Hamilelik Dönemi Sporları

Hamilelik Dönemi Sporları

Gebelik döneminde düzenli egzersiz; anne adayının ruh ve beden sağlığını koruyor, bebeğin de ideal kiloyla dünyaya gelmesini ve ileride obezite gibi önemli sağlık sorunlarından korunmasını sağlıyor. Bu süreçte planlanan egzersiz programının doktor tarafından değerlendirilmesi, anne ve bebek sağlığı için olumsuz bir etki oluşturmaması açısından büyük önem taşıyor.

Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Gülbin Destici İşgören, hamilelik egzersizleri hakkında önemli tüyolar verdi:

Hastalıkları önlüyor ve uyku kalitesini artırıyor

Hem sağlıklı bir yaşam sürmek hem de hastalıkların önlenmesi aşamasında egzersiz yapmanın önemi yadsınamaz. Bu nedenle aktif bir spor yaşamına sahip olmak, gebelik döneminde de önemli bir avantaj sağlıyor. Gebelikte yapılan düzenli egzersiz, aşırı kilo alımını engellediği gibi hareketsiz yaşam tarzına bağlı oluşabilecek obezite, gebelik şekeri gibi olumsuz durumların yaşanma olasılığını da düşürüyor. Gebelik şekeri olanlarda ise kan şekerinin normal düzeylerde seyretmesini kolaylaştırıyor ve insülin tedavisi gereksinimini azaltıyor. Düzenli egzersiz yapan gebelerde, gebelik tansiyonu ve gebelik zehirlenmesi olarak bilinen “preeklampsi” görülme riski de azalıyor. Egzersiz yapmanın, eklemlerde oluşan değişikliklere bağlı olarak sıklıkla hissedilen sırt, bel, bacak ve kasık ağrılarının azalmasını da sağladığını belirten Gülbin Destici İşgören, “Düzenli yapılan egzersizlerle solunum kapasitesi arttığı için hamilelikte spor yapmak çok daha kaliteli bir uyku düzeni vaat ediyor. Egzersizler, gebelikte sık görülen bacak kramplarını da önlüyor. Bağırsak hareketleri arttığı için kabızlık sorunu da ortadan kalkıyor.” diyor.

Doğumlar daha kısa sürüyor ve sorunsuz geçiyor

Doktor kontrolünde yapılan egzersizlerin ideal kilo alımına ve vücutta az yağ birikmesine yardımcı olduğunu vurgulayan Gülbin Destici İşgören, “Egzersiz yapmak; doğumun çabuk ve kolay olacağına garanti etmese de daha kısa sürmesini sağlar. İri bebek doğurma riskini, doğum sırasında sorun yaşanma olasılığını ve sezaryen ile doğum gereksinimini azaltır. Doğum sonrası dönemde ise annenin daha erken toparlanmasına, bebeği ile daha çabuk ilgilenebilmesine, fazla kiloların kolay verilmesine katkı sağlarken doğum sonrası depresyon olasılığını azaltır. Düzenli egzersiz yapan hamilelerin, bebeklerinin ideal kilolarda doğma olasılığı ise daha yüksek. Hamilelik süreci daha rahat ve stressiz geçtiği için doğum sonrası dönemde bebeklerin uykuları daha düzenli, kolik eğilimleri de daha az oluyor. Bu çocuklarda cilt altı yağ birikimi daha az oluyor, obezite ihtimali de azalıyor. Ayrıca gebelikte annenin yaptığı düzenli egzersizin, çocuğun zekâsına olumlu katkıda bulunduğuna dair yayınlar bulunuyor. Gebelik sırasında düzenli egzersiz yapmak; salgılanan endorfin sayesinde anne adayının psikolojik olarak kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor. Cilde sağladığı esneklik ile anne adaylarında cilt çatlaklarının oluşmasını azaltıyor. Dolaşım, solunum, kas iskelet ve mide bağırsak sistemlerinin düzenli çalışmasını sağlıyor.” yorumunda bulunuyor.

Egzersiz yaparken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Erken doğum riski, düşük tehlikesi, kontrol altına alınamayan diyabet hastalığı, hipertansiyon, kalp ve akciğer hastalıklarının varlığı ya da kansızlık gibi etkenlerin egzersizi riskli hale getirebileceğini dile getiren Gülbin Destici İşgören, hamilelikte egzersiz yaparken hangi konulara dikkat edilmesi gerektiğini ise şu şekilde özetliyor: “Egzersize başlamadan önce gebeler ve gebeler için planlanan egzersiz programları mutlaka doktorları tarafından değerlendirilmeli, egzersizin anne ve bebek için olumsuz bir etkisi olmayacağından emin olunmalı. Egzersiz, haftada 4-7 gün, günde 20-30’ar dakikalık süreyi kapsamalı. Egzersize 5-10 dakika ısınma ve esneme hareketleri ile başlanmalı. Yine 5-10 dakikalık soğuma hareketleri ile son verilmeli. Gebelik öncesi düzenli egzersiz yapmayan anne adayları günlük 10’ar dakikalık sürelerle egzersiz programına başlamalı. Bu süre giderek artırılarak ideal süreye ulaştırılmalı. Geniş kas gruplarını ritmik ve sürekli çalıştıran, vücuda esneklik sağlayan aktiviteler tercih edilmeli; denge kaybı, düşme, çarpma riski olan, zıplama ve hızlı yön değiştirme gerektiren aktivitelerden, uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmaktan ve uzun süre sırt üstü yatış pozisyonlarından kaçınılmalı. Yürüyüş, yüzme, su jimnastiği, gebeliğe göre düzenlenmiş edilmiş yoga-pilates, sabit bisiklete binme gibi spor alternatifleri tercih edilmeli.”