HAYVANLARIN CANI ACIMASIN DİYE 40 YILDIR SEMER YAPIYOR

Bir zamanların tek binek ve taşıma aracı olan hayvanlar, yük taşırken canları acımasın diye sırtlarına semer konulurdu. Ağaç iskelet üzerine, içi kamışla doldurulan deri ve keçenin dikilmesiyle yapılan semer, çok özen isteyen bir iş aslında. Zira dengesiz yapılan her semer hayvanın sırtının yaralanmasına sebep olabiliyor. Bugünlerde ise semerlere artık eskisi kadar ihtiyaç bulunmuyor. Ulaşım araçlarının modernleşmesiyle kaybolup giden semer ustalarını bulmak artık iyice güçleşti. Yaşayan semerci ustalarından Ali Atıcı’yı Beypazarı’nda bulabildik.

Semer ustası Ali Atıcı, 40 yılı aşkın zamandır bu mesleği yapıyor. Semercilik babadan kalmış ona. Kardeşleri arasından sadece o sürdürmüş bu zanaatı. Normalde bir kalfa bu işi tam manasıyla 2 yılda öğrenebilirken, azmi ve babasının çabası sayesinde bir semeri 6 ayda baştan sona yapar hale gelmiş. Ali Atıcı semerciliğin altın yıllarını öyle anlatıyor: “Beypazarı’nın o zamanlar da böyle hareketli olan çarşısında en az 11 semerci ve bir o kadar da kalaycı vardı. Tüm sokak kalaycıların ve bizim ‘tak tak’ seslerimizle çınlardı. Her dükkânda ortalama üç çalışan olsa da yine de siparişlere yetişilmiyordu. Çünkü her evin bir ya da birkaç tane binek hayvanı bulunuyordu. Babam, ben ve de kalfamız bir yılda ortalama 600 semer ve sayısız tamirat yapardık. Şimdi tüm semerciler kapandı. Babamı da kaybettim ama yine de ata yadigârı bu mesleği bırakmak istemedim. Koskoca Beypazarı’nda benden başka semerci kalmadı.”

Yılda 50 semer ancak yapıyor

Ali Atıcı’nın tek kalmak dışında başka sıkıntıları da var semercilik mesleği adına. Her şeyden öte sipariş azlığı en önemli problem onun için. Yılda ancak 50 semer yapıyor. Onlar da köydeki sürüleri otlatan çobanların eşekleri için gerekli oluyor. Bu siparişleri köyün önde gelenleri veriyor genelde. Ali Atıcı çobanlar hakkında, “Parası onlardan çıkmadığından biraz hor kullanıyorlar semerleri de bu sayede bize de tekrar iş çıkıyor.” diyor gülerek.

Hediyelik amaçlı minyatür semerler yapıyor
Ali Atıcı’nın sorunlarından biri de malzeme temini… Semer yapımında kullanılan gürgen; Bolu yöresinde yetişen ve kışın karların üzerine birikmesi sonucu eğri büyüyen bir ağaç… Şimdilerde yasak olduğu için kesilmeyen bu ağaçları bugün kullanmak imkânsız… O yüzden kullanmadığı eski semerini atacak olanlardan kaç para olursa olsun satın alıyor ya da demirden bir profil yaptırıp onu kullanıyor ağaç yerine. Bir de hayvanları terletmeyen ve çok sağlam olan teliz torbalarından bulmakta zorlanıyor.

Minyatür semerler yapıyor
Kırk yıldır sürekli çalıştığından elleri nasırdan kurtulmayan Atıcı, şimdilerde hediyelik amaçlı minyatür semerler yapıyor. Aslında diğer semer gibi bunun yapımı da bir gününü alsa da yarı fiyata sattığı bu minyatür semerleri, mesleğini yaşatmak adına üretmeye devam ediyor.

Ali Atıcı’nın zanaatına hürmeti çok büyük… Her sabah 06.30’da ‘Bismillah’ diyerek dükkânını açıyor. Ardından ilk iş olarak dükkânın önünü süpürüyor. Çünkü babası dükkânın önünü süpürmeden işe başlarsa bereketinin olmayacağını öğretmiş ona. Tabi babasına da diğer ustaları… Bir de semercinin hiç aksatmadan yaptığı başka bir şey var ki çok anlamlı: Atıcı bunu şöyle anlatıyor: “Benim babam her sabah semer yapmak için tezgâhının başına geçtiğinde ilk iş olarak besmele çeker ve bu mesleği yapan tüm usta ve kendi pirinin ruhuna Fatiha okurdu. Bana da öyle öğretti ve ben de babam gibi her sabah bunu yapmadan işime başlamıyorum.”

Baba yadigârı dükkânı yandı
Semerci Ali Atıcı’nın yakın zamanda baba yadigârı hatıralarla dolu dükkânı yanmış. Ama usta yine de yılmamış. Atıcı, “Salı günü dükkân yandı, perşembe ben yine pazarlarda işimin başındaydım.” diyor. Aslında tüm sıkıntılara rağmen tükenmek üzere olan bu gibi mesleklere dair devletin yetersiz de olsa bazı sevindirici uygulamaları da yok değil. Ali Atıcı, kaybolmaya yüz tutan zanaatkârların artık vergiden muaf tutulduğunu ve bir takım teşvikler aldığını söylüyor. Ama tabi bu yetmiyor. Ona göre asıl yapılması gereken bu ustaların yanına devletin maaş ve sigortasını ödeyeceği çıraklar alınıp meslekleri unutturmayacak yeni ustaların yetişmesi.

TURİSTLERİN YOLU SEMERCİDEN GEÇİYOR
Beypazarı’nı turistik amaçlı ziyaret edenler, Semerci Ali Atıcı’yı ziyaret etmeden gitmiyor. Program çekimi ve haber yapmak amaçlı gelenlerin yolu da mutlaka Ali Atıcı’dan geçiyor.

İÇ ANADOLU’DAN SİPARİŞ ALIYOR
Ali Atıcı’nın en çok semer yapıp sattığı yöre Ayaş tarafı. Ankara’nın diğer ilçe ve köylerinin yanında Bolu ve Eskişehir’in de köylerine giderek semer siparişleri alıyor.