GÖRÜNENDEN İBARET OLMAYAN ŞEYLER

BALZAC İKİ AİLENİN FELAKETİ ÜZERİNDEN FERRAGUS’LA ON ÜÇLER’İ ANLATIR. BAŞKA BİR İFADEYLE ROMANIN KONUSU; KİMLİKLERİ VE NE YAPTIKLARI BELLİ OLMAYAN BİR ÇETENİN İKİ AİLE ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİDİR.

Ferragus, diğer ismiyle Yırtıcıların Reisi (2017, İletişim Yayınları), üç ciltten oluşan “On Üçlerin Romanı” serisinin ilk kitabıdır. İkincisi: Langeais Düşesi, üçüncüsü ise Altın Gözlü Kız’dır.

İlginçtir, romanda Ferragus’u sadece birkaç sahnede görmekteyiz. On Üçler’le ise hiç karşılaşmıyoruz. Honoré de Balzac çeteyle ilgili sadece romanın girişinde bilgi vermektedir. Ondan sonra iki ailenin uğradığı felaketleri okumaya başlarız. Fakat romanın sonunda hem Ferragus’la hem de On Üçler’le ilgili belli belirsiz bilgilere sahip oluruz. Bu da zaten çetenin özelliğinden ileri gelmektedir. On Üçler gizli, sır dolu bir örgüttür. Dolayısıyla onun açık seçik anlatılması çetenin özellikleriyle tezat oluştururdu. Bu yüzden Balzac, Ferragus’da ilginç bir teknik uygular.

Balzac iki ailenin felaketi üzerinden Ferragus’la On Üçler’i anlatır. Başka bir ifadeyle romanın konusu; kimlikleri ve ne yaptıkları belli olmayan bir çetenin iki aile üzerindeki olumsuz etkileridir. Bu etkileri okuyarak Ferragus’la ilgili bilgi ediniriz. Öbür türlü yani Ferragus şunları yaptı, bunları gerçekleştirdi şeklinde bir anlatım, olay veya diyalog söz konusu değildir romanda.

Auguste âşık bir yüzbaşıdır. Âşık olduğu Madam Jules ise evlidir ve kocasını çok sevmektedir. Auguste’un sadece babaannesi hayattadır. Madam Jules’in ise kocasından başka kimsesi yoktur. Aslında her şey yolundadır. Auguste işinde başarılı, toplum nezdinde sevilen sayılan bir barondur. Madam Jules de kocasına sadakatiyle ünlenmiş, toplum nezdinde gayet temiz bilinen, evine bağlı biridir.

Balzac’ın bu tipleri anlatırkenki ustalığını belirtmek gerekiyor. Çünkü o, sadece iki kahramanı tasvir etmekle kalmaz, bununla birlikte Paris’i ve Fransız toplumunu anlatır. Balzac’ın Paris betimlemeleri gayet açık, net, adeta birer tablo niteliğindedir. Öyle olduğu için diyebiliriz ki Balzac birkaç kahramanı veya aileyi anlatırken Paris’i ve Fransız toplumunu anlatmak istemiştir. Balzac’ın kalemi ve muhakemesi o kadar güçlüdür ki Fransız toplumu üzerinden toplumlaşmayı ve insanı anlatmaktadır. Onun anlattığı 19. yüzyıl insanıyla 21. yüzyılda karşılaşmak mümkündür. Çünkü Balzac güçlü sanatı sayesinde insanı evrensel boyutlarıyla ele almayı başarmıştır.

Âşık Auguste bir gün Madam Jules’le hiç ummadığı bir sokakta karşılaşır. Balzac Paris sokaklarını uzun uzun anlatır bu noktada. Çünkü her sokağın ayrı özellikleri vardır. Bazılarının ahlaksızlığıyla ünlü, diğer ifadeyle suç mahalli olduğunu belirtir. Auguste böyle kötü bir sokakta Madam Jules’le karşılaştığı için, şaşkınlık içindedir. Bu yüzden onu izlemeye karar verir. Madam Jules’in foyasını ortaya çıkaracaktır. Fakat bilmediği o kadar çok şey vardır ki!

Auguste’un hata yapmasının, her şeyi yanlış anlamasının sebebi; bizim Ferragus’un olumsuz etkileri dediğimiz, fakat asıl On Üçler’in gizli, saklı ve esrarengiz olaylarıdır. Belki de Balzac bunlar üzerinden, görünen şeylerin göründüğü gibi olamayabileceğini ve insanın her zaman kendine hata payı bırakması gerektiğini de anlatmak istemiştir.

Cemil Meriç’in eşsiz çevirisiyle Ferragus adeta yeniden yazılmıştır. Balzac’ın sosyolojik, felsefi ve sanatsal dehasını ortaya koyan sürükleyici bir romandır.

Yazarın Kitaplığı:
– Şehzade Ali Vasıb Efendi: Bir Şehzadenin Hatıratı, Haz. Osman Selahaddin Osmanoğlu, Yapı Kredi Yayınları
– Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak, İletişim Yayınları
Gün Doğmadan, Sezai Karakoç, Diriliş Yayınları
Masumiyetin Son Günleri, Selahattin Yusuf, Profil Kitap