Hem Geleneksel Hem De Modern

Hem Geleneksel Hem De Modern

Aslen endüstri mühendisi olan Bahar Alan, çelik sektöründe hizmet veren aile şirketleri Körfez Döküm’de çalışmaya devam ederken içindeki girişimci ruha ve doğaya dönüş isteğine kulak vererek 2017’de Nova Vera markası ile Ayvalık’ta zeytinyağı üretimine başladı.

‘Erken Hasat’ ve ‘Ege Sızma’ markalarıyla Ocak 2017’den bu yana katıldığı global yarışmalardan 24 madalya ile geri dönen Nova Vera zeytinyağı markası, Amerikalı ve Japon zeytinyağı meraklılarının yakın markajında… 10 yıl içerisinde özellikle Amerika’da çok daha tanınmış bir marka olmayı hedeflediklerini söyleyen Alan ile girişim hikâyesi hakkında konuştuk.

Amerika’da zeytinyağı tadım eğitimi aldı

Bahar Alan’ın Ekim 2017’de, İzmir Çanakkale Yolu üzerindeki Küçükköy mevkiinde 7.5 milyon TL yatırımla hayata geçirdiği zeytinyağı fabrikası, global hedeflerle büyüyor. Zamansızlığı, modernliği, gelenekselliği, teknolojiyi, kaliteyi ve lezzeti aynı potada eritme vizyonuna yatırım yaparak ilerleyen Nova Vera, son olarak dünyanın en iyi 500 zeytinyağı markasının listelendiği 2019 Flos Olei Kataloğu’na Türkiye’den giren 5 marka arasında yer aldı.

İş hayatında daima en iyiyi yapmaya odaklanan Alan, 2017’de ABD Kaliforniya’ya gitti ve Olive Oil Times Education Lab ile International Culinary Institute iş birliğinde düzenlenen özel program kapsamında zeytinyağı tadım eğitimi aldı. İdealistliği ve sonuç odaklılığıyla hem profesyonel hayatında hem de girişimcilik yaşamında farklı başarılara imza atan Alan, yaptığı her işten keyif almayı önemsiyor. Zorunluluğa dönüşen görevlerden mümkün olduğunca uzak durmaya özen gösteren Alan, 17 yıllık iş hayatında edindiği tüm tecrübelerin, girişimcilik hikâyesine farklı bir yön verdiğini düşünüyor. Ayvalık ve Manisa’daki 600 dönümlük zeytin bahçelerinde organik üretim esaslarına uygun olarak üretim yapılıyor. Ürünlerde sadece erken hasat ve soğuk sıkım teknikleri kullanılıyor. Sağlık bileşenleri en yüksek ve en kaliteli zeytinyağını üretme hedefiyle çalışılıyor.

Erken hasat ile gelen başarı

Üretim ve tasarım açısından tüketiciye yakın olacak bir marka kurgulamak amacıyla yola çıktıklarını vurgulayan Bahar Alan, “Hem dünden hem de bugünden izler taşıyan, zamansız bir marka tasarladık. Gelenekselliği doğru teknolojilerle bütünleştirerek ilerliyoruz. Taş baskı, zeytine gerekli hijyeni sağlayamıyor. Bu da ister istemez kusur oluşturuyor. Hava ile baskı, yağı okside ederek doğru aromayı kaybettiriyor. Bu nedenle taş baskı yapmıyoruz. Modern üretim tekniklerine odaklanıyoruz. Oleochantal diye bir madde var. Bu maddenin göğüs kanserini gerilettiği ifade ediliyor. Oleorupein ise zeytin ağacının bin yıl yaşamasını sağlayan madde… Yaşlanmayı geciktirici etkisi var. Biz, bu maddeleri mümkün olduğu kadar zeytinyağına geçirmeye yönelik bir üretim stratejisi geliştiriyoruz. Topladığımız zeytinleri en sağlıklı nasıl işleyebileceğimize odaklandık. Sürecin nasıl ilerlemesi gerektiğini biliyordum. Toplanan zeytinlerin beklememesi, sırıkla değil; makinelerle toplanması gerekiyordu. Zeytin toplama sürecini koordine ettiğimizi düşünürken ilk gün sırıklarla zeytin topladıklarını gördük ve süreci durdurduk. İlk zeytin hasadında 4 farklı ekiple çalıştık. İkinci hasatta yani 2017’de ‘erken hasat’ yapalım dedik. Erken hasat yaptığımız dönemde kimse sıkım yapmıyor. Sıkım zamanı, dönemsel olarak kiralanan tesisin tüm makinelerinin temizliğini kendimiz yaptık. Süreci A’dan Z’ye kontrol ettik. 2018’de dünya genelinde katıldığımız yarışmalardan 24 madalyayı da bu vizyonumuzla aldık.” diyor.

Yeni pazarlara açılacak

Zeytin ve zeytinyağı ile birlikte 2019’da sağlıklı atıştırmalık, özel sirke, nar ekşisi, reçel gibi ürünleri de tüketicilerin beğenisine sunacaklarını söyleyen Bahar Alan, yeni projeleri hakkında şu yorumda bulunuyor: “New York’ta aldığımız altın madalyanın ardından dünyanın en iyi zeytinyağlarının satışını yapan www.bestoliveoils.com üzerinden Amerika’da satış imkânı elde ettik. Japonya’ya da satışlarımız bulunuyor. Çin, Kanada, Batı Avrupa gibi önemli pazarlardan gelen talepler değerlendiriliyor. Dubai, Amerika, Japonya ve Almanya’dan gelen distribütörlük tekliflerini de gözden geçiriyoruz. Üretimin %40’ını yurt içine, %60’ını yurt dışına yönlendireceğiz. 10 yıl içerisinde satış yaptığımız pazarlarda özellikle Amerika’da çok daha tanınmış bir marka olmayı hedefliyoruz.”

Alan’a zeytinyağı üretiminde ve satın alma esnasında en sık yapılan hataları sorduk ve şu yanıtı aldık: “En çok yapılan yanlış, zeytinyağının plastik şişede satılması. Açık renk şişede ve sıcakta bekletilen zeytinyağları asla alınmamalı. Markası ve etiketi olan ürünler tercih edilmeli. Bu ürünler Tarım ve Orman Bakanlığı’nca onaylı ürünler olmalı. Zeytinyağının erken hasat ve soğuk sıkım yöntemiyle elde edilmiş olması gerekiyor. Zeytinyağını kokladığınızda mutlaka meyvemsi bir koku almanız ve kötü koku almamanız gerekiyor. Acılık ve yakıcılık istenmeyen değil, istenen özelliklerdir. İyi bir zeytinyağının, dilinizin yanlarında acılık ve boğazınızda yakıcılık hissi oluşturması gerekir. Bu yakıcılığın asitle bir ilgisi yoktur, içinde yüksek miktarda antioksidan olduğunu gösterir.”