GERÇEK MAVİNİN PEŞİNDE BİR YAZ KILAVUZU

Gökova’nın sakin koylarından İngiliz Limanı’nın yakınında, denizci Sadun Boro’nun körfeze armağan ettiği bir denizkızı heykeli vardır. Üzerinde şunlar yazar: “Bu denizkızı, düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için nice engin denizler, ufuklar aştı. Kıtalar, adalar, koylar dolaştı. Ta ki Gökova’ya ulaşana kadar…”

Mavi cennetler yavaş yavaş tükeniyor. Bugün bakir kıyılar bulmak için büyük sınavlar vermek, dağları, denizleri aşmak gerekiyor. Bu kılavuzda sizin için, Türkiye kıyılarının en güzel ve doğayla en barışık bazı koy ve kumsallarını seçtik. Belki biri sizin cennetiniz olabilir.

Egzotik bir ‘resort ada’
Okyanusa yayılmış ada ülkeler havasında egzotik bir ‘resort ada’, Ege ya da Akdeniz kıyılarında rastlanmayan bir görüntü. Dikili’nin Bademli Koyu’nda bulunan Kalem Adası, hem İzmir’in Bademli köyü kıyılarına hem de Midilli Adası’na hakim. Kalem Adası, denizin ortasında, Garip Adası ile Bademli köyü kıyıları arasında, denizcilerin sığınağı olan Bademli Koyu kıyılarında uzanıyor. 480 bin metrekarelik bir alana yayılıyor ve anakaraya 400 m mesafede. Midilli Adası’na ise sadece 13 deniz mili uzaklığında. Kalem Adası’na yaklaşık 45 dakikada mesafede bulunan bu Yunan adasına Dikili ve Ayvalık’tan tekneler kalkıyor. Adadaki tek konaklama, Oliviera Resort Hotel. Yeşilliğe, taş ve ahşap kullanımına verilen önem yerinde. İskeleler, platformlar, kumsal, bahçe hamakları, kumda tüllerle çevrili yataklar, doğal kayalıkların arasındaki beach club, avlular, deniz manzaralı lounge, teknelere hizmet veren mavi bayraklı marina, dalış kursları, geceleri yakılan kumsal ateşi ve barbekü geceleri, tesisin bir ada oteli olması konusunda donanımlı olduğunu gösteren özellikleri.

KAÇIRMAYIN Oliviera Resort’tan Midilli’ye karşı günbatımı izleyin.

Çöl sarısından derin maviye
Fethiye -Kalkan arasında uzanan bereketli Xhanthos Vadisi’nin sarp kayalıklarında yerleşimler kuran, görkemli mezarlarıyla ün salmış Likyalılar’ın ana limanı Patara’ydı. Patara bugün Türkiye’nin en ünlü plajlarından birine sahip. Akdeniz’in 18 kilometrelik bu en uzun kumsalı, aynı zamanda caretta caretta’ların üreme alanı. Uzunluğuyla kaçışlara imkan veren bir coğrafyaya sahip kumsalın, turist yoğunluğunun yaşandığı kısımlarından uzaklaşmak için, Patara Plajı’nın girişinin 18 km batısında yer alan Özlen Mevkii’ni denemenizde yarar var.

Özlen Mevkii, Eşen Çayı’nın denize kavuştuğu yerde. Burası bazen kuş uçmaz kervan geçmez bir yer bazen de civar köylerde yaşayanların serinleme yeri… Zaman zaman balık tutanlara da rastlayabilirsiniz. Özlen Mevkii’den 1-2 metreye ulaşan bir derinlikte yürüyerek ve yüzerek Güvercin Adası’na geçebilir, adanın güneyinde kendinizi derin maviliklere bırakabilirsiniz. Patara’nın kum gridalarının ve deniz kefallerinin cirit attığı, masmavi, pırıl pırıl bir denizi var.

İPUCU Özlen’de denize girecekseniz, suyunuzu ve piknik malzemenizi alın çünkü en yakın tesis, 4 km uzaklıktaki Kumluova’da.

AKTİVİTE Gelemiş’te bulunan Patara View Hotel’den 12 km’lik Eşen Çayı parkurunda yapılan kano turuna katılabilirsiniz.

Karadeniz’de sıradışı bir kumsal
Güzelcehisar, Karadeniz sahillerinin en büyülü koylarından biri. Adeta Norveç fiyortlarını andırıyor. Bartın’ın 17 km kuzeybatısındaki Güzelcehisar, İnkumu’na 5 km mesafede olmasına rağmen, bölgede yerleşim olmadığından doğa bozulmamıştır. Özel coğrafyası, kumsalın batı ucundan başlayan ve devasa bir duvar gibi denizden yükselerek Mugada Koyu’na kadar bütün sahili kaplayan 80 milyon yıllık lav kayalarından kaynaklanır. Volkanik lav sütunları, karadan denize doğru uzanır ve denizle buluştuğu yerde biter. Plajda şezlong ya da şemsiye yok, eylülün başından ekimin ortasına kadar palamut, çinekop, istavrit gibi balıkları tutabileceğiniz olta balıkçılığı ve trekking için uygundur. Güzelcehisar Koyu’ndan İnkumu ve Mugada koylarına orman içindeki parkurlardan bir taraftan denizi görerek trekking yapın, yerli halk ile balığa çıkın…

LEZZET MOLASI Güzelcehisar’da köyün içindeki Hoca’nın Yeri’nde balık salata yiyin, İnkumu- Güzelcehisar yol ayrımında yörenin köy tavuğunu tadın.

