HAYALİNİZDEKİ ELEKTROGİTARLARI TASARLIYOR

7 yaşından bu yana müzikle haşır neşir olan ve 20 yılı aşkın süredir elektro gitar çalan Erdem Koca, 4 yıl önce Hasanpaşa Kadıköy’de açtığı atölyede tamamen kişiye özel elektro ve basgitarlar tasarlıyor. Tasarım sürecinin yanı sıra elektrogitar tamiri, bakımı ve modifikasyon işlemleri de yapıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 10 elektrogitar yapımcısı olduğunu söyleyen Koca’nın müşterilerinin yaş ortalaması ise 17-18’den başlayıp, 70’e kadar çıkabiliyor. Bir yılda en fazla 12 elektrogitar tasarladığını söyleyen Koca, bu gitarların 3 bin 500 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulduğunu belirtiyor

Elektrogitar yapımcısı Erdem Koca, hobisini işe dönüştürmeyi başaran şanslı isimlerden biri… Kanada’da Ryerson Üniversitesi’nde sinema-televizyon eğitimi aldıktan sonra 10 yıl boyunca medya, reklam ve TV odaklı çalışan Koca, çocukluk yıllarından bu yana müziğe özellikle de elektro ve basgitara duyduğu ilgiyi farklı bir boyuta taşımaya karar vermiş. Ağabeyinin müziğe olan ilgisi nedeniyle 7 yaşından bu yana gitara aşina olan, 13-14 yaşından bu yana gitar çalan ve müziği son 20 yıldır hayatında önemli bir merkeze oturtan Koca, gitar ustalarının atölyelerine giderek ve gitarına farklı modifikasyonlar yaptırarak zaman içinde elektro ve basgitar yapımına da merak salmış. Dört yıl önce Hasanpaşa Kadıköy’de ud yapımcısı Özgür Türen ve keman yapımcısı Özgür Tümçelik ile birlikte enstrüman yapım ve tamir atölyesi açtıklarını söyleyen Koca, “Enstrüman yapımcılığı gerçekten de çok güzel bir iş. Hep müzikle ve müzisyenlerle çalışıyorsunuz. Bir şeyi sıfırdan yaratıyorsunuz. Verdiğiniz emeğin sonucunda elle tutulan, gözle görülen, çalınan ve sesi duyulan fiziki bir obje yaratıyorsunuz. Bu gerçekten de çok tatmin edici bir şey.” diyor.

Tasarım, yaratıcılıkla şekilleniyor
Enstrüman yapımcılığında başarılı olmak için belli bir alanda uzmanlaşmak gerektiğine dikkat çeken Koca, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle elektro ve basgitar tasarımında uzmanlaştım. Örneğin, klasik gitarda herhangi bir elektronik aksam ya da manyetikler yoktur. Klasik gitar, sadece kendi ses kutusunun ses ürettiği akustik bir enstrümandır. Ama elektronik gitarda işin içine elektronik aksamlar giriyor. Akustik ve elektroniği birleştirerek bir ses çıkarmak gerekiyor. Ölçüler konusunda ise klasik gitarda olduğu kadar hassas olma zorunluluğu yok. Klasik gitar tasarımları çok değişmese de elektro ve basgitar tasarımları son derece farklıdır. Bu işe girmemde, yaratıcılık kısmının büyük etkisi oldu. Gitarın üzerindeki manyetikler bir kabloyla amfiye bağlanıyor. İşin elektronik kısmı son derece önemli… Ünlü elektrogitar markalarından Fender; gövdede kızılağaç, sapta ise akçaağaç kullanır. Gibson markası ise hem gövdede hem de sapta maun ağacını tercih eder. Ben ise elektro ve basgitar tasarımlarımda bu ağaçların dışında kalan egzotik ağaçları da kullanıyorum. Gövdede kızılağaç, dişbudak, maun, kiraz, ceviz ve limba ağaçlarını tercih ediyorum. Gitarın sap bölümünde ise akçaağaç, maun, wenge, paduk ve İspanyol sediri gibi ağaçları değerlendiriyorum.”

Maliyet, malzemeye göre değişiyor
Çok daha estetik bir yaklaşım olarak öne çıkan kapak ağacı konseptinden de bahseden Koca, bu süreç hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Kapak ağacı konseptinde, gövdenin üzerine bir kapak ağacı koyuyoruz. Bu çok ince bir tabakadır ve gövdenin üzerine yapıştırılır. Estetik bir yaklaşım gerektirir. Gözümüze güzel gözüken desen hangisi ise o ağacı kullanıyoruz. Bu ceviz, palmiye, okaliptüs ya da akçaağaç olabilir. Seçim konusunda son derece özgürüz.” Elektro ve basgitar yapımında tasarım maliyetinin kullanılan ürünlere göre değiştiğini belirten Koca, “Bu maliyeti belirleyen unsurları ağaç türü, manyetikler, köprü ve burgular olarak özetleyebiliriz. Teknik donanımlar genelde Amerika, Almanya ve Japonya’dan ithal ediliyor. Tasarımda kullanılacak olan ceviz ve akçaağaç seçenekleri Türkiye’de de bulunabiliyor. Ama maun ağacından bir tasarım yapılacaksa bu ağacın sadece Güney-Orta Amerika ve Afrika’da bulunduğu unutulmamalı. Perdelerin olduğu klavyelerde kullandığımız pelesenk ve abanoz ağaçları ise Uzakdoğu ve Afrika’da bulunuyor. Müşterilerin hayal ettiği tasarımları hayata geçirebilmek için tüm bu malzemelerin elimizin altında olması gerekiyor.” diyor.

4 aylık bir zamanda tamamlanıyor
Elektro ve basgitar tasarımında kullanılacak olan ağaçların, uygun bir şekilde kuruduğundan ve çatlamayacağından emin olunması gerektiğini ifade eden Erdem Koca, tasarım sürecinin aşamalarını da şöyle özetliyor: “Bir elektro ya da basgitar, ortalama 20-25 iş gününde bitse de bu süreci aslında 4 aylık bir zamana yaymak gerekiyor. Çünkü belli aşamaları var. Gitarın gövde ve sap kesimlerini yapıp, dinlenmeye bırakıyorsunuz. Bu yaklaşık bir ay sürüyor. Sonra gövde ve sap kısmına şekil vermeye başlıyorsunuz. Gövde ağacı ile kapak ağacını yapıştırıp, biraz daha bekletiyorsunuz. Sap ağacı ile perdenin üzerinde olduğu klavye ağacını yapıştırıp, bu iki ağacın birbirine alışması ve eşleşmesi için de zaman geçmesi gerekiyor. Sonrasında gövde ile sap bir araya getiriliyor. Manyetik havuzu, sap havuzu, köprü, elektroniklerin yerleşeceği alanlar belirleniyor. Bu aşamalar tamamlandıktan sonra da cilaya geçiliyor. Yüzlerce irili, ufaklı adım bulunduğu için, hiçbir adımı atlamamak gerekiyor. Gitar fiyatları ortalama 3 bin 500 TL’den başlıyor. Türkiye’de olmayan cins bir ağaç tercih edildiğinde ya da elektronik aksamda çok daha kaliteli bir tasarıma imza atılması istendiğinde ise fiyat yükseliyor.”