HAYATINIZIN KONTROLÜNÜ ELİNİZDE TUTUN KANSERDEN KORUNUN

Kanser çok yaygın hastalık… Ancak beslenme alışkanlıklarınızı değiştirerek; sigara ve alkolden uzaklaşarak kansere yakalanma riskini azaltmanız mümkün. Diyet ve kanser arasında kuvvetli bir ilişki olduğuna dikkat çeken uzmanlara göre kadınlarda görülen tümörlerin yüzde 50’si erkeklerde görülen tümörlerin ise yüzde 30’u beslenme ile bağlantılı. Özellikle kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde de kolon kanserinin yaygınlaştığı günümüzde kansere yakalansanız bile erken teşhisle hastalığı yaşamanızdan uzaklaştırmanız mümkün. Uzman doktorlar beslenme ile kanserden nasıl korunulabileceğini, meme ve kolon kanseriyle nasıl baş edilebileceğini şöyle anlatıyor…

Beslenmenizi değiştirin kanser riskini azaltın
Yağ oranı yüksek hayvansal proteinli gıda ile beslenmenin ve lifli gıda tüketimindeki azlığın kanseri tetiklediğine dikkat çeken Liv Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Duygu Derin, beslenme ve kanser ilişkisini şu sözlerle ifade ediyor: “Aşırı et, dolayısı ile hayvansal proteini çok tüketen ülkelerde meme, rahim, prostat, kalın barsak-rektum, pankreas ve böbrek kanserleri, hayvansal proteini az tüketen ülkelerden daha fazla görülür. Yağsız et, süt ve benzeri besinlerin tüketimi kanser riskini arttırmaz.”

İşlenmiş etten uzak durun
“Tütsülenmiş balık ve et, yüksek tuz içiren gıda (salamura), nitrit içeren işlenmiş et ve konserve tüketilen toplumlarda, mide kanseri sıklığı belirgin olarak yüksektir. Buna en iyi örnek Japonya’dır. Ayrıca günde bir kadeh alkollü içkinin ağız, boğaz ve gırtlak kanseri riskini yüzde 168, yemek borusu kanseri riskini yüzde 28, meme kanseri riskini yüzde 10 ve kalın barsak-rektum kanseri riskini yüzde 9 artırabilir.”

Sigara yüzde 25 kanser sebebi
“Sigara ve tütün kullanımından sonra, erkeklerde en fazla kansere yol açan neden, yeterince sebze ve meyve yememeleri; kadınlardaysa şişmanlıktır. Özellikle meme, kalın barsak-rektum endometrıyum ve yemek borusu kanseri obez bireylerde normal ağırlıktakilere göre daha fazla görülmektedir.”

Akdeniz diyeti kurtarır
“Araştırmalarda haftada 5 kez, günde en az 30 dakikalık fiziksel faaliyetin, kalın barsak, meme ve rahim kanseri riskini; meyve sebze tüketiminin artırılmasının ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, akciğer ve mide kanseri riskini azalttığı vurgulanmakta ve Akdeniz tarzı diyet önerilmektedir.”

Hangi besinler tüketilmeli?
Liv Hospital Diyet ve Beslenme Uzmanı Müge Özturna şu besinleri öneriyor:
– Meyve ve sebzeler antioksidanttır ve hücreleri hasardan korur.
– Kabuğu ile yenilebilir meyveleri, kuru baklagilleri, sebzeleri ve tam tahıl ürünlerini tercih edin.
– Alkol tüketimi, karaciğer kanseri riskini arttırır.

