HATIRALAR VE MEKTUPLAR

1960’ların Türkiye’sine dair de birçok tespitin yapıldığı enfes bir kitaptır Nurettin Topçu’nun mektupları.

M. Orhan Okay’ın üslubu sadece ‘Bir Başka Paris’ veya ‘Mehmet Kaplan’dan Mektuplar’ gibi hatırat kitaplarında değil ‘Batılılaşma Devri Türk Edebiyatı’ veya ‘Beşir Fuad: İlk Türk Pozitivist ve Natüralisti’ gibi konuları çok ağır araştırma-inceleme kitaplarında bile okuyucusunu sarıp sarmalayan bir akıcılığa, sıcaklığa sahiptir. Aynı akıcılık ve samimiyet 2015’te yayımlanan ‘Anadolu’dan Hatıralarla Nurettin Topçu’nun Mektupları’nda da (Cümle Yayınları) var.

İsmail Kara’nın, vefatı (Ocak 2017) dolayısıyla Dergâh dergisinde (sayı: 324, Şubat 2017) yayımladığı günlüklerinden aslında Nurettin Topçu’yla ilgili bir monografi çalışması yapmak istediğini öğreniyoruz. İsmail Kara, “Bugüne kadar kısmet olmadı.” diyor. Sonra da Nurettin Topçu’nun mektuplarından söz ediyor, düştüğü dipnotta.

İsminden de anlaşılacağı üzere ‘Nurettin Topçu’nun Mektupları’nda iki kişi vardır. Birisi Orhan Okay, diğeri Nurettin Topçu. Maalesef Orhan Okay’ın Nurettin Topçu’ya yazdığı mektupların tamamı kitapta yok. Sadece Nurettin Topçu’nun sakladığı ve arşivinde bulunan iki mektubu kitaba eklenmiş. Sanırım Orhan Okay bu eksikliği gidermek, Topçu’yla nasıl bir ilişkisi olduğunu göstermek için mektupların yazıldığı tarih dilimini, mektuplarda geçen konuların arka planını, öncesini ve sonrasını da yazma gereği duymuştur kitapta. Diğer türlüsü sadece Topçu’nun mektuplarından oluşan bir kitap olacaktı ki, Topçu’nun Okay’a kitap çapında mektubu yoktur. Mektuplar küçük bir risale gibi basılsaydı, sadece Topçu’nun birkaç konu üzerine kurduğu isabetli cümlelerden ibaret kalacaktı. Mektupta geçen diğer konu ve isimler bilinemeyecekti. O yüzden merkezde Topçu’nun mektupları olan, o merkezden hareketle de Orhan Okay’ın Anadolu hatıralarını yazdığı, 1960’ların Türkiye’sine dair de birçok tespitin yapıldığı enfes bir kitaptır Nurettin Topçu’nun Mektupları…

Orhan Okay’ın ilk görev yeri Artvin’dir. Sonra askerliğini yapmak için Merzifon’a gider. Askerlik dönüşünde ise Diyarbakır’da göreve başlar. Sonra Erzurum’a geçiş yapar. İstanbul’da okumuş, büyümüş ve Topçu’nun etkisiyle Anadoluculuk fikrine kapılmış biri için, Anadolu’ya dair bu ilk intibalar çok canlı, etkileyici ve düşündürücüdür. Topçu, tecrübe sahibi bir mütefekkir hoca olarak Okay’a yardımcı olur, yönlendirici fikirlerini yazar. Burada Topçu’nun üslubu ve öğrencisine yaklaşımı çok öğreticidir. Kesinlikle üst perdeden, her şeyi halletmiş birisi olarak mektup yazmaz Topçu. Okay’ı bir arkadaşı, dostu gibi görür ve onun yazdıklarını uzun uzun düşünür, hatta onlardan etkilenir, ondan sonra onlara dair düşüncelerini yazar. Bu yüzden kitapta hoca-öğrenci mektuplaşmasıyla birlikte kaygı ve sorumluluk sahibi iki idealist mütefekkirin fikir alış verişiyle karşılaşırız.

Özellikle öğretmen ve öğrencilerin, bunun ötesinde herkesin okuyup tat alacağı, istifade edeceği, eline aldığında bitirmeden bırakamayacağı bir kitaptır Nurettin Topçu’nun Mektupları. Her iki müellife de Allah’tan rahmet diliyoruz.

Yazarın Kitaplığı
– Eskimeyen Kitaplar, Hakan Arslanbenzer, Avangard Kitap
– Gecenin Sonuna Yolculuk, Louis-Ferdinand Céline, Yapı Kredi Yayınları
– Kusursuz Talan, Hasan Özlen, Hece Yayınları
– İslâmcılığın İki Kurucusu Mehmet Akif-Necip Fazıl, Ercan Yıldırım, Pınar Yayınları