GÜNEY AMERİKA’NIN SESSİZ CEVHERİ: KUZEY PERU

Gezginler arasında, Güney Amerika’nın en popüler ülkelerinden, ününü büyük ölçüde Inka uygarlığının şaheseri Machu Picchu’ya borçlu olan Peru’nun kuzey kıyısı ile kuzeydeki dağlık alanlar, ülkenin az dikkat çeken ancak coğrafi ve kültürel açıdan en bol çeşit sunan bölgesidir. Kumsallar, dağlar, vadiler, çöller, sıradışı arkeolojik alanlar ve ilginç müzeler bu bölgede. Kitle turizminin olmadığı bu doğal atmosfer sizi şaşırtırken, kentleri, kasabaları, arkeolojik kalıntıları, müzeleri ve yemekleriyle Kuzey Peru’nun yabana atılmayacak kalitelere sahip olduğunu teslim edeceksiniz.

Büyücüler Pazarı
Peru öyle bir ülke ki, yaşamı etkileyen ve kolaylaştıran batıl inançların gücü yadsınamaz. Chiclayo kentindeki Büyücüler Pazarı’nda dertlere deva olduğuna inanılan envai çeşit ‘hokus pokus’ malzemesi var. Mide sorunlarına otlar, başağrısına bitki kökleri, iksirler… Çekip giden aşıkları geri getirmek için de iksirler var. Her yerde şans muskaları var. Bir toz var, iyi gelmediği şey yok; iş hayatına, lanetlenmeye, kötü şansa, zafer kazanmaya, dingin ve mutlu bir hayata… Üzerindeki notta, etkisini en iyi şekilde görebilmek için salıları ve cumaları kullanmak gerektiği ve ancak belirli bir duanın üç kez tekrarlanmasının ardından işe yarayacağı yazıyor!

Sonsuzluğa hazır kraliyet mezarları
Peru, Inka Krallığı dönemiyle özdeşleştirilse de Chiclayo civarında Inka dönemi öncesine ait birçok arkeolojik kalıntı bulunuyor. Chiclayo’nun 11 km kuzeyinde, Lambayeque’te bulunan, M.S. 3. yy.’a ait kraliyet mezarlarından çıkanların sergilendiği, görkemli Sipan Müzesi mutlaka görülmeli. Buranın Güney Amerika’nın en etkileyici müzelerinden biri olduğunu söylemek abartı olmaz. 1700 yıl önce eski Peru’da savaşçı rahip, lider ve vali olan Sipan hükümdarının mezar buluntularının sergilendiği müze, İnka öncesinin en önemli kültürü Moche’nin üstün seviyesini, organizasyon yeteneğini ve dini inanışlarını sergiliyor. Müze, Moche’nin tapınaklarından esinlenildiğinden piramit şeklinde. Sipan hükümdarının sonsuzluğa olan yolculuğuna götürdüğü her parça burada. Mezarda büyük miktarda altın ve gümüş objeler, mücevherler, seramik ve kıymetli tahta oyma eşyaların yanısıra altın kalkanlı genç bir muhafızın iskeletine rastlanmış. Ahşap bir lahitin içinde bulunan Sipan hükümdarı, yanında iki genç kadın, bir köpek ve iki lama iskeletiyle bulunmuş. Altın, gümüş ve bronzla kaplı göğsü, kıymetli taşlar ve altın kolyelerle süslü.

