GEOMETRİK ŞEKİLLERDEN SIRA DIŞI AKSESUARLAR TASARLIYOR

Ahşap, taş ve bronz ağırlıklı aydınlatma ve dekoratif ürün tasarımlarıyla dikkat çeken heykeltıraş Timuçin Gözaydın, geometrik şekillerden ilham alıyor.

Kadıköy Rasimpaşa’daki Madem Sanat adlı atölyesinde başta heykel, modern sanat, dekor, ahşap, mobilya ve ev aksesuarları olmak üzere birbirinden özel tasarımlara imza atan Timuçin Gözaydın, son derece butik bir vizyona sahip. Madem Sanat’a girer girmez, gözünüze ilk olarak el yapımı ve ahşap ağırlıklı aydınlatma tasarımları çarpıyor. Biraz ilerlediğinizde irili ufaklı ahşap saksılara özenle yerleştirilmiş kaktüsler ile karşılaşıyorsunuz. Gözaydın’ın her bir tasarımı, insanda hem yaşanmışlık hem de heyecan uyandıracak kadar içten.

Ahşap, taş ve metale şekil veriyor
2013 yılında Timuçin Gözaydın tarafından kurulan Madem Sanat atölyesi, özel yapım ve türünün tek örneği işlerin yanı sıra proje bazlı çalışmalara da ev sahipliği yapıyor. Modern üretim yöntemleri ile geleneksel el işçiliğini harmanlayan Gözaydın, ağırlıklı olarak masif malzemelerden kişiye ve mekâna özel tasarımları hayata geçiriyor. Bu ürünlerin en önemli ortak noktası ise yer alacakları mekânın karakterinde belirleyici bir rol oynamaları… 33 yaşındaki Gözaydın, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Heykel Anasanat Dalı Bölümü’nden 2011’de mezun oldu. Askerden döndükten sonra İstanbul Kemerburgaz’daki Taş Dünyası’nda taş ve mermer odaklı heykeller tasarladı. 2 sene sonra artık kendi heykel atölyesini kurmanın zamanının geldiğine inanan Gözaydın, Kadıköy Rasimpaşa’da Madem Sanat’ı açtı. Dekorasyon, mobilya ve ev aksesuarlarına yönelik farklı siparişler alan, Mardin Müzesi’ne yönelik heykeller tasarlayan Gözaydın, daha çok ahşap, metal ve taş odaklı tasarımlara odaklanıyor. Materyal konusunda yelpazeyi geniş tutmaya çalışan Gözaydın, son zamanlarda ağırlıklı olarak ahşap işlere yoğunlaştığını ve taşla çalışmanın hem zor hem de çok zaman gerektirdiğini dile getiriyor.

Yoga figürlerinden oluşan bir sergiye hazırlanıyor
Geometrik şekillerden ilham alan Timuçin Gözaydın, niş işler ürettiğini ve butik bir konsepte sahip olduğunu vurguluyor. Karma sergi ve sempozyumlara katılan Gözaydın, kişisel bir sergi açmayı planlıyor. Bu serginin yoga hareketlerini içeren figürlerden oluşan bir konsepte sahip olacağını söyleyen Gözaydın, “Eşim yoga yapıyor. Ondan ilham alarak farklı bir içerik yaratmak istedim. Yaklaşık 15 yoga figüründen oluşacak bu sergide yer alan tasarımlar ahşap, bronz ve polyester gibi materyallerden oluşacak.” diyor. Gözaydın’ın dekoratif tasarımlarında önemli bir yoğunluğu aydınlatma objeleri oluşturuyor. Daha çok masaüstü aydınlatmaları, abajur, rölyef tarzı duvara asılan objeler ve oturma grubu tasarımları dikkat çekiyor. Hem müzelerin taleplerine hem de bireysel müşterilerin isteklerine göre farklı tasarımlara imza atan Timuçin Gözaydın, hedef kitlesinin kendisine Instagram ve Facebook başta olmak üzere ağırlıklı olarak soysal medya ile ulaştığını vurguluyor. Yaptığı her tasarımın hedef kitlesini mutlu etmesi felsefesinden yola çıktığını dile getiren Gözaydın, “Tasarımlarımı satın alan her bir bireyin, o eseri her gördüğünde mutlu olması, beni amacıma bir adım daha yaklaştırıyor. Her eserimin farklı bir kompozisyona sahip olması ve hedef kitleme farklı bir mesaj verebilmesi en temel ilkem.” yorumunda bulunuyor.

Minyatür eserler tasarlıyor
Timuçin Gözaydın, Madem Sanat atölyesinin dönemsel olarak farklı disiplinlerden sanatçı ve tasarımcıları da ağırlayan paylaşımlı atölye alanı ile işlerin sergilendiği showroom’un ziyaretçilere her zaman açık olduğunu vurguluyor. Daha çok doğaçlama bir tarza sahip olduğunu belirten Gözaydın, “Bir şeye başlamadan önce kafamda tasarlıyorum. Daha sonra tasarım sürecine geçiyorum. Taşla çalışmayı çok seviyorum. Taş Dünyası’nda çalışırken, iki ya da üç metrelik taş heykeller tasarlıyordum. Şu an bu boyutlarda çalışabilmem mümkün olmadığı için daha çok minyatür eserler tasarlıyorum.” diyor.

Yurt dışından teklif alıyor
5-10 yıl içerisinde atölyesini güneye taşıyarak metropol hayatından uzaklaşmak istediğine dikkat çeken Timuçin Gözaydın, “Planladığım gibi güneye gidebilirsem, tüm konsantrasyonumu taş odaklı heykeller ve dekoratif ürünler tasarlamaya yönlendireceğim.” diyor. Neon ışıklandırmalardan ahşap mobilya ve saksılara kadar son derece geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olan Timuçin Gözaydın, 2017 bitmeden yeni bir showroom açmayı planladığını belirtiyor. Elgiz Müzesi’nin Teras Sergileri’ne katılacağını da söyleyen Gözaydın, şu an Sri Lanka’dan gelen teklifleri değerlendiğini ifade ediyor. Yurt dışındaki otellerden farklı iş teklifleri alan Gözaydın, bahçe düzenlemesi, heykel ve giydirmelere odaklanıyor. Gözaydın; Amerika, Suudi Arabistan gibi ülkelerle de irtibat halinde…