşitlilik ve yerellik
16. yüzyılın ikinci yarısında Mostar’da Müslüman Boşnak çoğunluğun yanısıra Katolik Hırvatlar ve Ortodoks Sırplar da yaşıyordu. Kentte Sırp Ortodoks ve Katolik Kilisesi bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı’nda Mostar’ı savunurken ölenler için yapılmış olan Partizan Abidesi ise etkileyici bir anıt mezarlık. Eski zamanlarda bakırcı, terzi ve tabakcıların bulunduğu çarşılardan biri Bakırcılar Çarşısı (Kujundžiluk) idi. Nehrin iki yanından ilerleyen bu arnavut kaldırımı yaya yolu, Mostar Köprüsü’ne çıkar. 500 dükkan ve atölyelerle kentin ticari bölgesi olduğundan buraya ‘’altın geçit’’ denmiş. Bugün davetkar konumlu restoran ve kafelerin yanısıra hediyelik eşyadan yerel sanat eserlerine, hatıra objesi bulabileceğiniz birçok atölye ve mekanla dolup taşıyor. Tüm yerel renklere rağmen, sabah erkenden, dükkanlar kapalıyken keyfini daha çok çıkaracaksınız..

FOTOĞRAF NOKTASI
Fransiskan Kilisesi’nin 75 metre yükseklikteki çan kulesinden manzarasına doyum olmaz.

ARAÇ KİRALAMA
Ekonomik araç kiralama ve yolculuk boyunca destek. OQLA d.o.o (+387 61227009, Türkçe hizmet veriliyor).

LEZZET MOLASI
Osmanlı, Balkan ve Akdeniz mutfaklarının bir sentezi olan Mostar mutfağı tatmaya değer.