Zarif kent Trujillo
Kuzey Peru’nun en güzel kentlerinden biri, Libertad bölgesinin başkenti zarif Trujillo, kenti çevreleyen bereketli toprakların arasından sivrilir ve kolonyal mimarinin ülkedeki en iyi örnekleriyle karşınıza çıkar. Kent, çatıları ve kuleleriyle ortaçağın, zarif San Martin Kilisesi’nin bulunduğu Plaza Mayor gibi meydanlarıyla ise Rönesans’ın görkemini sergiler. Trujillo’nun kuleleri üzerindeki leylek yuvaları, adeta kentin sembolüdür. Geçmişi Roma devrine uzanan kent, 13. yüzyılda Araplar’dan alınmış ve birkaç ileri gelen askeri aile tarafından koloni haline getirilmiş. Birçok zarif, kolonyal ev bugün artık müze olarak ziyaret ediliyor. Gotik Santa Maria la Mayor Kilisesi’nin içine 16. yüzyıldan beri dokunulmamış. Kulesinden kentin en güzel manzarasını görebilirsiniz. Kentin kalbi, Plaza de Armas, günbatımına doğru en canlı halini alır ve meydanı çevreleyen binalar akşamüstü daha da çarpıcı olur. 

Arkeoloji zengini kuzey
Peru’nun kuzey kıyılarının adeta Güney Amerika’nın Mısır’ı olduğu söylenebilir. Trujillo’nun civarı, olağanüstü bir beceriyle inşa edilmiş, Inka öncesi kültürlerin kalıntılarıyla dolu; Chan Chán ve Huaca de la Luna ve Huaca del Sol Moche piramidleri. Trujillo’ya 5 km mesafede, Chimú Krallığı’nın başkenti, Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Chan Chán, dünyanın en büyük toprak kenti olarak adlandırılıyor. 20 kilometrekarelik alana yayılmış bu kerpiç kalıntıların arasında bir zamanlar bulvarlar, su kemerleri, bahçeler, saraylar ve 10 bine yakın konut olduğu biliniyor. Trujillo’ya 8 km mesafedeki Moche ise hiçliğin ortasındaki 3 bin yıllık, çamur ve kerpiç piramitleriyle, bölgenin en önemli arkeolojik alanlarından. İki piramitten küçüğü Ay Piramidi olarak adlandırılan, insan ve hayvan benzeri kabartmalarla bezenmiş Huaca de la Luna. Yakınında bulunan Huaca del Sol, yani Güneş Piramidi, Mocheler’in kraliyet sarayıydı. Bir zamanlar efsanevi hazinelere sahip olan piramit, asırlar boyunca yağma edilmiş.

Marinera dansıyla Peru kıvrımları
Huaca de la Luna’nın yakınındaki köyde Moche geleneklerini daha yakından tanımak mümkün. Restaurant Campestre’deki konuksever aileyle birkaç saat geçirin, hacienda’larının (konaklama da yapılabilen çiftlik) kapılarını size ardına kadar açacaklardır. Haftasonları düzenlenen Marinera (Peru’nun kıyı bölgesine özgü bir dans) ve Caballos de Paso (salınarak yürüyen özel atlar) gösterilerini izleyebilirsiniz. 

Bir balıkçı geleneği: Saz kayıklar
Trujillo kentinin yakınında güzel kumsallar ve sörfle ünlenmiş plajlar var. Hoş bir kıyı kasabası olan Huanchaco’yu kaçırmayın. Huanchaco’ya özgü sazdan yapılmış, sal benzeri kayıklarla denize açılan balıkçılar, kumsallarda sıradışı görüntüler sunar. Kumsalın sonuna doğru, sazlıkları da göreceksiniz. Balıkçılar, birbirlerini korurlar, bu sazlıkların uzun ömürlü olması ve herkesin yararlanabilmesi için gerekli önlemleri almışlardır.

KONAKLAMA
Trujillo meydanındaki Hotel Libertador, en isabetli konaklama seçeneği.

LEZZET NOKTASI
Kuzey Peru’nun asla monotonlaşmayan bir mutfağı var. Trujillo’daki El Mochica,
Huanchaco’daki deniz manzaralı Restaurant Big Ben’de deniz mahsüllerini deneyin.

LEZZET NOKTASI
Club Colonial, tropikal meyveli krepleriyle Kuzey Peru’nun en iyi restoranlarından biri. Günbatımı için ideal bir konumda…