Kuzey Ege’nin mavi bayraklı koyu
Cunda Adası’nın batısında yer alan, mavi bayraklı Ortunç, doğası ve sakinliğiyle bu bölgenin en özel koylarından. Koy, Türkiye Çevre Vakfı’nın 15 günde bir düzenli olarak yaptığı ölçümlere göre Balıkesir bölgesinin en temiz denizlerinden birine sahip. Kuzey Ege’nin bu ilk mavi bayraklı koyu, adını bu ıssız koyun tamamına hakim olan Ortunç Club’dan alıyor. Cunda Adası’nın bakir bölümünü tamamıyla içine alan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nın çam ormanlarının arasına gizlenmiş tesisin plajı müşterilerinin yanısıra günübirlik gelenlere de ücret karşılığında açık. Su sporları yapmak isteyenler için kano ve deniz bisikleti kiralama imkanının yanısıra dalış meraklıları için tesisin özel dalış okulu bulunuyor. Toplam 22 adaya sahip Ayvalık, dalgıçlar için keşfedilmeyi bekleyen bir bölge. Ortunç Koyu’nun çevresindeki yaklaşık 35 dalış noktasındaki mercan oluşumları ve amforalar görmeye değer. Tesis çevre duyarlılığı konusunda da öne çıkıyor. İncirden çınara, begonvilden iğdeye 45 değişik bitki ve ağaç türünden oluşan 4 bin metrekarelik alana yayılmış zengin bir peyzaja sahip.

FOTOĞRAF NOKTASI Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nın patikalarından adanın tepesine çıkıp Cunda manzarasını seyredin.

Kuşların sevdiği ıssız koy
Deniz bir kanal gibi çam ormanlarının içine giriyor, derinliklere doğru ilerliyor, orman gittikçe sıklaşıyor ve tam bir cangıla dönüşüyor. Datça Yarımadası’nın Gökova Körfezi’ne bakan yüzünde yer alan Bördübet, medeniyetten soyutlanmış ıssız bir koy. Yöre sakinlerine göre, bir zamanlar bu koyda saklanan İngiliz askerleri, buradaki kuşların çokluğu ve çeşitliliği karşısında şaşkınlıklarını dile getirerek buraya “bird the bed” (kuş yatağı) adını vermişler. Çam ağaçlarıyla çevrili koy, ormanlık olduğundan yazın en sıcak zamanlarda bile gölgelik ve serin. Etraf bakir, doğanın kendi sesleri duyuluyor. Özel Çevre Koruma Alanı içindeki Bördübet’te yapılaşma minimum düzeyde. 4 km mesafedeki Amazon Club’a kadar, tek konaklama seçeneği dereyle denizin kesiştiği noktada, çam ağaçlarının arasında, başına buyruk bir bitki örtüsünün ve coşkun çiçeklerin arasına gizlenmiş Golden Key Bördübet.

AKTİVİTE Güvendiğiniz bir aracınız varsa, işaretlenmemiş Amazon Koyu- Yedi Adalar- Martı Koyu- Löngöz- Karacasöğüt- İngiliz Limanı güzergâhında Gökova’yı karadan gezin.

Kümeste yumurta, denizde balık
Ege-Akdeniz kıyı bandında Karaot Kumsalı kadar çevresinde bu denli doğal güzellik barındıran bir yere rastlamak kolay değil. Kumsalın gerisi büyük oranda betonlaşmadan korunmuş. Ayrıca burası koruma altındaki caretta caretta kaplumbağalarının üreme alanı. Kumsalın batısında yer alan Akgöl tatlı su gölünde ve civarındaki geniş sazlık alanda birçok canlı ve endemik bitki bulunuyor. Kumsalın batısında narenciye bahçeleri yer alırken doğu tarafını ise deniz kıyısına kadar inen endemik Sığla Ağacı Ormanı kaplıyor. Bölge doğal SİT olarak koruma altına alınmış. Köyün içlerine doğru, korunmuş geleneksel Akdeniz sahil köyü yaşamının izlerini de sürmek mümkün. Kumsalın büyük bölümünde tesis yok. Küçük bir iki kamp yeri, bir tatil köyü ve küçük bir otel olan Yonca Lodge bulunuyor. Köyün yerlisi bir aile tarafından işletilen, geniş bir meyve bahçesi içinde kurulu Yonca Lodge’un bir yanında Sığla Ağacı Ormanı var diğer yanından ise doğal yaşamın sürdüğü küçük bir dere akıyor. Manzara güzel, çevre doğal. Deredeki ördekler, yaban saz tavukları, kurbağalar neşeli. Ağaçların gölgesinde şezlongların, kumsalda köşklerin bulunduğu plajı özellikle sakin. Kumsalda samanyolu ile yıldızları izleyin, dolunayda geceyi kumsalda geçirin. Sıcak bir günde Batı Toros Dağları’nın derin kanyonlarından gelen su ile beslenen ve Yanıklar köyünün içinden geçip kumsaldan Akdeniz’e karışan Kargı Çayı’nın kaynağına doğru vadide kısa bir yolculuğa çıkıp buz gibi sularda serinleyin, köydeki at çiftliğinin atlarıyla kumsalda gezin.