Kolon kanseri tedavisinde yüzde 95 başarı
Özellikle 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülen kolon kanserinin tanısı ve tedavisi hakkında bilgi veren Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu erken teşhis hakkında uyarıda bulunuyor: “Belli yaşlarda yapılan kolonoskopik incelemeler ile polipler tespit edilebiliyor ve saplı olanlar kesilerek kansere dönüşme ihtimali ortadan kaldırılıyor. Son zamanlarda geliştirilen tedavi yöntemleri ile yatay polipler cerrahi operasyona gerek kalmaksızın endoskopik olarak çıkartılabiliyor ve kansere dönüşümü engelleniyor. Bu yöntemlerle derine inmemiş, erken evre yüzeysel kolon kanserleri de çıkartılabiliyor ve hasta büyük cerrahi operasyonlara maruz kalmadan tedavi edilebiliyor.”

Kapalı ameliyatlar yaygınlaştı
“Laparoskopik ya da başka bir deyişle kapalı ameliyat tekniğinde 0,5-1 cm boyutunda port adı verilen birkaç kesi ile ameliyatlar tamamlanabiliyor. Karnın içerisini görmeye yarayan kameradan gelen görüntüler video monitörlerince ameliyathaneye aktarılarak ameliyatın küçük kesilerle yapılması sağlanıyor. Açık cerrahiye kıyasla daha az ağrılı ve daha hızlı iyileşme sağlanan bu yöntemde hastanede kalma süresi de kısalıyor.”

Tanı nasıl konulur, hangi tetkikler yapılır?
Öncelikle hastanın doktora başvurması ve fizik muayene yaptırması gerekir. Daha sonra sırasıyla aşağıdaki testler yapılmalıdır:
– Dışkıda gizli kan incelenmesi.
– Radyolojik tetkikler (çift kontrastlı kolon grafisi, bilgisayarlı tomografi vb.).
– Laboratuvar tetkikleri (tam kan sayımı, biyokimyasal tetkikler). Bunların arasında CEA (karsinoembriyonik antijen) tetkiki, kolon kanserlerinde kanda yükselebilen ve tanıya yardımcı olan testlerden birisidir.
– Kesin tanı için endoskopik tetkikler (rektoskopi, sigmoidoskopi, kolonoskopi) ve biyopsi (görülen lezyondan parça alınması ve patolog tarafından incelenmesi).

Fazla kilo meme kanseri sebebi
Klinik meme muayenelerinde başlangıç yaşının 30 olması gerektiğine dikkat çeken Liv Hospital Meme Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Levhi Akın, yüksek risk altında olanların ise muayeneye 20 yaşında başlaması gerektiğini söylüyor. Akın şunlara dikkat çekiyor: “Mamografi için ise taramaların 40 yaşından başlayarak, her yıl yapılması gerekiyor. Hastanın meme veya yumurtalık kanseri açısından güçlü bir aile öyküsü veya geçmişte memeye uygulanan ışın tedavisi gibi yüksek risk faktörleri varsa, yıllık mamografiler 30 yaş civarında başlamalı.”

Risk varsa koruyucu tedavi şart
“Meme kanseri riskini belirlemek için genetik testin de içinde bulunduğu bazı sorgulama ve taramalar ile meme kanserine dönük risk değerlendirmesi yapılabilir. Meme kanseri riski yüksek olarak değerlendirilen kadınlara meme koruyucu cerrahi veya ilaçla önleme gibi koruyucu yöntemler ya da yakın takip önerilebilir. Doğru sonuçlar veren ve kişiselleştirilmiş risk değerlendirme yöntemleri uygulanarak önleme stratejileri için uygun kadınlar tespit edilebilir.”

Risk faktörlerini ortadan kaldırın
– Kendi kendine düzenli meme muayenesi, yıllık klinik meme muayenesi, yıllık mamografi ve gerekirse ultrasonografi taramaları şart!
– Fazla kilolarınızdan kurtulun.
– Uygun ve sağlıklı bir diyeti benimseyin.
– Düzenli egzersiz yapın.
– Alkol tüketmeyin.
– Tütünü hayatınızdan kesinlikle çıkarın.
– Stresten uzak durun.
– Menopoz sonrası hormon kullanmayın ve doğum kontrol hapı yerine başka korunma yöntemlerini tercih edin.