GEZEGENİN EN BÜYÜK SOKAK PARTİSİ: OLİNDA KARNAVALI

‘Her ölümlü en az bir kez karnavalı tatmalı’ diye geçirdim aklımdan… Her köşeden yayılan farklı melodilerin eşliğinde, çoğu kostümlü, çılgın bir güruhun arasına sıkışmış, ayaklarım yerden kesilmiş sürükleniyordum.

Brezilya’da karnaval böyle bir şey işte. İzledikleriniz ve duyduklarınız karnavalı anlamakta yetersiz kalıyor, yüzlerce, bazen de binlerce insanın bir arada şarkı söyleyip dansettiği, gezegenin bu en büyük sokak partisinin ruhuna girebilmek ancak yaşayarak mümkün olabiliyor.

“Karnaval için Rio de Janeiro’dan başka yere gidilir mi?” diye itiraz etmeyin. Yolunuz Brezilya’nın Pernambuco bölgesinde yer alan tarihi sahil kasabası Olinda’ya düşerse, karnavalı küçük bir yerde yaşamanın size nasıl renkli ve yapaylıktan uzak bir dünya sunabileceğini teslim edersiniz. Pek de turistik olmayan, teknolojinin getirdiği nimetlerden uzak, halkın içinde eriyebileceğim bir karnaval hayal ediyordum Olinda’ya giderken. Gerçekten de Olinda, bu festivallerle dolu ülkenin büyük kentlerinde rastlanmayan bir samimiyet taşıyor. 16. yüzyıldan kalma bu pitoresk, kolonyal kasabada, karnavalı yaşarken bir taraftan da hayatın dışında kalmayarak kasabanın günlük ritmine ayak uydurmak da zor olmuyor.

Ağaçlarla örtülü bir tepenin etrafına kurulmuş olan Olinda, bohem mahalleleri, sanat galerileri, sanatçı atölyeleri, müzeleri ve sömürge dönemi kiliseleriyle, Brezilya’nın en güzel ve en iyi korunmuş kolonyal yerleşimlerinden biri olma ünvanını hak ediyor. Atlantik Okyanusu’na bakan bir tepedeki tarihi merkezi, renkli evlerin sıralandığı kıvrım kıvrım sokakları, tepelere çıktıkça, ağaçların, kilise kulelerinin ve kiremit çatıların üzerinden daha da etkileyici görünen manzarasıyla Olinda, her haliyle özel bir yer.

Yürüyerek gezmek kolay
Olinda’yı yürüyerek gezmek hem kolay hem de zevkli. Kültürel olarak çok doyurucu olmasa da güzel bir kasabanın arnavut kaldırımı yollarında, kiliselere girip çıkarak yürümek ve birkaç iddiasız ancak hoş müze görmek, bu yerle ve insanlarıyla olan yakınlığınızı güçlendiriyor. Güney Amerika’nın diğer ülkelerinden buraya gelerek takı satan ve kazandıkları üç beş kuruşla kıtayı gezmeyi sürdüren gençlere sıklıkla rastlamak da mümkün.

Müze meraklıları, kutsal objeleri ve Olinda’nın eski ve yeni fotoğraflarını görmek için Museu de Arte Sacra de Pernambuco’ya uğrayabilir. Görülmeye değer bir başka müze de, engizisyon sırasında Katolik Kilisesi tarafından kullanılan 18. yüzyıldan kalma bir hapishane olan Museu de Arte Contemporanea. 1540 tarihli Igreja da Misericordia’nın içinde Portekiz çinileri ve yaldızlı oymalar var.

Dev kuklalar
Olinda karnavalı boyunca Boneco adı verilen dev kuklalara rastlarsınız. Kağıt hamurundan yapılan Bonecoları altlarından sırtlayarak taşıyan adamlar, belirli gün ve saatlerde Olinda sokaklarında dolaşır. Bu kuklaları yapanlar ve taşıyanlar bu konuda uzmanlaşmış kişiler. Karnavalda sık sık sokaklarda arzı endam eden bu kuklaları daha yakından incelemek ve geleneğin tarihçesi hakkında bilgi edinmek için Casa dos Bonecos (Boneco Evi) kaydadeğer bir yer. Sanat galerileri ve hediyelik eşya satan dükkanları toplu olarak, 18. yüzyıldan kalma Mercado da Ribeira’da bulmak mümkün. 16. yüzyıldan kalma bir manastır olan Mosteiro de Sao Bento, hem şapelindeki ahşap oymaları hem de pazarları yapılan ayinleriyle rağbet görüyor. Burası aynı zamanda Brezilya’nın ilk hukuk okulu.

11 gün süren karnaval
Olinda, şubat ayına rastlayan karnaval zamanı kuşkusuz daha da renkli. Karnaval tam 11 gün sürüyor burada. Samba geceleri düzenleniyor, daracık sokaklardan dansçılarıyla birlikte frevo çalan bandolar geçiyor. Boneco’lar tezahüratlarla bütün Olinda’yı saatlerce dolaşırken bu kuklaları taşıyanlar bir kahramanmışcasına alkışlanıyor.

En ünlü şef burada
Karnavalda sadece eğlence değil yeme içme çılgınlığı da yaşanıyor. Brezilya mutfağı pek ahım şahım olmasa da Olinda’da bu konudaki önyargıları yeniden gözden geçirmeyi gerektirecek bir yer var: Oficina do Sabor. Ününü duyduğum bu restoranın manzaralı masalarından birine yerleştim ve garsona şefin spesiyalitesini sordum, “Jerimum recheado com lagosta ao coco.” diye cevap verdi. Sözlüğümden anahtar kelimeleri buldum; Balkabağı, ıstakoz, hindistancevizi sosu… Hindistancevizi sosunda pişirilmiş ıstakozla içi doldurulan balkabağından yapılan bu yemek, Brezilya mutfağının en özel lezzetlerinden biri olabilir. Şef ayrıca karides, ahtapot ve yengeç gibi diğer deniz mahsüllerini mango gibi egzotik meyveler, zencefil, üzüm ve fıstık gibi malzemelerle de pişirerek enfes tatlar yakalıyor.

BİLGİ
Brezilya’ya yolunuz düşerse, karnaval zamanı olmasa bile Olinda, mimarisi ve şirinliğiyle destinasyonlar listenizde yer alabilir.

FOTOĞRAF MOLASI
Olinda’nın en güzel panoramik görüntüsü için, Alto da Se’ye (Katedral Tepesi) çıkın.

ALIŞVERİŞ
Katedral Tepesi’ndeki el sanatları pazarında, ahşap oyma biblolar ve meyve çekirdeklerinden yapılan takılar satılıyor.

KAÇIRMAYIN
Rua Saldanha Marinho sokağında, Boneco olarak adlandırılan dev kuklalar sergileniyor.

LEZZET MOLASI
Şef Cesar Santos’un deniz mahsülleriyle yaptığı yemekler, Brezilya mutfağının yüz akı.