GÜLÜMSEYEN MİNYATÜR HEYKELLER

Türkiye’nin ilk minyatür heykel atölyesi Neşeli Büstler’in kurucusu olan Mustafa Saygın, büst ve minyatür heykel çalışmalarıyla kültür-sanat dünyasının en tanınmış isimlerini gülümseyen halleriyle ölümsüzleştiriyor. 1.5, 2 yıl içinde yaklaşık 200 eserden oluşan çok özel bir sergi hazırlığı içinde olan Saygın’ın en büyük hayali ise yurt dışında popüler olan isimlerin yer aldığı özel bir koleksiyon hazırlamak…

Sigorta sektöründe 20 yıl yönetici olarak çalıştıktan sonra 2010’da emekli olan Mustafa Saygın, yıllardır içinde olan sanat aşkını Neşeli Büstler Atölyesi’ni kurarak özgür bırakan bir isim. Aslen Merzifonlu olan ve yıllarca resme ilgi duyan Mustafa Saygın, polimer kil malzemesi ile tanıştıktan sonra plastik sanatlara yöneldi ve 2011’de Neşeli Büstler Minyatür Heykel Atölyesi’ni Kadıköy’de kurdu.

Polimer kilin, doğal kilin bir tür kimyasal olanı olduğunu ifade eden Saygın, “Bu malzemeyle tesadüf eseri tanıştım ve polimer kille farklı figürler yapılabileceğini düşündüm. Malzeme hem çok eğlenceli hem de rahat şekil verilebilir bir forma sahip. İlk denemelerim, Sunay Akın, Haşmet Babaoğlu, Hıncal Uluç ve Nebil Özgentürk’ün figürleri oldu. 2010’da Yaşamdan Dakikalar adlı kültür sanat programında bu çalışmalarımdan büyük bir övgüyle bahsedildi. Buradan aldığım cesaretle evde başladığım çalışmaları, 2011’de Kadıköy Moda’daki Neşeli Büstler Minyatür Heykel Atölyesi’ne taşıdım.” diyor.

Tüm çalışmaları ‘neşeli’
Şu an yaptığı işe büyük bir tutkuyla bağlı olan Saygın, günde 15 saat çalışıyor ve bu tempodan bir an bile olsa asla şikâyet etmiyor. Saygın, minyatür heykel tasarımlarında nasıl bir tarza sahip olduğu hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Karikatür formda ve minyatür boyuttaki heykellerimde ana unsur, tüm çalışmalarımın ‘neşeli’ olmaları… Yani minyatür heykel çalışmalarıma ilham veren kişilerin gülen veya tebessüm eden hallerini model alıyorum.”

Gülme ifadesini verebilmek çok zaman alıyor
“Bu alanda örnek aldığım bir ustam olmadı çünkü bu konu Türkiye’de henüz çok yeni… Oysa Avrupa ve Amerika’da önemli sanatçılar tarafından halka sevdirilen bu sanat dalı aynı zamanda önemli bir ticari sektör olma özelliği de taşıyor. Türkiye açısından bakacak olursak,  bu alana özel çalışmalara imza atan ilk ustalardan biri olduğumu söyleyebilirim.” diyen Saygın, şu an ünlü isimlerin minyatür heykel çalışmalarını yapıyor.

Eserlerin yapımı ortalama 15 gün sürüyor
Ünlü isimlerin minyatür heykel ve büstlerinden oluşan özel bir sergi hazırlığı içerisinde olduğunu belirten Saygın, “Bu sergide belli bölümler olacak ve bu bölümlerde Türk sinema sanatçıları, kültür-sanat-ekonomi-siyaset dünyasından önemli isimlerin minyatür heykelleri ya da büstleri yer alacak. Çalışmalarımda öncelikli olarak neşeli bir fotoğrafa ihtiyacım var. Bu fotoğrafın cepheden ve profil olmak üzere iki versiyonu oluyor. Yapılacak minyatür heykel ya da büste göre bir iskelet hazırlıyorum. Sonrasında bu iskelet üzerine polimer kist giydiriliyor. Daha sonra yardımcı malzemelerle yüze ifade verilmesi işlemine geçiliyor. Daha sonra figürün bedeni şekillendiriyor. Sonrasında fırınlanıyor ve boyama işlemine geçiliyor. Her bir eserin hazırlanması ortalama 15 gün sürüyor. Tebessüm ettiğinizde pek çok kas harekete geçiyor. Bu nedenle bu ifadeyi gerçekçi bir şekilde verebilmek çok uzun bir zaman alıyor.” diyor.

Yurt dışına da açılacak
Mümkün olduğu kadar kişiye özel çalışmalar yapmamayı tercih eden Saygın, “Atölyemin amacı, bu tarz çalışmalarla bir gelir modeli oluşturmak değil. Bu sanat dalının Türkiye’de tanınması ve daha çok sevilmesini sağlamak için bu alana yetenekli ve istekli kişilere bildiklerimi aktarıyorum. Bugüne kadar 7-8 kişiye eğitim verdim. Şu an yaptığım iş, benim için emeklilik sonrası bir uğraş değil. Çok farklı bir tutku…” yorumunda bulunuyor.

Kültür Bakanlığı’ndan onaylı sanatçı
Anatomi, heykel malzemeleri ve farklı teknikler konusunda kendisini yetiştirmek için farklı eğitimlere katılan Saygın, “İlerleyen dönemde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Somut Olmayan Kültürel Miraslar Programı kapsamında 2013 yılında ‘Geleneksel Türk El Sanatları Sanatçısı’ olmaya hak kazandım. Bu alandaki en büyük hayalim; bugün yerel figürlerle odaklandığım koleksiyonumun çapını büyütmek ve eserlerime yabancı isimleri de dâhil etmek. Ardından yurt dışında da bu tarz bir sergi çalışması yapabilmek.” diyor.