HAVA DEĞİŞİMİNE GÜÇLÜ BEDENLE DİRENİN

Hava basıncında ani düşme, bulutların kalınlaşması, nem artışı, ısıdaki değişimler ve rüzgârın şiddetlenmesi hem vücut ağrılarını artırır hem de göz sağlığını etkiler. Vücut direncimiz azaldığında hastalıklara davetiye çıkarttığımız gibi, baş ağrıları ve göz hastalıkları da artmaktadır ve soğuk, kuru havalar göz enfeksiyonuna sebep olmaktadır. Özellikle migren ataklarını tetikleyen ve var olan ağrıyı kötüleştiren bu duruma karşı uzmanlar uyarıyor.

Ani hava değişikliği migreni tetikliyor
Hava şartlarının, baş ağrısını ve migreni tetikleyen çevresel faktörlerden en önemlisi olduğuna dikkat çeken Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Haluk Gümüş, şunları söylüyor: “Sıcak, ılık, çok kuru dağ ve çöl rüzgârları, ağız ve burun boşluğundaki ıslak yüzeyleri kurutup, hava yollarını uyardığı için baş ağrısına neden olabilmektedir. Atmosfere eklenen ozon, karbonmonoksit ve diğer kimyasal maddelerle de baş ağrısı daha şiddetli bir hal alır. Beynin düşük oksijen seviyesini hissetmesi ile kan desteğini devam ettirebilmek için kan damarlarında genişleme başlar, bu genişleme ile beyinde basınç artar ve baş ağrısı oluşur.”

Ağrı atağınız ayda ikiden fazla mı?
“Bir hastanın bir ayda ikiden fazla atağı oluyorsa mutlaka düzenli bir tedaviye alınmalıdır. Her gün ilaç alınarak migren ortadan kaldırılmaya çalışılmalı, bir ayda iki defadan daha az ağrı çekenler de doktora gitmelidir. Migren hastalarının beşte birinden auralı diye tabir edilen bir baş ağrısı görülmektedir. Bu hastalarda bir tarafı görememe, gözünde ışık çakma, çizgiler görme gibi belirtiler oluyor ve bu belirtilere sahip olanların doğum kontrol hapı, östrojen içeren ilaçlar kullanması ya da sigara içmesi durumunda topluma göre 15 kat daha fazla felç riski ortaya çıkmaktadır.”

BU ÖNERİLERLE MİGRENDEN KORUNUN
– Rüzgârda durulmamalı, başa doğrudan gelen rüzgârı önlemek büyük önem taşımaktadır.
– Ev veya araçta klimayı doğrudan yüzünüze üfletmemelisiniz ve çok şiddetli çalıştırmamalısınız.
– Migreninizi lodos tetikliyorsa o gün dışarı çıkmamaya çalışın, kapıyı bile açıp o havayı içeri aldığınızda evinizde lodosun etkisini yaşama şansınız vardır.
– Arabada içeri hava girsin diye doğrudan yüzünüze esecek şekilde camı açmamalısınız.
– Sabah banyo yapıp sokağa çıkmamalı, gece banyo yapıp saçınızı iyice kurutmalısınız.
– Saç kurutma makinesi ılık ayarda kullanılmalıdır, ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır. Vücut ısısına yakın olmalı ve hızlı üflememelidir. 

Bahar çiçeklerini sevin ama korunun
Rüzgâr ve kuru hava, ağaçların çiçek açtığı bu dönemde alerji riskinin artması, kalabalık ortamlar göz hastalıklarını bu dönemde artırıyor. Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Kıyak Yılmaz, göz sağlığını nasıl koruyacağımızı şöyle anlatıyor: “Öncelikle hijyene dikkat etmek gerekir. Elleri sık sık yıkamak, ortak havlu yerine kâğıt havlu kullanmak, kirpik dibi temizliği yapmak, yakın temastan kaçınmak, özellikle bulaşıcı konjonktivitten (gözün en dış tabakası ve göz kapaklarının iç yüzeyini saran zar tabakanın iltihaplanması) korunmada çok önem taşımaktadır.

Şapkasız dışarı çıkmayın gözlük takın
“Ayrıca hem rüzgârdan hem de güneş ışınlarından korunmak için mutlaka geniş, yanları kapalı güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Ortam havalandırması ve ortamın nem oranını ayarlamak da önem arz eder. Uzun süre bilgisayar başında duranlar ya da uzun süre kitap okuyanlar kısa aralıklarla gözlerini dinlendirmeleri gerekmektedir. Örneğin 20-30 dk’da bir uzaklara bakarak ya da kapatarak gözlerimizi dinlendirebiliriz. Güneşte olduğu gibi rüzgârlı havalarda da güneş gözlüğü kullanmak gerekir”

Gözünüzü de nemlendirin
“Gözde kuruma hissedenler, uzun süre ekran başında duranlar, havalandırması olan ortamlarda bulunanlar suni gözyaşı damlası kullanabilirler.  Cilt temizliğini nasıl yapıyorsak, göz ve kapak temizliği de yapmalıyız ve gözlerimizi nemlendirmeliyiz. Kapak ve kirpik dibi temizliği için bebek şampuanını sulandırarak kullanabiliriz; nemlendirmek için de suni gözyaşlarından faydalanabiliriz.”

Süper besinlerle güçlenin
Sigara, alkol, ilaçlar ve yiyeceklerden gelen toksik maddeleri vücuttan uzaklaştıran karaciğer, böbrek ve bağırsakları yenileyerek vücudun güçlenmesine yardımcı olan yiyecekleri Medicana Sivas Hastanesi’nden Diyetisyen Özge Karabağ şöyle ifade ediyor: “En önemli arınma tekniklerinden bir tanesi günlük su oranını artırmaktır. Örneğin, günde 2 litre içiyorsanız 3 litreye çıkartın. Oda sıcaklığında ya da ılık, isterseniz biraz limon suyu ekleyerek içebilirsiniz.”

Pancar kanserle de savaşır
“Pancarlar “kırmızı ıspanaklar” olarak görülmesi gerekir. İçinde barındırdığı yüksek oranda folik asit ve doğal kırmızı pigmentler kanserle savaşmak için antioksidant bir etkiye sahiptir. Taze, çiğ ve salata içine koyarak rahatlıkla tüketebileceğiniz pancar pişirildiğinde antioksidan gücünü yitiriyor.”

Lahanayla ödem atın
“Sulforaphane gibi kanserle mücadele eden enzimler barındırır. Ödem attırıcı ve detoks özelliklerinden dolayı da özellikler kadınlar arasında gözde besinler arasında… Vücudunuzdan toksin atarken bunu detoks gibi de düşünebilir, bir süre kırmızı et, yumurta, süt ve süt ürünlerini, tüm kepekli yiyecekleri, kafein, çikolata ve sofra şekerini sofranızdan uzak tutabilirsiniz.”